Tomatis Metodu ile işitme terapisi

Kulağın duyma kalitesinin azalması, yorgunluktan depresyona; öğrenme zorluğundan iletişim bozukluğuna, dikkat eksikliğinden kulak çınlaması ve birçok psikolojik soruna neden oluyor. Tomatis metodu, insanın algılama potansiyelini ve iletişim yeteneğini en iyi şekilde kullanmasını sağlayan bir teknik. Boşuna önce dinlemeyi öğren denilmiyormuş!

İsra Güneş & Serpil Çavuşoğlu tomatis metodu

Referans üzerine gittiğim bir merkezde Tomatis metodu ile tanıştım. Tomatis Terapisti Fonolog ve Pedagog İsra Güneş ile yaptığım röportajı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu teknik ile neler yapılıyormuş her birlikte öğrenelim. Ne, neden, niçin? Hepsi bizler için…

Tomatis metodu, algılama potansiyelimizi ve iletişim yeteneğimizi en optimal şekilde kullanmamızı sağlayan bir tekniktir. Tekniğin amacı; kulağın daha iyi duymasından çok, dinlemeyi öğrenmesi ve daha iyi ses analizi yapabilmesini sağlamaktır.

Röportaj: İsra Güneş

Tomatis metodu nedir? Hangi amaç için kullanılır?

Tomatis metodu, algılama potansiyelimizi ve iletişim yeteneğimizi en optimal şekilde kullanmamızı sağlayan bir tekniktir. Bu teknik audio – psiko -Fonoloji olarak da adlandırılmaktadır. Tomatis metodu kaliteli duymayı sağlayabilmenin en etkili, hızlı ve kolay yollarından biridir.

Tekniğin amacı; kulağın daha iyi duymasından çok, dinlemeyi öğrenmesi ve daha iyi ses analizi yapabilmesini sağlamaktır. Tomatis Metodu kesin bir fonsiyon bozukluğu durumunda işitmeyi arttıramasa da, ne kadar zayıf olursa olsun kişinin işitme potansiyelini en iyi şekilde kullanmasını sağlayabilmektedir.

Tomatis Metodu lisan ve iletişim alanında kullanılmakta olan aktif bir araçtır. Bu teknikten faydalanan kişiler kendi özgüvenlerini sağlamakta ve iletişim sorunlarının üstesinden gelerek tercihlerini kendileri sağlıklı olarak yapabilmektedirler.

Tomatis Metodu adını nereden almıştır? 

Prof. Alfred TomatisBu metodun mucidi Prof.Dr. Alfred Tomatis‘ten almıştır. (1 Ocak 1920- 25 Aralık 2001)

Antropolog, terapist ve klinik psikolog olan Tomatis Fransa’da doğmuş, Paris’te tıp fakültesini bitirmiş, kulak burun boğaz ve fonoloji alanlarında uzmanlaşmıştır.

Bu metodun çıkış sebebini ve gelişimini anlatabilir misiniz?

Prof. Dr. Alfred Tomatis, çalışmalarına II. Dünya Savaşı’ndan sonra, seslerini kaybeden opera sanatçılarının ve işitme zorluğu çeken pilotları inceleyerek başlamış. Bu kişilerin bazı frekansları algılayamadığında iletişim bozuklukları, algılama zorluğu, dikkat eksikliği, stres ve enerji kaybı gibi sorunlar yaşadığını gözlemlemiştir.

Bu araştırmalar, sırasıyla Paris’teki Tıp ve Fen Akademilerinde 1957 ve 1960 yıllarında yapılan çalışmalar ile somutlaşmıştır. 1958’de Brüksel’de gerçekleştirilen Dünya Fuarında Elektronik Kulağın resmi tanıtımı ile Alfred Tomatis Bilimsel Araştırma dalında altın madalya ile ödüllendirilmiştir. On dört kitabı ve iki bin makalesi bulunmaktadır.

Kulak, ses duyma organı olmasının yanı sıra denge merkezi ve beynin en önemli enerji kaynağı. — Prof. Tomatis

Birçoğumuz “kulağım duysun yeter” deriz.  Oysa Tomatis metodu duymanın yanı sıra, duyduklarımızı dinleyip doğru algılamamızın hayatımızda birçok şeyi değiştirebileceğini söylüyor, doğru mudur?

Kesinlikle doğrudur. Eğer duyduklarımızın hepsini dinleyebilirsek daha iyi iletişim kurabiliriz dolayısıyla farkındalığımız artar. Bunun sonucunda; hatırlama, konsantrasyon ve öğrenme potansiyelimiz artmış olur.

Dr. Tomatis, kulağın sadece ses duyma organı olmasının yanı sıra, denge merkezi ve beynin en önemli enerji kaynağı olduğunu söylemektedir. Kulağımızın duyma kalitesi azaldığında yorgunluktan depresyona, öğrenme zorluğundan iletişim bozukluğuna, dikkat eksikliği sendromundan kulak çınlamasına kadar birçok soruna neden olmaktadır.

Benim aklıma direkt olarak öğrenciler geliyor. Tanıdığım tüm öğrencilerin en büyük sorunu; hatırlayamama ve konsantrasyon bozukluğudur. Hayatları sınav stresi ile geçen çocuklarımız için iyi bir yöntemin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Tomatis MetoduÖzellikle okul döneminde ve öğrenme sorunları olan çocuklarda hayli etkili bir yöntemdir.

Tomatis metodu, sağ ve sol kulağın dengeli çalışmasını ve iyi ses analizi yapabilmesini sağlıyor. Yönteminin diğer bir amacı ise;  sağ kulağın daha baskın olması hedeflenir. Sağ kulak sol beyine giden en kısa ve hızlı yoldur. Sol beyin analitiktir ve mantıkla yönetilir.

Sol kulak sağ beyine giden yolsa, daha duygusal, yaratıcı, sosyalliği çok yüksek, empati kuran kişileri temsil eder.

Sağ kulak duyduğunu sol beyindeki işitme merkezine gönderir. Böylece algılamamız işitmeyle aynı anda gerçekleşir. Hızlı ve doğru bir iletişim olmasını sağlar.

Öğrenci iyi duyduğu ve duyduğunu doğru analiz edebildiği sürece derslerini dinlemekten zevk alır, kendine olan güveni yerine gelir dolayısıyla başarısı yükselir.

Hemen hemen tanıdığım herkeste bu tür sorunları görmek çok mümkün diye düşünüyorum. Peki, genel anlamda bakarsak Tomatis Metodu uygulama alanlarını nelerdir?

Bebeklerde ve çocuklarda Tomatis MetoduHiç bir ayrım gözetmeden herkesin kullanabileceği ve fayda sağlayacağı bir yöntem olan metodun kullanım alanı çok geniştir. Maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:

Çocuklar için kullanım alanları

  • Anksiyete (kaygı, korku, gerilim, sıkıntı hali)
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHAB)
  • Konuşma ve ifade yeteneklerinin güçlendirilmesi
  • Davranış ve iletişim bozuklukları
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Öğrenme güçlüğü
  • Disleksi (öğrenme bozukluğu)
  • Güven eksikliği
  • Yaygın gelişim bozukluğu
  • Kekemelik
  • Bedensel engelli (Down, spastik )
  • Otizm
  • Yemek yeme bozuklukları

Yetişkinler için kullanım alanları

  • Stres
  • Korku
  • Depresyon
  • Yorgunluk, enerjisizlik
  • Uyku problemleri
  • Yemek yeme problemleri
  • Korkular
  • Hastalar ve yakınları için rahatlama, gevşeme
  • Psikosomatik hastalıklar (Migren, reflü, panik atak, v.s. )
  • Kulak çınlaması
  • Vertigo – Baş dönmesi
  • Konsantrasyon eksikliği
  • İletişim ve ifade zayıflığı
  • Kolay lisan öğrenmek
  • Yaratıcılık potansiyelini yükseltmek
  • İnme sonrası duyma kaybı
  • Vesvese hali

Anne adayları için kullanım alanları

  • Rahatlama
  • Stresten korunma
  • Korkularını azaltma
  • Bebekle daha iyi iletişime geçme
  • Uyku kalitesinde artış

Tomatis Metodu kullanan kişilerden size gelen geri bildirimler nelerdir?

Tomatis danışmanları olarak ailelerin bizlere raporladıkları en görünen sonuçlar şöyledir:

  • Çocukların konuşma ve şarkı söyleme kalitelerinde; iletişim, konsantrasyon, okuma becerisi, sözlü ve yazılı ifade yeteneklerinde ilerlemeler görülmektedir.
  • Motor becerilerinde; sürat, imlalama ve ritim duygusun da ilerlememeler görülmektedir.
  • Kendi kendine yetebilme ve genel davranışlarda ise; (sakin, açık vs.) anlama ve kavrama yeteneklerinde ilerleme görülmektedir.

Tomatis Metodu’nun sonuçları iki bölümde ele alınmalıdır. Birincisi danışan kişi de gözle görünen değişim, diğeri ise danışanın kendi için de yani duygusal dünyasında hissettiği değişimdir. İlk değişim dinleme kürlerinden sonra bir kaç hafta içinde görülebilmektedir. Bu da Tomatis Metodu’nun dinamik bir yöntem olduğunu ve kişilerin rahatça faydalanabileceğini gösteriyor.

Tomatis dinleme testi

Şimdi en önemli kısma geldik! Tomatis Yöntemi nasıl çalışıyor? Bu yöntemden faydalanmak isteyenler için anlatabilir misiniz? 

Bu programa katılan danışanların özel Tomatis dinleme testi yapılır. Yaklaşık on dakika süren bu testte sadece bir kulaklık takmanız yeterli.

Bu test;  kişinin 125 Hz ile 8000 Hz arasında duyduğu ya da duyamadığı frekansları, dinleme potansiyelini, olası işlev bozukluklarını, hangi kulağını daha dominant kullandığını, aynı zamanda beynin hangi tarafının daha baskın olduğunu tanımlamak için bize yardımcı olur.

Testten hemen sonra yapılan görüşme neticesinde, kişinin ihtiyaçlarına göre özel bir program hazırlanır.

Kişiye özel hazırlanan bu program, dinleme seanslarını içerir. Dinleme seanslarına katılacak danışanlarımız, kendilerini rahat hissedebilecekleri bir dinlenme koltuğunda uzanıp, kulaklık yoluyla filtrelendirilmiş olan Mozart’ın muhteşem eserlerini dinliyorlar.

O andan itibaren bu muhteşem müziğin içine yerleştirilmiş ve sizin duyamayacağınız ses dalgaları, hayatınız için olumlu yönde çalışmaya başlıyor. Dinleme seanslarında insan sesindeki frekansların tamamı mevcuttur. Dinletilen melodiler tekrarlanır, tekrarlanan müzik kişiye güven duygusu verir ve rahatlatır. Böylece sağlıklı bir çalışma yürütülür.

Bahsettiğimiz dinleme seansları ne kadar süre devam ediyor?

Kişiye özel hazırlanan dinleme seansları, on ya da on iki gün ikişer saat sürer. Dinleme seansları en az bir, en fazla on defa tekrarlanır.

Daha sonra üç ya da altı hafta ara verilir. Verilen aradan sonra eğer gerekliyse sekiz ya da on günlük bir dinleme seansı uygulanır.

Dinletilen müziğin filtrelendirilmiş müzik olduğunu söylediniz. Bunun sebebi nedir?

Alfred Tomatis’e göre, kulağın erken gelişiminin nedeni; sinir sisteminin gelişimine enerji sağlamada oynadığı roldür.

İşte bu ilksel yetkinlikten faydalanmak içindir ki Alfred Tomatis filtrelenmiş ses kullanmaya karar vermiş ve kulağın sesleri ayrıştırma görevini hafifletmenin yöntemini bulmuştur. 4000 hertz civarındaki filtreleme işlemi, beynin kendisini belli bölgelerinin akustik analizine yönlendirmesini sağlamaktadır.

Peki, uzanmak ya da oturmak istemeyen çocuklar için bu sistemi kullanmak mümkün mü? Kendi oğlumdan çok iyi bildiğim için şunu söyleyebilirim ki, çocuğun gelişimine fayda sağlamak için yapıldığı söylenen birçok yöntemin uygulama mekân ve şartları iticidir. Şartların çocuğa göre değil, çocuğun şartlara göre uyum sağlaması istenir. Peki, bu anlamda Tomatis yöntemini kullanırken çocuklar için gerekli şartları sağlıyor musunuz?

Haklısınız, genelde bu tür çalışmalar çocuklar için ciddi sıkıntı yaratır. Çocuk her herhangi bir sebepten dolayı bu sistemi oturarak ya da uzanarak kullanamayabilir.

Çeşitli oyuncaklar ile donatılan oyun odamıza kurduğumuz özel sistem ile bizler bu sorunu ortadan kaldırıyoruz. Uzman-çocuk ya da çocuğun isteği üzerine çocuk-ebeveyn birlikteliği ile oyunlar oynarken, kulaklık yardımı ile dinlediği müzik eşliğinde, yani şartların onlara göre hazırlandığı bir ortam da mutlu bir şekilde bu yöntemden fayda sağlayabiliyorlar.

Ebeveynlerin faktörünün önemini hepimiz biliyoruz. Eğer bu yöntem bir çocuk için kullanılıyorsa, o çocuğu yetiştiren ebeveynin de bu yönteme dâhil olması gerekiyor mu?

Dinleme seanslarından sonra çocuğun davranışlarında değişiklik olacaktır. Çocuğun bu aşamalardan ebeveyni ile birlikte adım adım geçmesi, bu davranış değişikliklerinin etkisini arttırmaktadır.

Bu değişikliklerin ebeveyn tarafından anlaşılmasının yanı sıra, ebeveyn tarafından bu deneyimin yaşanması gerekmektedir. Bu şekilde çocuk daha huzurlu olarak dinleme kürüne devam etmekte ve değişiklikleri kabul etmektedir. Bu sebeplerden dolayı dinleme seanslarına ebeveynin de katılması gerekmektedir.

Tomatis Yöntemi’nin uzmanı olarak, verdiğiniz tüm açıklayıcı bilgiler için çok teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Burada olduğunuz için size ve İndigo Dergisi’ne teşekkür ederim. Son olarak şöyle bir açıklama yapmak isterim:

Tomatis yönteminin kullanıldığı her alanda ciddi faydalar sağladığı şüphe götürmez bir gerçektir. Henüz anne karnındaki bebekler üzerinde yapılan uygulamalardan, ağır engelli bireyler üzerinde yapılan uygulamalara kadar faydaları görülmektedir. Yurt dışında komada olan hastalar üzerinde ki uygulamalarda bile zihinsel faaliyetlerde rahatlamalar görülmüştür. Tomatis yöntemi bir tedavi şekli olarak değil, yardımcı bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

İsra Güneş & Serpil Çavuşoğlu
Serpil Çavuşoğlu, Tomatis metodu’nu İndigo Dergisi için denedi.

Evet, sevgili dostlar röportajımızı burada bitirdik. Sizler için Tomatis metodu testini kendi üzerimde denedim. Taktığım kulaklıktan sağ ve sol kulağıma değişik frekanslarda sesler verildi. Kimini duydum, kimini duymadım. İsra Hanımın, duyduğum ve duymadığım sesler için yaptığı bilimsel açıklamalar beni çok şaşırttı. Neden bu kadar çok şaşırdığımı anlatabilmek için, özellikle bir tanesini örnek vermek isterim. Uzmanımızla aramda geçen diyalog şöyle:

İsra Güneş: Yedi yaşında çok kötü bir olay yaşamışsınız. Size o döneme ait verdiğim seslerin hiç birini duymadınız. O dönemde çok sarsılmış ve kendinizi kapatmışsınız. Kapattığınız bu dönem geleceğinizdeki gelişimi etkilemiş.

Yaptığı bu yorumdan dolayı şaşkın ve tedirginim! “Allah Allah, bu test ile bunu nasıl bilebilir ki?” diye hayretle bakınıyorum. İsra Hanım şaşkınlığım karşısında güldü ve dedi ki:

İsra Güneş: Bu bilimsel bir çalışmadır. Biliyorum çok şaşırdınız ama bu test, hayatınızın hangi döneminde tıkanıklıklar yaşadığınızı ve nelerin açılması gerektiğini bize gösterir. Dolayısıyla bizde bunun üzerine Tomatis dinleme seansları ile size yardımcı oluruz.

Serpil Çavuşoğlu: İsra Hanım, çok şaşırdım. Çünkü yedi yaş benim için bir milattır. Yedi yaşında babamı kaybettim, evsiz kaldık ve tüm hayatım değişti.


Sevgili Birol Öğretmenimden referans alarak, kendi oğlumun sorunlarına çare aramak için gittiğim İsra Güneş, Tomatis metodu kullanarak kurduğu sebep ve sonuç ilişkileri ile beni çok şaşırtmıştı. Daha sonra on dakika boyunca deneyimlediğim dinleme seansına geçtiğimiz de, bu yöntemi cidden denemeye değer buldum. Bütçenizi biraz zorlayabilir ama eğer imkân varsa denemeye değer bir yöntem.

Benim gibi çare peşinde durmadan koşturan ve sorgulayan ebeveynlerin ve herkesin fayda sağlaması dileğiyle, sevgiyle kalın.



Önceki yazıPolyannacılık nedir? Polyannacı kişilerin 7 ortak özelliği
Sonraki yazıVaroluş Kadın ile Başladı Onunla Sürecek
1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...