İki hayalet First Lady: Eva Braun ve Fikriye Hanım

“Kadınların gerçek erkekleri sevdikleri doğrudur. İçgüdüleri, bir kahramanın himayesi altına girmeye iter onları.” – Adolf Hitler

İki hayalet First Lady: Eva Braun ve Fikriye Hanım

İnsanlar kar taneleri değildir, birbirlerine benzerler. Her hayat hikayesi bir diğerini andırır. Fakat tarihe iz bırakan iki kadın vardır ki, onların hikayeleri adeta birbirinin kopyasıdır.  Eva Braun ve Fikriye… Birisi, II. Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanya’sında yaşadı; diğeri 1920’lerin yeni filizlenen Türkiye Cumhuriyeti’nde. Birisi Avrupa’yı canından bezdiren, antisemitist Adolf Hitler’e aşık oldu; diğeri yine Avrupa’yı canından bezdiren, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal’e. Bu kadınların hayat hikayelerini okuyun. Bir kar tanesinin bile bizden daha eşsiz olduğunu göreceksiniz.

adolf hitler ve eva
Eva Braun, Hitler ile birlikte

1912 yılında doğan Eva Braun, henüz 17 yaşındayken tanıştığı Hitler’e gönlünü kaptırmıştı. Yanından bir an bile ayrılmak istemiyordu. Führer de son derece saf ve hatta aptal bulduğu bu kızı himayesine almıştı. Maaşa bağlayıp metresi yapmıştı daha doğrusu. Hayalet gibi yaşıyordu Eva, kendine ait politik görüşleri yoktu, sokağa çıktığında Hitler’den bahsetmesi yasaktı. Sokağa da çıkmıyordu zaten. Varlığından haberdar olan çok az Alman vardı. Eva, potansiyel bir skandal olduğunun farkındaydı. Führer’in her sözüne itaat ediyor ve onu cinsel açıdan tatmin ediyordu. Konuyla ilgili olarak, bakanlardan Albert Speen, şöyle konuşmuştu: ‘Hitler, Eva’yı bir bebek gibi saklardı. Kabine bakanları ziyarete geldiklerinde, Führer kadının odadan çıkmamasını emrederdi. Ona göre Eva, Alman toplumu tarafından kabul edilemez biriydi.’

Fikriye, Atatürk'le birlikte
Fikriye, Atatürk’le birlikte

1887’de doğan Fikriye Hanım‘ın yaşamı çok farklı sayılmazdı.

Mustafa Kemal’e gönülden bağlıydı, yanından hiç ayrılmıyor, ona ud çalıp şarkılar söylüyordu. Duygularına karşılık da buluyordu; hatta ikili arasında imam nikahı bile kıyılmıştı. Fakat nikah Türk halkına duyurulmadığı için, o da tıpkı Eva gibi hayalet first lady olmuştu. Fikriye Hanım kitabının yazarı Fatih Bayhan bunu şöyle açıklıyordu: ‘Savaş hâli vardı. Böyle bir izdivacın duyulması doğru olmazdı. Ayrıca Atatürk’ün annesi, Fikriye ile oğlunun bir araya gelmesine dahi tahammül edemiyordu.’

Eva Braun, Hitler’le evlenmek istiyordu. Metres muamelesi görmekten ve ömrünü kaçamak yaşamaktan sıkılmıştı artık. Kadınlık gururunu çiğneyip defalarca Führer’e evlenme teklifi etti. Hepsinde de reddedildi. Hitler, ilerleyen süreçte bu reddin nedenini şöyle açıklayacaktı: ‘Eva hoş kadındır, ama bende gerçek ihtirası uyandıran Geli olmuştur. Eva ile evlenmeyi aklıma bile getiremem. Yaşam boyu bağlanacağım insan sadece Geli olabilirdi.’ Söz konusu Geli, Führer’in üvey yeğeniydi; birkaç sene evvel Führer’le yaşadığı bir tartışma sonucu kalbine kurşun sıkarak intihar eden Geli.

Fikriye Hanım da tıpkı Eva gibi, aşkını resmi nikahla taçlandırmak istiyordu. Duygularını herkesten saklamaktan adeta usanmıştı. Fakat tedavi için gittiği Almanya‘da, Mustafa Kemal’in Latife Hanım ile evlendiğini öğrendi. Yıkıldı; apar topar Türkiye’ye dönüp Paşa’yı görmek istedi. Ne yazık ki görmesine asla izin verilmedi.

Yaşamlarının final sahneleri kıyaslandığında; Eva, Fikriye’den daha şanslıydı. Umudunu hiç yitirmeyen Eva Braun, İkinci Dünya Savaşı sırasında Hitler’i evlenmeye ikna etmişti. Berlin İngilizler tarafından kuşatıldığında, yani takvimler 29 Nisan 1945’i gösterdiğinde; müstakbel çift, sığınakta siyanür içerek el ele ölüme gitti. Son nefeslerini verdiklerinde, nikahlarının üzerinden yalnızca kırk saat geçmişti.

Fikriye Hanım ise Eva’nın aksine, hiçbir zaman resmi bir first lady olamadı.

Paşa’yı son bir kez olsun görmek için dayandığı köşkün kapısından kovulduğunda, silahını ateşledi ve oracıkta canına kıydı.

Hayatları tamamen paralel olan, iki hayalet first lady’ydi onlar.

Hitler’in Eva Braun’la olan ilişkisi, ancak ölümlerinden sonra aydınlatılabildi. Tıpkı Atatürk’ün Fikriye’yle kıydığı imam nikahının yıllar sonra ortaya çıkması gibi. Her ikisi de öteki kadın olmuştu. Mustafa Kemal, tercihini Latife’den yana kullanırken, Hitler’in kalbindeki isim daima Geli’ydi. Ve her ikisi de çözümü intiharda bulmuştu. Aralarındaki tek fark, Fikriye’nin intihar ederken yapayalnız oluşuydu. Eva ise sevdiği adamın kollarındaydı. Fikriye Hanım can verdiğinde 37, Eva Braun ise 33 yaşındaydı.

Son Bir Not

Michelle Obama'nın kadınlık dürtülerinin diplomasi tanımadığı an
Michelle Obama’nın kadınlık dürtülerinin diplomasi tanımadığı an

Geçenlerde Barack ve Michelle Obama arasında yaşanan kıskançlık kriziyle ilgili bir haber okumuştum. Nelson Mandela’nın cenaze töreni için Afrika’ya giden çift, tribünde yerlerini almıştı. Tesadüftür ki yanlarında Danimarka Başbakanı Helle Thörning oturuyordu. Obama, genç ve hoş bir kadın olan Thörning’e fazlaca ilgi göstermiş, hatta onunla birkaç selfie fotoğraf bile çekilmişti. Bunun üzerine yüzü asılan Michelle, kocasına sert bir şekilde yer değiştirmek istediğini söylemiş ve bu halleriyle dünya basınına trajikomik bir malzeme vermişti.

Bazı kadınlar eşlerini bütün ülkeyle, hatta bazen dünyayla paylaşmak zorundadır. Ve her küresel erkeğin arkasında ilgisiz bırakılmış bir kadın vardır. Yine de kadınlar, Hitler’in de belirttiği gibi, lider ruhlu, güçlü erkeklerden vazgeçemezler. Fotoğrafta görüldüğü gibi, bazen öyle bir an gelir ki, dişilik dürtüsü bastırıldığı delikten çıkar ve diplomasinin önüne geçiverir. Koskoca ABD First Lady’sinin bu çocuksu hareketi, yalnızca Eva ve Fikriye gibi kadınların yaşam öyküleri okunduğunda anlam kazanabilir.

Hitler’i sevmek: Her şey ülkesi ve milleti içindi