Ana Sayfa Yaşam Estetik ve Psikoloji: Yaşam Alanlarındaki Taze Çiçeklerin Zihnimize Etkisi

Estetik ve Psikoloji: Yaşam Alanlarındaki Taze Çiçeklerin Zihnimize Etkisi

Sabah uyandığımızda gözümüz önce dağınık masalara takılır. Ama o masanın bir köşesinde küçük bir vazo, içinde birkaç dal çiçek duruyorsa, sabah nedense daha az ağır başlar. Uzun süre bunu kendi romantizmime verdim. Sonra fark ettim ki mesele yalnızca benim ruh hâlim değil.

taze çiçeklerin

Çiçeklerin insan psikolojisine etkisi, düşünülenden daha çok araştırılmış bir konu. Rutgers Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, kendisine çiçek verilen kişilerin neredeyse istisnasız biçimde içten, sahici bir gülümsemeyle karşılık verdiği görülmüş. Zorlama bir nezaket değil, yüzün kaslarına kadar inen gerçek bir tepki. Aynı çalışma, çiçek alan insanların günler sonra bile kendilerini daha bağlı ve keyifli hissettiğini gösteriyor. Yani etki bir anlık değil, biraz kalıcı.

Bunun neden böyle olduğunu kesin olarak bilmiyoruz, ama makul bir tahmin var. İnsan, doğanın içinde evrildi. Renk, koku ve canlılık, beynimizin uzun süredir “burada hayat var, burada tehlike yok” diye okuduğu işaretler. Bir odaya taze bir buket girdiğinde, belki de o eski refleks devreye giriyor. Plastik bir çiçek aynı etkiyi yapmıyor, çünkü gözümüz tazeliği ve solmayı fark edecek kadar iyi çalışıyor.

Estetik tarafı da işin içine giriyor. Güzel bulduğumuz bir şeye bakmak, dikkatimizi kısa süreliğine de olsa kaygıdan uzaklaştırır. Psikologların “yumuşak büyülenme” dediği bir durum bu: zihni yormadan, hafifçe meşgul eden manzaralar. Bir manzara, bir akvaryum ya da pencere kenarındaki taze orkideler aynı işi görür. Bakarsınız, zihniniz biraz boşalır, sonra geri döndüğünüzde kafanız daha berraktır.

Ev içindeki etkisi kadar, çiçeğin bir ilişki nesnesi olması da önemli. Birine çiçek gönderdiğinizde aslında “seni düşündüm” diyorsunuz, üstelik sözcüklere gerek kalmadan. Başka bir şehirdeki annenize bir taze çiçek siparişi vermek, o gün onun masasında duracak somut bir ilgi bırakmak demek. Hediyeyi alan kişi için etki, araştırmaların gösterdiği o uzun süreli iyi hissetme hâline dönüşüyor. Veren için de fena değil aslında; iyilik yapmanın ruh hâline iyi geldiğini biliyoruz.

Tabii her şeyi çiçeğe yüklemek doğru olmaz. Kötü bir günü tek başına kurtarmaz, terapinin yerine geçmez. Ama yaşam alanına küçük bir canlılık katmanın maliyeti düşük, etkisi ise hafife alınmayacak kadar gerçek. Çalışma masanıza bir vazo koymak, buna karar vermek kadar basit.

Ben artık eve girerken o köşeye bakıyorum. Çiçek tazeyse içeride bir şeyin yolunda olduğunu hissediyorum. Solmuşsa, değiştirme vakti gelmiş demektir, ki bu da kendi içinde küçük bir ritüel. Belki de güzelliğin zihne en sessiz katkısı budur: bakımını üstlendiğiniz canlı bir şeyin, gün içinde sizi defalarca o ana geri çağırması.

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.