Teknoloji Namussuzluğu

Zaman teknoloji zamanı ya her şey teknoloji ile idare ediliyor. Ve malumunuz; artık normal dünyaların dışında bir sanal dünya yaratılmış ve herkes o dünyada yaşıyor.

teknoloji

Aslında bir anlamda iyi de oldu. Mutsuz insanların kendi yarattıkları sanal garip bir dünyada öyle ya da böyle mutlu olmaları sağlandı. Aslına o mutluluk bile sahte ama bu kimsenin umurunda değil. Öyle olduğu için de sanal dünyanın içinde herkes kendine bir yer bulmuş olarak bir şekilde idare ediyor.

O yüzden de kolayca sohbet edilen Facebook, Twiter ve Whats App çok tuttu. Az gelişmiş olmanın yarattığı nedenlerden dolayı da ülkemizde özellikle çok tuttu.

Küçük bir azınlık ise gerçek dünyada yaşayıp, o sanal dünyaya kendilerince bir nedenden dolayı bulaşmıyorlar. Onlar yalancı veya sahtekâr bile olsalar en azından gerçek dünyadalar. Gerçekler. Üstüne bir de sahte dünyayı yaşamlarına, ilişkilerine eklemiyorlar.

Çoğunluk gibi hem sanal, hem yalancı değiller yani. Ama bir kesim var ki sadece sanal dünyada yaşıyor. Çünkü yazmak hem kolay hem de bazıları için ruhsal özgürlük gibi birşey.  İstediğini, istediği gibi kendini sınırlamadan, hayatta hiç yapmadığı, görmediği şeyleri; yapmış, görmüş gibi yazabiliyor. İnanan illaki oluyor çünkü…

Yazdıkça da yüz yüze konuşmanın utangaçlığından kurtardığı için yazana garip bir cesaret geliyor ve konu bir iki kelam laftan ya da bir süre sonra bir bakıyorsun kenarından köşesinden cinselliğe geliyor.

O yüzden gerçek yaşamda asla cinsellik konuşmayacak bir kadının sanal dünyada konulara sınır koymadığı da görülebiliyor. Yani sanal dünyanın insanlığa hediyesi olarak; olmadık insanlar olmadık insanlarla olmadık konuları rahatlıkla konuşabiliyorlar.

Şaşırıyorsun yani namus timsali bir kadının ya da adamın bir anda cinsellik içeren konuları sanki rahatsızmış gibi görünerek rahatça, bazen tanıştığı birisi ile bazen de hiç tanımadığı ve ne olduğunu bile bilmediği sahte karakterli bir sanal arkadaşla konuşabildiğine…

[quote]Evlerinde mutsuz olanların sanal dünyanın yarattığı sahte hayallerle mutluluk peşinde koşmaları da muhtemelen bundandır işte…[/quote]

Bu sanal dünyada böylesi kaybolmak, ne yazık ki bir anlamda aldatmaları da yaratıyor. Çünkü yazmanın yarattığı rahatlıkla kişi karşısındakine açıldıkça açılıyor ve zamanla normal sohbetler yerini açık saçık konuşmalara bırakabiliyor. Amiyane tabirle dil açılınca; bedenin açılmasına yol açıyor ve sanaldan gerçeğe eşini, sevgilisini aldatmalar yaşanıyor.

Sanaldan gelen insanla bu sefer gerçek yaşamda temeli büyük ihtimalle yalanla atılmış gerçek bir ilişki yaşanabiliyor. Normalde gerçek dünyada asla başlamayacak böylesi bir ilişki; sanal dünyanın sahtekârlığı ve kolay vazgeçilebilme rahatlığı ile hızla başlıyor. Ama bilin ki çok sürmüyor. Çünkü sanalda doğan sanalda bitiyor. Sanal dünyaya alışan, o yaşamda kendini özgür hisseden, orada kafasına göre yazan, yazdığına inanıldığını ve değer verildiğini gördükçe kişisel tatmini, egosu artan; bir süre sonra gerçek dünyadaki ilişkileri ile yetinmeyerek tekrar sanal dünyaya dönme ihtiyacı hissediyor.

Yine alabildiğince özgür yazışmalar, alabildiğince sahte ya da maskeli karakterler; kelimelere yön veriyor ve yine başka birisi sanal dünyadan gerçek yaşama kabul ediliyor.  Sanal dünyanın cazibesini tatmış olmak; tekrar o dünyaya dönme isteğine yetiyor çoğu insan için. Ondan sonra gerçek yaşamda elde edilen mutlu ve huzurlu günler kişiye yetmiyor bir türlü…

O yüzden sanal dünyadaki o yeşil ışık; tekrar, gizli gizli yanmaya başlıyor zaten. Ta ki yeni kelimelerin açılma, saçılması sonrası yine yeni bir ilişki başlayana kadar.


Büyük bir olasılıkla bu insanlar için bu kısır döngü devam edip, duracak ve bir gün gelecek o sanal dünya; kişiye sanal gelecek ama iş işten de geçmiş olacaktır. Ya da sanal birisi olarak gerçek hayatına sırlarıyla devam edecektir. Sanal sevgililer, sevgiler gerçeğe, gerçekler de sanala yollana yollana…

Gün gelip yaşamdaki ışık sönene kadar…

Yazık ki…