Zamanın tik takları durmaz

Yine kocaman bir yılın sonuna geldik… Bazılarımız çoğaldı, bazılarımız eksildi, kimi güldü, kimi ağladı. Belki birçoğumuzun ömründeki en iyi yılı 2015’ti, belki en talihsiz yıl olarak ilan edildi…

zamanın tik takları durmaz 2015 2016

Zamanın su gibi akıp geçtiği konusunda hepimiz hemfikiriz bence.

Kim geriye dönüp baktığında ‘daha dün gibi hatırlıyorum…’ demiyor ki? Herkes zamanın hızlı akışından şikâyetçi esasında. Şuan bile zamanı durdurmak isteyen ne kadar çok insan vardır.

Peki, bizi korkutan ne? Yarının bize ne getireceğini bilememek mi yoksa şimdiki sağlığımızın ve sevdiklerimizin yarın yanımızda olmayacaklarını bilmek mi? İster yarından korksun insan, ister bütün ümidini yarına bağlasın, hayat bir şekilde devam edecek ve zaman su gibi akmaktan vazgeçmeyecek.

Öyleyse bize sunulan saatlerin, dakikaların kıymetini bilelim. Aslında bir salisenin bile önemi var biliyor musunuz? Öyle olmasaydı gümüş madalya alan birisi altın madalya kazanamadığı için üzülür müydü? Zamanımızı doğru işlerle harcayalım ve sevdiklerimiz için vakit ayırmayı öğrenelim. Yarınlar olur ama o yarınlarda biz olur muyuz, sevdiklerimiz olur mu? Bunu hiçbir zaman unutmayalım…

Geçen yıl yapmayı planlandığı birçok şeyi yapamayanlar, üzülmeyin önünüzde kocaman bir yıl daha var. Yeter ki doğru zamanı doğru iş ve doğru kişilerle harcayın. Fazla kişiye güven sizi üzer, fazla kişiyle samimiyet sizi yorar ve değer görmediklerinize değer vermek sizi yaralar. Bu sayılanlara ayrılan zaman da sadece ömrünüzden ömür yer.

Sosyal medyada gördüğüm bir yazı zamanımızı hangi insanlara kurban etmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı bana. “Herkesin bendeki değeri kendi verdiği kadardır. Kimi aklıma geldiğinde tebessüm olur dua ederim; kimi canımı sıkar eyvallah der geçerim…” Akan zamana tebessüm ettiren insanlar lazım.

Zamanın duracağı yok o halde boşa zaman geçirmeyelim. Hem kendimize hem etrafımızdakilere faydamızın dokunacağı işler yapalım. 10 yaşında da olsak, 60 yaşında da olsak pişman olmayacağımız şekilde dolu dolu yaşayalım bize verilen ömrü. Hayat kısa ya da zaman hızlı, hangi açıdan bakarsanız bakın, ama bilin ki bugün ömrünüzün geriye kalan kısmının ilk günü…

Bu yazıyı okudunuz ve ömrünüzden yine zaman azaldı. Asıl önemli olan sadece yazmak değil, yazarken insanlarda etki bırakmaktır. Bu yazıyı okuduktan sonra kendinize ve sevdiklerinize bir iyilik yapın; değer verdiğiniz herkese bir mesajla dahi olsa onları sevdiğinizi söyleyin. Emin olun yorucu bir gün bile olsa bu sözünüz onların yüzünde tebessüm oluşturacaktır. İnsanları mutlu edin çünkü mutluluk başarıya, başarı ise zamanı değerlendirmeye bağlıdır…

2016’ya girerken yeni yıl dilekleri

Yeni yıl kararlarımızı ne kadar uygulayabiliyoruz?

Önceki yazıGündüz Ağayev’den politik hiciv: Transformers
Sonraki yazıKapak: Ocak 2016 – Sayı: 124
Gent/Belçika doğumlu, Gent Üniversitesi Ekonomi Lisans-Gent Üniversitesi Kurumsal Finans Yüksek Lisans mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda birçok dernekte başkanlık ve yönetim kurulu üyeliği yaptım. Küçükken çok kitap okur, kendi çapımda şiir ve yazılar yazardım. Masa, sandalye, çiçek, böcek hakkında saçma sapan şiirlerim bile vardı. Bu yazı merakım üniversite yıllarında Belçika'da bir gazetede köşe yazarlığına kadar gitti. Sonrada burası... Yazmak güzel şey, hele ki yengeç burcu olan ben için.... Çoğu insan anlamaz sizi, ama kalem ve kağıdın kaçışı yok...