Süpermarketten hayvan barınaklarına örnek proje

Migros mağazalarında son kullanım tarihi yaklaştığı için raflardan kaldırılan meyve, sebze, et, şarküteri ve kuru gıda ürünleri, niteliği ve soğuk zinciri bozulmadan muhafaza edilerek aynı gün Hayvan Hakları Federasyonu gönüllülerine teslim ediyor.

migros hayvan barınak haytap son kullanma tüketim tarihi ürünler gönüllüler

İstanbul’da başlayan proje Türkiye’ye yayıldı

Migros; barınak, sokak ve ormanlarda yaşayan hayvanların beslenme sorunlarına sistematik bir yaklaşımla kalıcı çözüm üretmek üzere Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile yaptığı işbirliğinde hedef büyüttü. 2015 yılının Nisan ayında İstanbul’da 64 mağaza ile başlayan proje, Kasım 2015 itibari ile Türkiye çapında 24 ilde 205 Migros mağazasına yayıldı.

Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, İzmit, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kütahya, Muğla, Ordu, Osmaniye, Samsun, Şanlıurfa, Tatvan, Yalova, Zonguldak olmak üzere Türkiye çapında 24 ilde 205 Migros mağazaya ulaşan projeyle son kullanım tarihi yaklaştığı için raflardan kaldırılan meyve, sebze, et, şarküteri ve kuru gıda ürünleri, niteliği ve soğuk zinciri bozulmadan muhafaza edilerek aynı gün HAYTAP gönüllülerine teslim ediyor. Haytap gönüllüleri ise, Migros Grubu mağazalarından yetki belgesi ile aldıkları bu ürünleri yine en kısa sürede ayıklama, pişirme ve temizleme işlemlerine tabi tutarak orman, barınak ve sokakta yaşayan hayvanlarının beslenmesinde kullanıyor.

Ahu Başkut: “Projeyi merhamet değil gereklilik olarak görüyoruz”

Konuyla ilgili konuşan Migros Ticaret A.Ş. Kurumsal İletişim Direktörü Ahu Başkut; “Türkiye’nin dört bir yanına “Migros size iyi gelecek” anlayışıyla hizmet veriyoruz. İhtiyaç duyulan alanlarda geliştirdiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizde, çeşitli vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapıyor, iş ortaklarımız, müşterilerimiz ve çalışanlarımızın da katılımıyla toplumsal duyarlılık bilincinin tabana yayılması için çalışıyoruz. HAYTAP ile yürüttüğümüz projemizi; sokakta yaşayan küçük canların hayatlarını sürdürebilmeleri için, merhamet değil gereklilik olarak görüyoruz. Mağazalarımızda her gün müşterilerimize en taze ürünleri en hızlı ve en avantajlı şekilde ulaştırıyoruz. Tüketilmeyip kalan ürünlerimizi de aynı tazelikle, HAYTAP aracılığı ile sokak hayvanları ile paylaşıyoruz. Bizim için elbette projenin en kritik noktası sürdürülebilir olmasıydı. Gerekli alt yapıyı kurduk ve organize olduk. Bunun yanında tamamen gönüllülük esası ile bir araya gelen HAYTAP ekibi de Türkiye çapında hızla örgütlenerek son derece motive bir şekilde düzenli alımlar yapmaya başladılar. Gerek mağazalarımıza gelen müşterilerimizden, gerekse sosyal medya kanalından hergün çok sayıda teşekkür alıyoruz.” dedi.

Ahmet Kemal Şenpolat: “Migros ile birlikte sahipsiz hayvanlarımızın hayat standartlarını yükseltiyoruz”

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonunun Kurucu Üyesi ve HAYTAP Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Ahmet Kemal Şenpolat ise konuyla ilgili “Sokaklarda yaşam mücadelesi veren, sahipsiz hayvanlarımızın hayat standartlarını yükseltmek amacıyla MİGROS ile önemli bir protokol imzaladık. ‘Kalan tazeler küçük dostlarımıza iyi gelecek’ sloganı ile başlattığımız projemiz; sokakta yaşayan küçük canların hayatlarını sürdürebilmeleri için çok önemli. Bu projenin sürdürülebilirliğine inanan Migros ailesinin kapılarını HAYTAP’a güvenerek açmasıyla, ülke çapında sayısız cana ulaştık. Çöp konteynırlarından, sokaklardan mikroplu, deterjanlı, bozulmuş, küflenmiş yemeklerle hayatta kalmaya çalışan patili dostlarımız, bu proje ile artık taze ve temiz besinlerle beslenebiliyorlar. İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde tedavi gören ve nesli koruma altında olan, aralarında Şah Kartalların da bulunduğu yabani hayvan bölümlerine bile gıda desteği verebiliyoruz. Sosyal medyadan besleme görüntülerimizi sık sık paylaşıyoruz. Bu proje ile ülke çapında önemli bir farkındalık yarattık” dedi.

İlgili yazılar

Hayvanları Koruyabiliyor muyuz?


Tüketim Çılgınlığını Durduralım!

Tüketim Zombiliği

Komün toplumunda yaşamak ister miydiniz?