Astım nedir? Neden olur? Tedavisi nasıl yapılır?

3 Mayıs Dünya Astım Günü. Sıklıkla görülen solunum yolu hastalıklarının başında astım geliyor. Çevresel faktörler, sigara dumanı, alerjenler, hava kirliliği, mesleksel uyaran maruziyeti gibi modern hayatın risk faktörleri, astımın görülme olasılığını artırıyor.

3 Mayıs Dünya Astım Günü. Sıklıkla görülen solunum yolu hastalıklarının başında astım geliyor. Astım nedir? Nasıl tedavi edilir?

Astım nedir? Neden olur?

Astım, solunum yollarının mikrobik olmayan bir iltihaplanıp sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle ataklar halinde daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır. Toz, duman, koku gibi uyaranlar öksürük, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi gibi yakınmalara yol açar. Krizde hava yollarını saran kaslar kasılır, hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye başlar, balgam oluşur. Tüm bu tepkimeler hava yollarının daha daralıp tahriş olmasına neden olur ve hırıltı, hışıltı ile kendini gösterir. Kalıtım, cinsiyet ve şişmanlık gibi kişisel risk faktörleri ve alerjen maruziyeti, sigara dumanı, hava kirliliği, mesleksel uyaran maruziyeti gibi çevresel risk faktörleri astımın görülme olasılığını artırır. Ayrıca soğuk hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk ve psikolojik bozukluklar da şikayetleri artırabilir.

Astımın belirtileri nelerdir?

Astımın belirtileri, nefes darlığı, hırıltılı nefes alıp verme, göğüs kafesinde sıkışma hissi, normal insanlara göre daha çabuk yorulma, hareket mesafesinde kısalma, bazen de öksürüktür. Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına ‘astım atağı’ veya ‘astım krizi’ adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.

Astım tanısı nasıl konur?

Atak sırasında astım tanısı koymak hekim için kolaydır çünkü hastalığın karakteristik muayene bulguları vardır. Atak dışında ise hastalığın öyküsü hekimi astım tanısına yönlendirir. Tanı için hastadan akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri, alerji testi, bazı kan tetkikleri istenilir. Genellikle, atak dönemi dışında akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testleri normaldir. Bu durumda hastanın yanında taşıyabileceği, basitçe soluk verme hızını ölçen PEF metre adı verilen aletler kullanılır. Hasta sabah ve akşam bu aletle hava akımını ölçer ve kaydeder. Hekime verdiği bu kayıt listesindeki sabah akşam farkı hesaplanarak tanı konabilir.

Astım tedavisi nasıl yapılır?

Astımın tedavisinde; belirtilerin kontrol altına alınması, kişilerin normal aktivitelerini sorunsuz yapabilmeleri, astım ataklarının önlenmesi, akciğer fonksiyonlarının normal ya da normale yakın seviyelerde tutulması hedeflenir. Bu da tetikleyici risk faktörlerine maruziyetin ortadan kaldırılması ve astım tedavisinin düzenlenerek belirli aralıklarla takibi ile mümkün olur. Astımın tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve nefes açıcı olmak üzere iki gruba ayrılır. Kontrol edici ilaçlar mikrobik olmayan iltihapı iyileştirir, etkileri uzun dönem düzenli kullanıldığında ortaya çıkar. Kortizon içeren ilaçlar, lökotrien sistemini etkileyen ilaçlar, uzun etkili beta agonist ilaçlar, teofilin ve anti-IgE bu grupta sayılır. Nefes açıcı ilaçlar ise kullanımdan hemen sonra etkilerini gösterir ve nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi şikayetlerde rahatlama sağlar. Bu grup ilaçlar, kısa etkili beta agonist ilaçlar, antikolinerjik ilaçlar ve teofilindir. Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemez. Buna karşılık eksik ya da düzensiz tedavi; astım hastalığının giderek ağırlaşması ile hava yollarında ve çevresinde oluşan geriye dönüşümsüz yeniden yapılanmaya neden olur.

Fazla kilo ve sigara kullanımı astım riskini artırıyor!

Nefes darlığı, soluk alıp verirken ıslık sesi çıkması, özellikle sabaha karşı artan öksürük, göğüste sıkışma ve batma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan astım, ülkemizde her 12 yetişkin ve 8 çocuktan birinde görülüyor. Yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltan hastalık, uygun tedavi ve yakın takip sayesinde kontrol altında tutulabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Metin Özkan, “3 Mayıs Dünya Astım Günü” öncesinde astım ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Astımın belirtileri kişiden kişiye değişiyor

Astım, alınan nefesi akciğerlere ulaştıran hava yollarında daralma, şişme ve fazladan mukus salınımına bağlı olarak ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Hava yollarındaki bu daralmanın nedeni mikrobik olmayan bir tür iltihabın hava yolu duvarını şişirmesidir. Hastaların normal yaşantılarına devam edebilmeleri için astımın kontrol altına alınması gerekir.Hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Belirtiler bazı hastalarda sürekli görülürken, bazılarında ise yalnızca belli zamanlarda ortaya çıkabilir. Astım belirtilerinin belli zamanlarda görüldüğü durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Egzersize bağlı astım: Belirtiler özellikle soğuk ve kuru havada egzersiz yapıldığında ortaya çıkar.
  • Mesleksel astım: İşyerinde maruz kalınan gaz, kimyasal madde ve toza bağlı olarak hasta işe başladığında belirtiler görülür.
  • Alerjik astım: Polen, kedi köpek tüyü, ev tozu, hamam böceği gibi alerjenlere maruz kalındığında belirtiler tetiklenir.

Aşırı kilolu olanlar ve sigara dumanına maruz kalanlar risk altında

Anne babası astım hastası olanların ve başka bir alerjik hastalığı bulunanların astıma yakalanma riskleri daha fazladır. Astım riski taşıyan diğer kişiler; aşırı kilolu olanlar, sigara içenler, sigara dumanına, yoğun hava kirliliğine veya meslek nedeniyle çeşitli kimyasallara maruz kalanlardır. Kişisel risk faktörlerinin yanı sıra hastalığın ortaya çıkmasında çevresel faktörler de etkili olmaktadır. Bunlardan bazıları; nezle, grip gibi solunum yolu enfeksiyonları, ağrı kesici gibi bazı ilaçlar, aşırı sevinç, üzüntü ve reflüdür.

Tanı detaylı hasta öyküsünden yola çıkarak konuluyor

Astımın belirtileri görülen hastalarda tanı muayene bulguları ve bazı testlerle koyulmaktadır. Tanı için en önemli basamaklardan biri, hasta öyküsünün detaylı olarak alınmasıdır. Buradan yola çıkılarak kesin tanı için yapılabilecek testler şunlardır:

  • Solunum fonksiyon testleri
  • PEF metre: Basit bir cihazla hastanın evde kendi kendine bile uygulayabileceği bir testtir. Derin bir nefes aldıktan sonra ne kadar güçlü üflenebildiğini ölçer.
  • Bronş provakasyon testi: Başlangıç solunum fonksiyon testinin normal olması durumunda, nefes yolu ile alındığında hava yollarında daralmaya yol açtığı bilinen bir maddeyle yapılan uyarma testidir. Sağlıklı kişilerde bu testin sonucu negatif çıkar.
  • Alerji testleri: Kan veya deri ile yapılan testlerdir.

Astımdan korunmak için kişisel tedbirlerinizi alın


Astım tedavisinin amacı hastalığın kontrol altına alınması ve sağlanan iyi halin devam ettirilmesidir. Uygun tedavi ile hastalar iş ve sosyal yaşantılarında hiçbir değişiklik olmadan yaşamaya devam edebilirler. Tedavi için kullanılan ilaçların çoğu özel cihazları sayesinde nefes yolu ile kullanılır. Bu ilaçların bir kısmı nefes yollarını genişletirken diğer kısmı kortizon içerir ve hastalığın asıl nedeni olan mikrobik olmayan iltihaplanmayı giderir. Burada kullanılan kortizon ağızdan alınan gibi ciddi yan etkilere neden olmaz. Astımlı bir hastanın gündüzleri astım yakınmasının bulunmaması, gece astım nedeni ile uykudan uyanmaması, hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçları kullanırken ayrıca hızlı etkili nefes açıcı ilaçlara gereksinim duymaması, nefes ölçüm testlerinin normal olması ve günlük işlerini engellenmeden yapabilmesi hastalığın tam kontrol altında olduğunu gösterir. Astımın tam kontrolünün sağlanmasının önündeki engeller; ilaçların doğru veya hiç kullanılmaması, sigara kullanımı ya da dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve obezitedir. Sigaranın bırakılmasının ve obezitenin giderilmesinin astım kontrolünde önemli rol oynadığı unutulmamalıdır.

Astım ilacı doğru alınmazsa iyileşmeyi engelliyor

Tedavide kullanılan ilaçların çoğu direkt nefes yoluna verilen ve mikrogram dozunda etken madde içeren ilaçlardır. Ancak yüzde 10 kadarı akciğerlere ulaşmaktadır. Eğer bu ilaçlar ile kullanılan ara cihazlar ya da nefes tekniği ile ilgili sorun varsa çocuklar yeterli miktarda ilaç alamaz ve iyileşme sağlanamaz. Uygulaması zor olsa da, çocuklar uzun süreli tedavilerine düzenli olarak devam etmelidir. Bu konuda aile bireylerine önemli görevler düşmektedir. Uyumu arttırabilmek için ailenin takibi, çocuklarıyla bu konuyu konuşmaları ve uyumu artırabilecek yöntemler geliştirmeleri önemlidir.

5 yaş altı çocuklara aşı önerilmiyor

Özellikle 5 yaş altındaki çocuklara astımın tedavisi için immunoterapi yöntemi tavsiye edilmemektedir. Çocukluk çağı astımın tedavi süresi de şikayetlerinin sıklığına ve şiddetine bağlı olarak değişmektedir. Yılda bir kez şikayeti olan onun dışında hiç bir şikayeti olmayan bir çocuğun her gün ilaç kullanmasına gerek olmayabilir. Bunun yanı sıra şikayetleri sık tekrarlayan, günlük aktivite ile solunum şikayetleri olan, şiddetli atakları olan hastaların şikayetler kontrol altına alınıncaya kadar düzenli tedavi kullanması gerekebilir.


reklam-teaser-banner