Niyet nedir? Süreci ve başarıyı nasıl etkiler?

Niyet ne demektir? İstemek ve eylemeye kıyasla nerededir niyet? Tutan bir tohum, nasıl ağaç olup meyve verir ve daha çok tohum üretirse işte güzel bir niyet de tıpkı böyledir.

Niyet nedir? Süreci ve başarıyı nasıl etkiler?

Niyet nedir?

Başlangıç aşamasında devrede olan kısım niyet. Tetik; vuku bulacak olanı belirleyen faktör.

Parmaklarımı kıpırdatmak istediğimde, bunu niyetle yaparım. Onlara hareket etmelerini söylemek işe yaramaz, hareket etmelerini istemek de. Herkes kendisi deneyebilir. Sadece hareket ettiririz onları, niyetle.

Niyet sürecin gidişatına da yön veren talimattır, sadece başlangıcına değil.

Ne niyetle başlarsak bir işe, vardığı yeri belirleyenin o niyet olduğunu fark ederiz. Süreç içinde niyetin değişmesi, eylemin sonucunun da değişmesine sebep olur. Fakat artık o zamana kadar ki kısım bitmiş, yeni bir evre başlamıştır. Bir birlikteliği yürütmek olsun, bir yapıyı inşa etmek olsun, hepsinin dayandığı temel o niyettir.

Niyet nedir? Süreci ve başarıyı nasıl etkiler?

Tıpkı tohum gibi. Dönüşeceği ağaç tohumun içinde gizlidir. Elma tohumundan armut çıkmaz. Çıkıp çıkamayacağı, çıktıktan sonra ağacın başına ne geleceği soru işareti de olsa, elma tohumundan çıkan ağacın elma olacağı bellidir.

İşin püf noktası, ‘dış faktörler’ dediğimiz şeyler de o edilen niyete göre belirir.

İçten içe inanmadığımız, aslında yapmak istemediğimiz bir işe başladığımızda da bu yüzden ‘bir şeyler’ ters gider ve iş sözde hedeflediğimiz yere varmaz. Aslında her şey yolundadır, başta niyet edildiği üzere işi sabote edecek türlü etken de beraberinde çağırılmıştır. Gelmeleri beklenmedik değildir, olsa olsa bilinçli olarak nedeninin farkında olmayabiliriz. Tıpkı ellerimizi aslında niyetle hareket ettirdiğimizin farkında olmadığımız gibi.

İnanç ve başarı orantısı

Her şeyin başı inanç’ ile ‘her şeyin başı niyet’ ifadeleri bu noktada kesişiyor. Çünkü inanmadığımız bir şeyi nasıl eyleyebiliriz ki? Tüm evren bir makine, bir sistemse, oraya girdiğimiz komutla, cevap olarak gerçekleşen durum birbiriyle örtüşür. Komut başarısızlık üzereyse, gerçekleşen cevap da öyle olmaya mahkumdur. Aslında talep edilen bu olmuştur yani, farkında olmasak da.

Niyet nedir? Süreci ve başarıyı nasıl etkiler?

Zor ya da imkansız dediğimiz şeyleri başaranların dayanağı da bu inanç aslında. Toplumsal koşullanmalar, gözlemlenen başarısızlıklar sonucu edindiğimiz bu fikir: zorluk, imkansızlık. Bu bir inanç, ve bu inanç daha en baştan ya o işe girmemizi engelleyecek kadar kuvvetli ya da bir sebepten başlasak dahi sürecimizi sabote edecek nitelikte.

Aslında çok basitçe, inancımızı gerçekleştiriyoruz.

Bir evliliği yürütmek zor diyorsak, gerçekleştirdiğimiz yürütmesi zor olan bir evlilik oluyor.

‘Yaparız rahat ol’ diyen tipin bin bir ”zor” işi nasıl kolaylıkla yaptığını görünce de şaşırıyoruz. O nadir kişilere has özel bir durummuş gibi geliyor. Oysa tek farkı yapabileceği inancına, ve bu inanca güvenden kaynaklanan rahatlığa sahip olması.

Özellikle o rahatlık da önemli. Heyecansızlık ve umursamazlıktan kaynaklı değil, demek istediğim, güvenden ve eminlikten kaynaklı bir rahatlık. Düşüncelerle, evhamla daraltılmamış bir niyet, yolu tıkanmadan kolaylıkla adresine ulaşmakta özgür oluyor.

Birine bakarken, beklentiyle dikkatini ona yöneltmişken bir işi yapamaması gibi, her an oldu mu olacak mı diye gözlerken bir olayın gerçekleşmesinin önüne bir nevi set koyuyoruz. Birinin hoşuma giden bir tabirle ifade ettiği gibi, ”doğa sen ona bakarken soyunamıyor, arkanı dönüp izin vermen lazım”.

Aslında bu kuantum fiziğinde belirsizlik koşuluyla da açıklanan bir şey, ama bu detaya inmeye gerek dahi yok. Güvenerek niyeti özgür bırakmak ve böylece sadece olmasına izin vermek yeterli.

– Eyleme kuvveti,
– kendi nefsinin caymalarına karşı irade ve
– zorluklarda inancını kaybetmeyip aşmak için sabır da denklemin devamını oluşturuyor. Ve kür hazır. Fakat öyle geliyor ki, bunların hepsi niyet ile atılan başlığın altındaki unsurlar. Yani yine tanımlayıcı olan ve bunlara dahi yön veren niyetin kendisi.

Küçük işlerde gizli umut

Bir de öyle ki hani işin en önemli kısmı, tohumu dedik ya niyet için. Tutan bir tohum nasıl ağaç olup meyve verir ve daha çok tohum üretirse işte güzel bir niyet de tıpkı böyle.

Karanlıkla, acıyla, savaşla sarılıyken insanın umudu zayıflasa da, umut tohumda gizli.

Bu yüzden bu hengamede bize düşen yegane şey güzel niyetlerle eylemeye devam etmek belki. Yani kendimiz olmaya, kendimizin en güzeli olmaya, devam etmek. Ve biz güzelleştikçe güzelleşen tohumlarımızdan bini filizlenmese, illa biri yeni bir ağaç olacak. Yüzbinlerce tohuma gebe bu bir ağacın ise çölleşen dünyada ne değeri olduğunu, o bir ağacın verdiği bir meyveyi yiyene, o ağaçta yaşayan türlü canlıya, huzur ve ferahlık dolu gölgesine sığınan yorgun bir savaşçıya sorun.

Niyet nedir? Süreci ve başarıyı nasıl etkiler?

Kelebek etkisi nedir?

Kelebek etkisini çoğumuz biliriz; bu bir olayın başlangıç evresindeki küçücük değişikliklerin, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. (”bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir” örneğiyle ünlendiği için bu ismi almış) İşte ederken, eylerken ettiğimiz niyetler de bu şekilde haberimiz bile olmayacak sonuçlara giden bir zinciri başlatabilir. Yemek yerken sahip olduğumuz niyet, bir yabancıya yardım etmenin temelindeki niyet… Dünyada / dünyamızda olan olayların ardındaki zinciri neyin başlattığını da, nasıl döngülerinden geçtiğini de asla bilemeyecek olabiliriz; yeter ki her an iç ve dış dünyaya etki eden bir tohum, bir niyet ektiğimizi bilelim.

Herşeye rağmen coşkuyla güzel niyetler açmak dileğiyle!