“Elhamdülillah Müslümanım” demek yeterli mi?

“Elhamdülillah Müslümanım”… Bu kelimeyi söyledikten sonra Müslümanlık adına tüm sorumluklarımızı yerine getirmiş mi oluyoruz? 5 vakit namaz kılıyoruz diye, İslam’ın tüm farz ve kaidelerini yapmasak da olur diye kendimizi mi avutuyoruz?

“Elhamdülillah Müslümanım” demek yeterli mi?
Elhamdülillah Müslümanım

Müslüman olan herkesin ahlaksızlık yapmayacağını mı zannediyoruz? Televizyonlara çıkan her sakallıyı hoca sanıp, söylediklerine itikat mı ediyoruz?

Sayılacak o kadar çok madde var ki…

Dini bir konu hakkında tartışma programlarına çıkan ve isimlerinin önünde “Prof” yazan kişiler itilafa düştükleri konular hakkında çılgınca savunmalar yapıyor. Kuran’ın bir ayetine her biri farklı bir anlam yükleyerek, farklı bir kompozisyon ile halkın karşısına çıkıyor. Harama helal diyen de var, helale haram diyen de. Kimi Hz. Peygamber şunu yapmıştır diyor, kimi hayır yapmamıştır diyor. Tavuklar kurban sayılıyor, çıplak namaza fetva veriliyor!

Fıkhi konularda durum daha da vahim.

İslam ahlakı, bir Müslümanın çerçevesini Kuran-ı Kerim ışığında çok net bir şekilde çizmiştir. Bu çizgi kalpten iman ve ihlas ile bütünleştiği zaman gerçek bir mümin resmi çizebiliriz.”

Farklı amaçlara bürünmüş, adına “hoca, imam, şeyh, Prof” ne derseniz diyen şahıslar, bu milletin anasını ağlattılar. “Şeyh uçmaz, uçurur” misali insanları fikren uçurdular. Kimi kasten yaptı, kimi de zaten cahildi, cahilliği toplumda prim yapınca salladı sallayabildiği kadar.

Zaten İslami bilgisi kıt olan halk, etrafta bulduğu ne kadar kıt ve kırıntı din söylemi varsa bünyesine kattı ve o yönde yaşamaya başladı. Yazımın başında söylediğim gibi,

Zina yaptı; Elhamdülillah Müslümanım dedi.

Kumar oynadı; Elhamdülillah Müslümanım dedi.

Hırsızlık yaptı; Elhamdülillah Müslümanım dedi

Kul hakkı yedi; Elhamdülillah Müslümanım dedi.

Tecavüz etti; Elhamdülillah Müslümanım dedi.

Konuyu daha iyi anlatmak adına çok kısa bir hikayesi anlatacağım.

Mahallenin birinde, bir hayat kadını ev kiralamış ve geceleri çalışmaya başlamış. Mahallenin bazı sakinleri durumdan haberdar. Kendi aralarında bazıları, bunun yanlış olduğunu, bazıları da “Yahu biz de bir gece gitsek mi?” diye konuşuyor. Gitmeyi kafaya koyan bir mahalle sakini gecenin bir vaktinde gidip kadının kapısını çalıyor. Kadın kapıyı açıyor ve işi gereği adamı içeri alıyor. Malum durum yaşandıktan sonra adam pek memnun kalmıyor biraz da kadınla tartışıyor. “Sen görürsün” diyor ve kadının yanından ayrılıyor. Sonra ne mi yapıyor? Hemen polisi arıyor. Şu sokakta ki şu numaralı evde fuhuş yapılıyor ihbarında bulunuyor. Tabi polis hemen eve baskın yapıyor. Orada çalışan ne kadar kadın varsa gözaltına alınıyor. O sırada televizyon kanalları da bu baskının haberini yapmak için mahalleye gidiyor. Bizim, bir gün öncesinde bu kadınlardan biri ile birlikte olmuş adama muhabir mikrofon uzatıyor. Adamın cevabı ibretlik;

“Biz namuslu bir mahalleyiz. Elhamdülillah Müslümanız. Mahallemizde böyle şeylere izin vermeyiz.”

Ulan adi adam! Bir gece önce kadınla birlikte olan sen değil miydin?

Yani demem o ki mahvettiniz dinimizi, kaidelerimizi, ahlakımızı, değer yargılarımızı. Yine Allah bilir ama kimse 4/2’lik bile Müslümanlık yapmıyor artık.  Bunu, kendi nefsim için de söylüyorum. Bu yazıyı yazıyorum diye ben 4/4’lük  bir Müslüman mıyım? Tabi ki hayır. Çuvaldızı önce kendime batırıyorum.

Mübarek Ramazan ayı geldi. 6 Haziran Pazar günü olan bugün ilk teravih ve ilk sahur yapılacak. Alo fetva hatlarına ve hocalara sorulacak sorular 20 yıldır hazır zaten!

  • Sakız çiğnemek orucu bozar mı?
  • Diş fırçalamak orucu bozar mı?
  • Denize girmek orucu bozar mı?
  • İftarı, cinsel ilişki ile açmak caiz mi?

Müslüman kaliteli olacak. Bilgisi, ahlakı, düşünceleri ile kendini yenileyecek

Unutmayın; ben Müslümanım demekle iş bitmiyor. Zorlu bir imtihandayız. Ya kazanacağız, ya da batacağız.

“İnsanlar, (sadece) “İman ettik” diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar? (Ankebut Suresi, 2)”