Evlilik mi? Bundan sonra her aklına esen evlenemeyecek!

Evlilik, daha öncesinde yerine getirilmesi gereken, bir görev algısı oluşturulan, büyüklerimizin de benzer sorunları yaşadığı bir kurum olmaktan öteye gidememiş…

Evlilik mi? Bundan sonra her aklına esen evlenemeyecek…

Şunu bilmek gerekir ki evlilik yatak odasından ibaret değildir.

Aman altı üstü evleneceğiz diyenler için söylemeden edemeyeceğim, sonuçları gördük…

İnsanları o kadar sıkıyorlar ki biraz da rahat bırakılmak için evleniyorlar.

Loading...

Sizce bu yaşananlar normal mi?

Normal insanlar böyle şeyler yaparlar mı?

Bu yüzden evlilik öncesi prosedür uygulanmalı ve yerine getirilmeli.
Prosedürlerden herhangi biri yapılmazsa kesinlikle evlenilmemeli.

Tüm bunlar yapılırsa görün bakın bu sorunlar tekrarlıyor mu?

Ailelere diyeceğim o ki insanları rahat bırakın ve onları olduğu gibi kabul edin.

Herkes birbirini değiştirme çabasında,
“Hele bi evlenelim ben ona gösteririm.”
“Tapusu bende!”

Böyle ilkel lafları duydukça yazık; üzülüyor insan. Kimse kimsenin sahibi olamaz, baskı yapamaz, zorla sevdiremez.
İnsanlar evlilik öncesi hazırlıkları evlilik olarak mı görüyor sonrasını düşünen var mı?

Evlenmek yaşama amacı değildir

Yaşamak ideallerini gerçekleştirmek, planların varsa onları uygulamaya çalışmak, hayattan zevk almayı bilmektir. Kendini tanımaktır.

Evlenecek bireyler mecburen danışmanlık hizmeti almalı ve karşılığında sertifika verilmeli.

Şartları şu şekilde sıralamak mümkün:

– İnsanların fiziksel erişkinliğini tamamlaması, 25 ve üstü benim uygun gördüğüm yaş.

– Sağlıklı psikolojiye sahip olmalı

– Cinsel sapkınlığı var mı?

Cinselliği minimum bilip maksimum performans beklemek!

Hayvanı ahırda büyütüp sonra otlağa salmakla aynı. İnsanlar ahırdan çıkmış danalar gibi sağa sola koşturup bulduğuyla beraber olmaya çalışıyor.
Birbirlerine psikolojik ve fiziksel zarar verenler, daha bebek olan evlatlarının üzerinden cinsel doyum sağlamaya çalışanlar (pedofili, parafili – zoofili, nekrofili, sadomazoşizm), aile içinde / dışında grup seks yapanlar ve çocuklarını bu sapkınlıklarına dahil eden erkek ve kadınlar…
Hak etmediklerinden ebeveyn demiyorum.

Akrabalarıyla ilişki içinde olanlar.

Dikkat edin küçük yerlerde daha yoğun ve ölümle sonuçlanan skandallar, neler neler çıkıyor. Akla dahi gelmeyen senaryolar, velhasıl saymakla bitmez.

İşte Türk insanının cinselliğe bakışı!

– Şiddete eğilimi var mı?
Genelde erkek önce anneye bağımlı, büyüdükçe bağımsız ve sorumsuz yetiştiğinden ikinci kez kadına muhtaç olma durumu ve yük gelen sorumluluk kendisinde psikolojik baskı oluşturur. Netice; Dayak!
Kadın için de durum aynı. Kendini birden evin ortasında buluverir.

– Çocuk için sorumluluk alabilecek, birey yetiştirebilecek düzeyde mi?
Bırakırsın annene o bakar. Oh ne güzel.
Akşamdan akşama… Kulaktan dolma bilgiler… Onu yesin, yok hayır hayır onu bıraksın bunu yesin.
Ne istediğini dahi bilmeyen anneler.
Çocuğun odasının önünden geçmeyen, sustur şunu çocuğa da ben mi bakacağım, benim işim mi diyen babalar.
Nerede kaldı çocuk yetiştirmek!

Unvan çabayla hak edilir, çocukla değil!

Neticede tavuk yetiştirirken bile kitaba bakıyoruz.

– Bireyin, danışmanlar eşliğinde kendini tanıması, hayattan ve evlilikten beklentisinin bilincinde olması. Varsa bir aday birbirlerinin hayat hakkındaki düşünceleri, idealleri eşleşmeli.

Bunları konuşmalı insanlar, gerçeklerden bahsetmeliler. Evlendiğin zaman hayatına dahil ettiğin insandır değişmez sende. Hayat devam eder. Buna dair bir çaba da söz konusu değil.

Fabrika çıkışı gibi habire evleniyoruz, tıkır tıkır aile ürettiğimizi sanıyoruz.

Gelinen son noktada esneklik kazanan tek durum, boşanma.
Eskiden boşanma ayıp sayıldığından oldukça azdı.

Boşanmada büyük artış var deniyor. Bunu söyleyenler acaba daha önce insanların boşanmadıklarını / boşanamadıklarını, böyle bir kültürümüzün olmadığını biliyor mu?

Çiftlerin konuşmaya gereksiz gördükleri hatta düşünmedikleri her şey evet her şey kapının ardında onları bekliyor.

Maalesef gerçek bu!

Bakıyorum sosyal medyaya karikatürlere haberlere, herkesin hem dalga geçtiği hem şikayet ettiği konular aşağı yukarı aynı.


Evlenince ne değişecek

Sana prensesliği kim garanti ediyor ki?

 

İlişkilerde Güven Sorunu ve İzdivaç Programları