Türk Psikologlar Derneği #cocuklarduydu etiketiyle duyuruyor!

Türk Psikologlar Derneği, #cocuklarduydu etiketiyle bir duyuru yaparak çocukları şiddet içeren olaylardan koruma çağrısı yaptı.

Türk Psikologlar Derneği, “cocuklarduydu” etiketiyle duyuruyor!

Psikologlar uyarıyor: Çocuklar duydu!

11 Ekim’de Türk Psikologlar Derneği, “cocuklarduydu”etiketiyle siteye eklenen yazısında, çocukları şiddet içerikli yayınlardan korumak için büyüklerin yapmaları gerekenleri sıraladı:

– TV, gazete ve sosyal medyayı kullanan, facebook, twitter hesapları olan çocukların neleri izlediği düzenli takip edilmeli. Ayrıca ağabey / ablalarının, anne – babalarının hesaplarına erişimi varsa buradaki bilgilere de dikkat edilmeli. Güvenlik ayarları devreye sokulmalı.

– Çocukların yanlarında onları korkutacak haber ve konuşmalardan kaçınılmalı. Çocuklar çevrelerindeki konuşmaları dinlemiyormuş gibi gözükse de esasında birçoğunu dinlemekte ve kendilerine göre çok değişik yorumlar yapabilmekte.

Örneğin tekrar tekrar izledikleri olayların kendi ailelerinin başına gelebileceğini düşünüp kaygı duyabilmekte ve kendilerine göre korku dolu fikirler üretebilmekteler. Bu nedenle yetişkinler olarak çocukların duyduklarını ve gördüklerini ne şekilde yorumladıklarını anlamamız çok önemli.

Ebeveynler ve eğitimciler davranışları, oyunları ve resimlerini takip etmeli

Türk Psikologlar Derneği, “cocuklarduydu” etiketiyle duyuruyor!

İstanbul Bilgi Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Çocuk – Ergen Alt – Dal Programı’nın da katkılarıyla hazırlanan yazıda, ayrıca şu uyarılar yer aldı:

Şiddet içerikli yayınları herhangi bir şekilde izlemişlerse bu olaylar hakkındaki duygu ve düşünceleri sorulmalı.

Zorlamadan konuşmaya teşvik edilmeli.

Yetişkinler çocuklarına açıklamalar yaparken soyut kavramlardan olabildiğince kaçınmalı, basit ve anlaşılır ifadeler kullanmalı.

Çocuklar olaylardan etkilendiklerini bazen sözlerle ifade etmeyebilir ve endişelerini büyüklerle paylaşmayabilirler.

Ebeveynler çocukların davranışları, oyunları ve resimlerine dikkat ederek bu olaylara nasıl anlam verdiklerini öğrenmeye çalışabilirler.

Çocuklara her zaman akıllarına gelen soruları ebeveynlerine sorabilecekleri ve endişelerini paylaşabilecekleri belirtilmeli.

Çocuklar tekrar tekrar sorular sorarlar bunlar sabırla, sakinlikle cevaplandırılmalı. Güven uyandıracak ve yaşlarına uygun cümleler kurulmalı.

Çocuklar nasıl resim yapıyor, oyunlar oynuyor dikkat edilmeli

Türk Psikologlar Derneği, “cocuklarduydu” etiketiyle duyuruyor!

Aşağıdaki belirtileri görürseniz bir çocuk ruh sağlığı uzmanından destek almaktan kaçınmayın:

Aşırı korkular (gece kabusları, anne ve babadan ayrılmada yoğun endişe vs.), uyku ve yemede bozukluk, üzgün ve endişeli ruh hali, isteksiz ve normal aktivitelere olan ilgide azalma, dikkatin bozulması ve okulda başarısızlıklar, vücutla ilgili ağrı ve endişelerin fiziksel bir sebep olmadan artması, çabuk sinirlenme ve aşırı kızgınlık, tuvalet alışkanlıklarında gerileme (alt ıslatma vs.).

Okul öncesi eğitimde polis figürü

Türk Psikologlar Derneği, “cocuklarduydu” etiketiyle duyuruyor!
çocuklar ve polis diyaloğu

Çocukların etraflarındaki kaygı ve gerginlik yaratan her türlü olaya karşı hassas olduklarını ve kendilerine göre yorumladıklarını belirten dernek ayrıca şu görüşlere yer verdi: “Gösteri, miting gibi toplumsal olaylarda polisin güç kullanımı ve konuda yoğun eleştirinin hedefi olması ise çocuklar için özellikle zorlayıcı olabilir.

Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar insanları iyiler – kötüler olarak keskin bir ayrım içinde algılar ve anlamlandırırlar. Bu anlam dünyasında ebeveyn, öğretmen, polis gibi otorite figürleri gele olarak iyi, doğru ve çocuğu koruyacak olan figürler olarak belirir.

Bu imajın zedelenmesi çocuklarda genel olarak bir güvensizlik hissi, kendisinin de sert bir şekilde cezalandırılacağı korkusu yaratabilir. Çocuklar okul çağıyla birlikte iyi ve kötü ayrımını biraz daha bütünleştirebilir ve daha gerçekçi düşünebilirler. Yaşanan olaylarla ilgili çocuklarınızı dikkatle takip etmek ve çocukların sorularını cevaplarken yorumlarımızı yaşlarına uygun bir düzeyde tutmak, samimi ama sakinleştirici açıklamalar yapmaya çalışmak önemli.”


Çocuklar bizim çocuklarımız değil, bizim aracılığımızla doğdular