Cadı kazanı olan Musul’da Türkiye’nin B ve C planı

ABD Musul harekatını başlatırken bir tarafta Irak merkezi yönetimi başbakanı Haydar İbadi, diğer bir yanda ise Türk hükumeti… Peki Musul’da Türkiye’nin B ve C planı nedir?

Cadı kazanı olan Musul'da Türkiye'nin B ve C planı

Cadı kazanı olan Musul’da Türkiye’nin B ve C planı var mı?

ABD’nin yapmak istediği Musul operasyonları başladı ve başta Irak merkezi yönetimi, Mesut Barzani’nin peşmerge güçleri, birçok Avrupa devletinin istihbarat sağladığı operasyon hareketlendi…

Musul’a yapılan bu operasyona Türkiye aktif bir şekilde katılmak istemesine rağmen, koalisyon güçleri; daha doğrusu ABD ve Irak merkezi yönetimi buna karşı çıktı.


Son günlerde yaşanan Irak Başbakanı Haydar İbadi ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yapılan restleşme de Türkiye’nin Musul operasyonunda oyun dışı kalacağını gösteriyordu.

Irak Başbakanı İbadi, 2014 yılında dönemin başbakanı Davutoğlu’ndan Başika’ya Türk askerinin yerleşmesini isterken neden şimdi Musul’da Türk askerini görmek istemiyor?

Bu karar İbadi’nin kendi resmi kararı mıdır? Hayır! ABD, yine borusunu Irak’ta da öttürmeye devam ediyor! İbadi’ye suflörlük yapan ABD, kendi kararlarını Irak yönetimine uygulatmaya çalışıyor.

Türk hükümeti bu bölgede kendini bölgesel bir güç olarak düşünüyor; ancak ABD’nin olduğu bir Ortadoğu coğrafyasında bunu hakim kılmak söz konusu değil. Bugün Musul’da da bunu görmekteyiz.

İbadi’yi bu kadar cesaretlendiren de ABD’nin, Irak yönetimi üzerindeki gücüdür!

Dün Körfez Savaşı sırasında Turgut Özal, “Bir koyup üç alacağız” diyordu, bugün de bugünün iktidarı aynı düşüncede; ama koşullar öyle olmuyor işte!..

ABD, bölgede bir Türk gücünden hoşnut olmayacağını gösterdi. Şimdi de hükumetimiz burada olmak için can atıyor, askeri gücümüz olmasa da daha önce Türk askerinin eğitmiş olduğu güçler de burada operasyona katılıyor.

ibadiu417hcbgaka5iondxtw1eg

Şii – Sünni çatışması endişesi neden kaynaklanıyor?

Biliyoruz ki Ortadoğu coğrafyası, mezhep çatışmalarının yaşandığı bir bölge. Irak da bu yerlerden biri…

İktidar ve Cumhurbaşkanı, Musul’daki operasyona Şii milislerin katılmaması gerektiğini belirttiler. Bunun nedeni Musul’daki sivil halkın Sünni olması nedeni ile Musul merkezine girecek olan Şii milislerin bölgede bir Şii – Sünni çatışması doğuracağı düşüncesi…

Tuhaf olan şu ki, Şii milislerin Musul’da Sünni halk üzerinde etkin olacağının korkusunu yaşayan hükümet, buraya yani Musul’a Sünni güçleri göndermekten çekinmiyor!

2015 yılında Türk askeri tarafından Başika kampında eğitilen 3 bin kişilik güç Sünni’lerden oluşmaktadır…

Bir taraftan o bölgede Şii milisleri istemeyeceksiniz ama bir yandan da eğittiğiniz Sünni kuvvetlerin orada konuşlanmasını önünü açacaksınız!

Tuhaf olan da bu!..

Hükümet, Musul’da kendilerine rol verilmediği takdirde B ve C planlarının devreye gireceğini belirtiyor…

Türkiye’ye burada bir görev verilir mi?


2012 yılından itibaren Suriye’ye girmeye çalışan Türkiye’ye Suriye için ne zaman vize verildi? 2016 yılında, yani 4 yıl sonra. Türkiye, bırakın “masada, Musul’da bulunma”yı Başika kampını muhafaza etmesi kafidir…

ABD’nin bu noktadaki tavrının net olduğu kesin!

O yüzden Türkiye’nin A planı, Musul’a girmekti. B ve C planı ne olabilir?

Bunu ifade etmeden şunu belirtmek gerekir: Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin “Gitmediğim mahalle yok. Hemen hemen her gün Gaziantep’te mahallelerini geziyorum. Benim şehrimde IŞİD mahallesi yoktur.” demişti.

Bu söyleminden kısa bir süre sonra Gaziantep’te IŞİD’in hücre evine yapılan baskında canlı bomba kendini patlatmış 3 polisimiz şehit olmuştu.

Fatma Şahin bunu bilmeyebilir ama “IŞİD’in Türkiye’ye 2012 yılından itibaren nasıl yerleşip örgütlendiğini, burada çöreklendiğini” AKP iktidarına ve MİT’e sormalı. Cevap verilir mi veya verilebilir mi bilinmez!..

O yüzden daha burnunun ucunu göremeyen Türkiye’den nasıl bir A planı beklenebilir?!..

Musul konusunda A planı olmadı; B ve C planına geçelim…

Uğur Mumcu şöyle diyor: “Türkiye’nin hiçbir zaman C planı olmadı; daima A. B. D. planları devreye sokuldu”.

Cadı kazanına dönen, enerji kaynaklarının uluslararası güçler tarafından en üst seviyede önem kazandığı bir Musul’da da Türkiye’nin ancak “ABD” planı olabilir!

Musul’u DEAŞ’tan kurtarma operasyonu: Cepheden ilk kareler

Erdoğan’dan Irak Başbakanı’na: Sen benim seviyemde kalitemde değilsin

Ekonomi Türk halkına öpücük veriyor!

Aşuresine izin verilmeyen Aleviler…


Devlet Bahçeli AKP Genel Başkanı olsun! 


Erdal Kişioğlu
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…