Faize haram diyen Diyanet’in yıllık faiz gelirini biliyor musunuz?

Diyanet İşleri Başkanlığı yine mizahi bir konu ile diğer bir deyişle Aziz Nesin vari bir haberle karşı karşıya… Faize haram diye fetva veren Diyanet’in 2015 yılı gelir kalemleri içerisinde 197 bin 129 lira 24 kuruş faiz gelir elde ettiği ortaya çıktı! Aziz Nesin neredesin?!..

Faize haram diyen Diyanet'in yıllık faiz gelirini biliyor musunuz?

Diyanet’im ama faiz bende!

Aziz Nesin…

Türkiye’nin bir zamanına öyküleri ve yazdığı yazılarla damgasını vurmuş önemli bir edebiyatçı, yazar, entelektüel…

Türkiye’ye çok erken gelmiş, döneminin ötesinde yaşamış, ilerici bir kişilik…

Yazdıkları ile düşünceleriyle sivrilmiş biri…

Yazdığı kitapları, dün olduğu gibi bugün de canlılığını koruyor. Yıllar öncesinde söylediği şeyler bugün gerçekleşiyor, o günün Türkiye’sinde ne yaşandıysa bugün de pek farklı bir şey yok!

Aziz Nesin’in mizahi öyküleri bugün de gerçek yaşamı resmediyor!

Devlet, işine geldiğinde vatandaşından, fakirinden, fukarasından vergiyi alıyor; işine gelmediğinde ise en büyük yandaşının milyonlarca dolar vergi borcunu bir kalemde siliyor!

İşine geldiğinde “üç kağıtçı” birini vatandaş sevdalısı gösteriyor; işine gelmediğinde ise kendisine muhalif iş adamlarına gözünün üstünde kaş var diyerek gönderiyor maliyecileri, basıyor milyonlarca lira cezayı…

Böyle bir Türkiye’den bir şey bekleyenin aklına şaşarım!

Aziz Nesin’in hikayelerinde de işte bu var!

Hatırlanacağı gibi Aziz Nesin’in yazdığı, aynı zamanda filme alınan müthiş bir öyküsü vardı: “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz!”. Filmde de hatta başrolü Halit Akçatepe oynamıştı…

Bizim ülkemiz tam da böyle ‘Yaşar ne yaşar ne yaşamazlık’ bir durumda…

Ülkenin din adamları aynı konuda yıllar önce başka bir şey söylerken yıllar sonra bambaşka bir şey söyleyebiliyor…

Hatta bazen verdikleri fetvanın dışına dahi çıkabiliyorlar…

“Hadi canım sende, nasıl olur böyle bir şey!” diyebilirsiniz!

Burası Türkiye, olmaz diye bir şey yok! Bizim bu ülkede siyasetin normları çerçevesinde yaşayan din adamları ve diyanetimiz var! Diyanet o yüzden bu ülkede iyi ki de var, bazen bazı şeylerin farkına varmamızı, düşünmemizi sağlıyor…

Nasıl mı?

Faiz haram mıdır?

Orta öğretimde okuyup da din dersi gören biri faizin haram mı değil mi sorusuna anında cevap bulabilir. Yani bunu din adamlarına veya diyanete sormaya gerek yoktur…

Bazıları haram olduğunu bildiği için parasını faize yatırmaz, “günah, haram” der; ancak dolar, euro alarak bir kenara koyar; kur farkını kendince yorumlayarak haramdan uzak kaldığını düşünür. Böyle bir toplumuz biz!..

Kuran’dan faizle ilgili birkaç ayet vermek gerekirse şu ayetler ortaya çıkıyor:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.”

“Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.”

“Allah faizi mahveder, oysa sadakaları bereketlendirir. Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez.”

Türkiye’de Aziz Nesin’lik hikaye çok!

Devletin resmi bir organı olan Sayıştay’ın çalışmasına göre Diyanet’in 2015 yılı gelir kalemi içerisinde 197 bin 129 lira 24 kuruş faiz var!

Gerçekten de güler misin ağlar mısın gibi veya “imam osu… cemaat sı…” gibi bir haber bu!

Diyanet böylece “Diyanet’im ama faiz de alırım” demiş oldu.

Aziz Nesin yaşamış olsaydı acaba nasıl bir kitap veya bir yazı yazardı?

Bakın bu son olmayacak, biz Diyanet’ten daha nice mizahi şeyler duyup göreceğiz!

Türkiye mizahçılar ülkesidir; eminim, bize daha nice hikayeler oluşturacaktır…

‘Diyanet’ sen ne iş yaparsın?!

Diyanet’ten Bodrum’a 30 milyon liralık dini tesis

Genç imamlar rahatsız!

Müslüman Türkiye’nin din sarmalı

PAYLAŞ
Önceki yazıCadı kazanı olan Musul’da Türkiye’nin B ve C planı
Sonraki yazıMedyatik FETÖ itirafçılarının kişilik ve ruh halleri
Kişioğlu, zıt düşüncelere sahip kişilerle tartışmayı seven ve her olaya bilimsel olarak yaklaşıp, olaylara septik yaklaşmaktan kaçınmayan biridir. Olayları derinlemesine incelemeyi ve yanlışın ortaya çıkarılıp doğruya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir üretilip bunun üzerinden felsefe yapılmasını arzulayan biridir. Etik, ahlaki ve hukuki sınırları aşmadan herkesin, her ortamda eleştirilmesi taraftarıdır. Dogmatik düşüncelerden uzak; sormayı, sorgulamayı kendisine görev edinmiş ve bunun çabası içerisindedir… Her türlü bilgi alışverişine açık; farklı görüşlerin çarpıştıkça büyüyebileceğine ve kolektif düşünsel ürünlerin ikamesinin de olabileceğine inanmakta; halk için, halk yararına olan her şeyin de yanındadır…