Nasuh Mahruki ve AKUT “Kimse yok mu?” diyor

AKUT’a 49 yıllığına irtifak hakkıyla verilen ve açılışını da bizzat Ecevit’in yaptığı 15 yıldır genel merkez olarak kullandıkları Esentepe’deki yerleşkelerinin irtifak hakkı kararının iptal edildiği bildiriliyor. Yani “size 49 yıllığına verilen bu yerden çıkmanız kararını aldık, derhal boşaltın” deniliyor.

Özellikle 17 Ağustos depreminde ve sonraki birçok afette binlerce canın hayatını kurtaran AKUT'un genel merkezi boşaltılıyor nasuh mahruki

Özellikle 17 Ağustos depreminde ve sonraki birçok afette binlerce canın hayatını kurtaran AKUT’un genel merkezi boşaltılıyor.

Arama Kurtarma Derneği (AKUT); mağara, dağ gibi ulaşılması zor olabilecek yerlerde veya doğal afetlerde kaybolanların aranması ve bu koşullarda kaza geçirenlerin kurtarılması için etkinlik gösteren, Türkiye’nin arama kurtarma konusunda ilk sivil toplum örgütü olan dernek.

Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı, “Kar Leoparı” unvanı sahibi ve Everest Dağı’na tırmanan ilk Türk olan Ali Nasuh Mahruki. Her türlü doğal afetin, kazaların zor koşulları altında, doğru kurtarma koşulları yaratarak profesyonel bir yaklaşım ile başı dertte olan her canlıya en kısa zamanda ulaşıyor.

En güvenli ilk yardım desteği ve emniyetli ortama nakillerini sağlamak için canla başla çalışan bir Sivil toplum kuruluşu olan AKUT; dürüst, güvenilir ve karşılıksız insani yardım güdüsüyle Türk halkına kesintisiz olarak daima hizmet vermektedir. Tabi ki tüm çalışmalarını böyle birkaç satıra sığdırmak mümkün değildir. 1996 yılından bu yana durup dinlenmeden Türk Milleti ve Türkiye için çalışıyor. Yani kısacası ne yapıyor: Hayat kurtarıyor, cana sahip çıkıyor.

20 yıldır cankurtaran AKUT’un eline 18.10.2016 saat 10:15’te bir tebligat geçiyor. Onursal üyesi, dönemin Başbakanı Sn Bülent Ecevit tarafından AKUT’a 49 yıllığına irtifak hakkıyla verilen ve açılışını da bizzat Ecevit’in yaptığı 15 yıldır genel merkez olarak kullandıkları Esentepe’deki yerleşkelerinin irtifak hakkı kararı iptal edildiği bildiriliyor. Yani ” size 49 yıllığına verilen bu yerden çıkmanız kararını aldık, derhal boşaltın” deniliyor.

Nasuh Mahruki - AKUT yönetim kurulu Başkanı
Nasuh Mahruki – AKUT Yönetim Kurulu Başkanı

AKUT’un boşaltılması Nasuh Mahruki’nin siyasi demeçlerine bağlanıyor

Boşaltmaları için de 15 günlük bir süre veriliyor. 28 Mart 2002 tarihinde AKUT’un taşındığı, AKUT için çok önemli olan ve her şeyini yıllardır anbean takip ettiği ve Defterdarlık yetkilileri tarafından hiçbir yasal eksiğinin olmadığı ve her şeyin yolunda gittiği her zaman söylenen genel merkez binasının bu ani boşaltılma kararı AKUT Başkanı Nasuh Mahruki’nin siyasi demeçlerine bağlanılıyor.

Akut Başkanı Nasuh Mahruki’nin sürekli olarak “benim siyasi fikirlerim beni bağlar AKUT’u değil “demeçlerini unutmamalı. Ben şahsen şuna eminim ki bu gün hükümetten her kim olursa olsun göçük altında mahsur kalsa istisnasız olarak AKUT canla başla koşacaktır. Çünkü misyonları gereği, onlar her cana değer veren bir gönüllü kitlesi. 20 yıldır halkın ” KİMSE YOK MU?” çağrısına, canını tehlikeye atma pahasına “BİZ VARIZ” diyen AKUT, şu anda bu hukuksuz karara karşı “KİMSE YOK MU?” diyor.

nasuh mahruki akut tahliye ecevit
Posta gazetesi 2002

 

Akşam gazetesi 2002
Akşam gazetesi 2002

 

Radikal 2002
Radikal 2002

 

Cumhuriyet 2002
Cumhuriyet 2002

akut ilkeleri sayfa 1akut ilkeleri 2akut ilkeleri 3

‘Nasuh Mahruki’ ile kendi dağımıza tırmanmak

‘Nasuh Mahruki: Doğa için Toplumsal Mücadele

Bir Türk Genci: ‘Nasuh Mahruki’’

1973 İstanbul doğumluyum. Çalışma ve ilgi alanlarımı sınırlamam pek mümkün değildir. Kimi zaman kalemim bana sırdaş olmuş, kimi zaman toplumun faydasına olan cümleleri dökmüş, kimi zaman da toplumun yaralarına dokunarak dile gelmiştir. Kalemi kullanırken en keyif aldığım taraf ise "sessizin sesi" olabilmektir. Yeri geldiğinde bir taşın sesi, yeri geldiğinde bir kedinin serzenişi, yeri geldiğinde konuşamayan engelli bir çocuğun dili, yeri geldiğinde ise bir saç örgüsünü dile getirebilmek en keyif aldığım şeylerden biridir. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bağımlılık ile mücadele, kadın ve çocuk istismarına karşı destek, eğitime katkı amaçlı kütüphanaler kurulması, yardımlaşma derneklerinde faaliyetler, tüketicinin her tür hakkı (sağlık, hukuk...) üzerine destek çalışmaları, kültür sanat projelerine koçluk, danışmanlık, tutuklu çocukların topluma kazandırılması amaçlı eğitim organizasyonları, kan bağısı, organ bağışı, ilik bağışı üzerine organizasyonlarda koordinatörlük, özel eğitim öğretmeni olmam sebebiyle engelli çocuklarımızın ailelerine danışmanlık, okullarda çocuklarımızın yardımlaşma güdüsünü pekiştirme amaçlı seminerler ve sayamayacağım daha pek çok alanda, neredeyse hiç durmadan yıllardır gönüllü olarak faaliyet göstermekteyim. Bu alanlarda hakkıyla faaliyet gösteren kurumların yanında bulunmanın yanısıra, mağdurların şahsen yanında istikrarla olabilmenin de güzelligini yaşayabilenlerdenim. Yönetiminde ya da genel kurulunda faaliyet gösterdiğim derneklerde doğru ekip çalışması ile "olmaz" denilenin aslında ne kadar kolaylıkla olabileceğini yaşayanlardanım. "Şunun uzmanıyım, bunun uzmanıyım" demek elbet güzel, ben direkt sahaya dalarak takım çalışmasına hızla uyum sağlayarak, iş ve zihin gücünü sergileyerek faydalı olmaktan keyif duyanlardanım. 1998 doğumlu dünya tatlısı, mutlu mu mutlu, sevimli mi sevimli, şamatacının teki olan zihinsel engelli Cansın adında bir oğulun annesiyim. Onun bana öğrettiklerinin arasında "sessizliği dinleyebilmek" en değerlilerinden biridir diyebilirim. İnsanoğlunun değer biçilemeyecek kadar değerli olan, ne kadar çok şeye sahip olduğunu unutmadan yaşamak ve bunu unutanlara da hatırlatabilmenin gururunu yıllardır şahsen yaşayanlardanım. Ailem olan İndigo'ya duyduğum sevgi, saygı ve sadakat 1 Ağustos 2011'de başladığım andan itibaren hiç bitmeden devam etmektedir. İndigo aileme ve siz okuyucularıma sonsuz sevgi, saygı ve teşekkürlerimi gönderiyorum. Ben 1 Ağustos 2011'den beri: Yazdım, yazıyorum ve yazacağım! Çocukluğumdan beri insanlık için çalışmalar: Yaptım, yapıyorum ve yapacağım! Daima huzurla kalmanız dileğimle...