Astroloji: Süper Ay dolunayı burçları nasıl etkileyecek?

Bu Süper Ay dolunayında Boğa burcu yükseliyor. Ay da Boğa burcunda. Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs Oğlak burcunda. Boğa ve Oğlak toprak burçlarının ilki ve sonuncusudur, ortak özellikleri gerçekçi ve temkinli olmasıdır.

süper ay dolunayı

Haritamızda Boğa burcunun kestiği alanda özdeğer kavramı saklıdır. Bu alanda cevaplanması gereken sorular şunlardır:

Kendime verdiğim değer ne? Sahip olduklarımı bir değere dönüştürebiliyor muyum? Bereket yaratmak için yeteneklerimi ne ölçüde kullanabiliyorum? Çıtayı düşük mü tutuyorum? Öz saygımı nasıl yükseltebilirim? Evrenin bana bahşettiği yetenekleri ne kadar takdir ediyorum? Öz değerimi geliştirmem gereken yerler nereler?

Bu soruların ardından yeteneklerimize odaklanıp, bir bilanço çıkarıp bunu destekleyecek eş zamanlılıkları kollayabiliriz. Hangi yeteneğim daha hızlı / daha çok / daha tatmin edici gelire ulaşır?

Evrenden fırsat kredisine başvuruyorsunuz. Sizden tıpkı bankaların istediği gibi yeteneklerinizin fizibiletisini çıkarmanızı isteyecektir. Bunun içine sabır ve motivasyon düzeyinizin bilgisi de dahildir.

Boğa burcu ikinci burçtur, Koç burcunun oluşturduğu ben’in ederini anlama safhasıdır.

Burada yetenek tohumları ekilir. Toprağın şaşmaz bir temposu vardır. Boğa enerjisi doğanın ritmine uyumludur, karşısındaki Akrep burcu gibi riskleri sevmez, rutini sever, durağandır. Zamansız olan, ani ve sürpriz olan hiçbir şeyden hoşlanmaz. Dolayısıyla kendi Boğa enerjinizi anlamlandırırken bu faktörleri göz ardı etmemeniz gerekir.

Astroloji: Boğa Dolunayı ve Venüs'ün el aynası

Dolunay aksına uygun olarak Gandhi’nin şu sözünü hatırlamak yerinde olur: “Dayanıklılık, psikolojik kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden doğar.”

Dolunayda Ay Boğa’da yüceldiği yerde, Venüs de Oğlak’ta kendi üçlüsünde. Kendi değerimizin farkında olarak, öz değerimizi ve buna bağlı olarak hayat felsefemizi yapılandırabiliriz.

Bu yerleşim özellikle ikili ilişkilerde bize rest çekildiğinde kendi iç tempomuza uymuyorsa bu restte kırmızı rengi görmemize rağmen cool olabilme gücümüzü gösteriyor.

Venüs yükselen derecesine üçgen açıda, sonra Neptün ve Ay düğümü sekstili ve Jüpiter karesi var. İdeallerimizi ve özdeğerimizi yapılandırırken istersek sosyal çevreden destek görebiliriz. Sosyal çevremizin etkisiyle daha hayalci bir yaklaşımda olabiliriz.

Bir başka olasılık, sosyal çevremizde umutlarımızla ilgili eski bir kırıklık gündeme gelebilir, bunu çözme imkanımız var. Güneydüğüm aynı zamanda Rigel sabit yıldızıyla paralel, bir şeylerden vazgeçmemize neden olan, kayba uğradığımız konunun içinde değerli bir bilgi var. Bunun dışında başkalarına hizmet verdiğimiz alanda uyumlu olmak adına abartılı, dengesiz hareket etme ihtimalimiz söz konusu.

Astroloji: Boğa Dolunayı ve Venüs'ün el aynası

Venüs’ün açıları oldukça dengesiz. Plüton ile kavuştuğunda, ikili ilişkilerde karşı tarafın manipülasyonuna maruz kalabiliriz ya da biz güç arzusunda olabiliriz. Burada hayat felsefemize hizmet etmeyen her şey Plüton tarafından eleniyor.

Akrep yeniayında adım attığımız ne ise içinde hırs mı tutku mu vardı, Boğa dolunayında görünür olacaktır, tabii buna uygun karşılığı da.

Kiron sekstili ile ilişkilerimizde yaralandığımız konuları anlamlandırabiliriz, Uranüs karesi ile yine bir marjinal, isyankar, yıkıcı bir yaklaşım sergileyebiliriz ya da özgür ve sıradışı olmak isteyebiliriz.

Venüs’ün son açısı dolunaya köprü kuruyor. Çabalarsak, karşımızdaki ile, eşimiz, iş ortağımız ile anlaşabiliriz.

Astroloji: Boğa Dolunayı ve Venüs'ün el aynası

Ay – Güneş karşıtlığında gizlenmek istediğimiz ve görünür olmak istediğimiz alanları dengeleyebiliriz.

Ay’a bakarsak, dolunay sonrasında açısı yok. En son açısı Plüton üçgeni. Karşı taraf olarak algıladığımız her ne ise bizden eleme yapmamızı istiyor ve bu üçgen açı ile desteğini yapmış. Merkür Yay’da, Kova’daki Mars ile olumlu açıda. Düşüncelerimizle eylemlerimiz uyumlu bir enerjide olabilir. Yay ve Kova’nın ortak özelliği özgürlüktür.

Bu dolunaydan verimli sonuç almanın sırrı şu: kendi değerimizi belirleyip  isteğimiz özgürlüğe kavuşabilmek için özümüze uygun olarak, sorumluluklarımızla eş zamanlı ilerleyebilmek.

Akrep yeniayında okuduğum Herman Hesse’in Sidarta eseri Boğa – Akrep aksındaki bu dolunaya belli ölçüde uyuyor.

Brahman’ın oğlu Sidarta aldığı disiplinli eğitim gereği kendisini fiziksel dünyadan ayrı tutar. Fakat her ne yaparsa yapsın, ruhunu doyuramaz. Eski kutsal kitaplardan birinde yazılı “Evren senin ruhundur” cümlesi aklına takılır, Nirvana’ya ulaşmayı anlamak ister. Kafasındaki sorulara yanıt alabilmek için keşişlere katılır. (Venüs 9. ev)

Astroloji: Boğa Dolunayı ve Venüs'ün el aynası
Venüs’ün el aynası

Sidarta Boğa burcunun ifade ettiği fiziksel dünyada çile çeker

O da eline Venüs’ün aynasını alır, ruhsal güzelliğe ulaşmaya çabalar. Bu süreçte Boğa burcunun ifade ettiği fiziksel dünyayı çile çekerek tamamlar. Oruç tutar, yoğun meditasyonlar yapar. Yol arkadaşı Govinda ülkede söylencesi yayılan Buda’nın peşinden gitmeye karar verir.

Sidarta öğretilere ve öğrenmelere karşı güvenini yitirdiğini söylese de arkadaşına eşlik eder, en yaşlı keşişe gitme kararlarını bildirdiğinde azar işitirler. Govinda korkar, Sidarta ise Govinda’ya “Seyret şimdi, bu ihtiyara yanında boş vakit geçirmeyip kendisinden bir şey öğrendiğimi göstereceğim” der ve tüm manevi gücünü toplayıp yaşlı adamın bakışını yakalayıp onu büyüler ve konuşamaz duruma sokar, iradesini etkisiz kılıp kendi iradesi altına alır.

Yaşlı adam büyüye teslim olup önlerinde eğilip selam verir. Govinda ile birlikte Gotama’ya gidip Buda’nın öğretisini dinlerler ve dingin ruhundan gerçekten ermiş olduğunu anlar ama yine de kendi yoluna gitmek ister. Buda’ya başkasından öğreneceği bir şey kalmadığını, keşişlerin ben’den kurtulmaya çalıştığını, ama tüm bu öğretileri, öğreticiye olan sevgisinden kendisine sahte bir ben oluşturacağını söyler ve tam bütünlüğe varabilmesi için bu kısırdöngüden çıkması gerektiğini anlar.

Ve ben’iyle, Sidarta ile tanışmak üzere yollara düşer

Bir şehre varır, şehirde bir kalabalığın izlediği çok güzel bir kadın görür. Bu kadın şehrin erkeklerinin hayran olduğu meşhur Kamala’dır. Sidarta, ilk defa gözlerini çevirmeden baktığı kadını kendisine öğretmen yapar, ondan sevme sanatını öğrenir.

Kamala ona zengin bir tüccarın yanında iş bulur. Sidarta işinde çok başarılı olur ve lüks yaşamın ifade ettiği herşeyi, şık kıyafetleri, zarif iskarpinleri, lezzetli yemekleri, para dolu keseleri, Boğa burcunun ifade ettiği tüm duyusal hazları tadar, hatta kumar, içki ve para hırsı gibi tüm dejenerasyonu yaşar. Kendi ruhundan ne kadar uzaklaştığını anlar ve sahibi olduğu her şeyi ardında bırakıp tekrar yollara düşer.

Daha önce yoluna çıkan, onu kayığıyla karşı kıyıya geçiren ormancı ile karşılaşır ve onunla birlikte yaşamaya başlar. Ormancı ile birlikte ırmağı, ormanı dinlemeyi öğrenir. Sonunda istediği huzura ve cevaplara kavuşur. Yıllar sonra yol arkadaşı Govinda karşıya geçmek için kayığına aldığında arkadaşı onu tanıyamaz.

Sidarta kendini tanıtır ve arkadaşı takip edeceği bir ermiş kalmamasından ve hala ruhunun acı çektiğinden bahseder ve Sidarta’ya bildiklerini anlatmasını ister. “Sevgiyi her şeyin başı biliyorum ben dostum Govinda, dünyanın iç yüzünü görmek, onu açıklamak, onu aşağılamak büyük düşünürlerin işidir belki. Ama benim için tek önemli şey, dünyayı sevebilmektir; onu aşağılamamak, ona ve kendime hınç ve nefret beslememek, ona, kendime ve bütün varlıklara sevgiyle, hayranlıkla ve huşuyla bakabilmektir.”

Umarım bu dolunayda herkes kendi ruhuyla, kendi değeriyle ilgili istediği cevabı bulur.

Süslü olsun gökyüzünüz.

Kaynakça: Sidarta, Herman Hesse Görsel: Jose Martin Pludo, Andrea Clare

Mars Kova burcunda Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Kasım ayı için burç yorumları

Önceki yazıAk Partili vekiller Bakan Bekir Bozdağ’a rest çekti
Sonraki yazıÖmer Hayyam ve eserleri
5 Nisan 1979 Bursa doğumluyum. Astrolojiye ilgim ortaokuldan beri popüler düzeyde vardı, ne zaman ki 2012 yılında bir arkadaşımdan astrolojik danışmanlık aldım, o zaman gökyüzünün hayatımdaki yansımasına, anlayamadıklarımı aydınlatmasına hayranlıkla tanık oldum ve eğitimini almaya karar verdim. 2012'den bu yana AstroArt Astroloji Okulu'nda Sevgili Hocam Öner Döşer'den eğitim alıp geçtiğimiz yaz başarıyla mezun oldum ve Uluslararası Profesyonel Astrologlar Derneği (APAI) üyeliğine hak kazandım. Üniversiteyi Eskişehir'de okudum. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema - Televizyon bölümü mezunuyum. Televizyon programcılığı, reklam ajansında müşteri temsilciliği, sosyal medya yöneticiliği gibi medya sektörü ağırlıklı işlerde görev aldım. Şimdi ise özgürce ve severek yaptığım astroloji danışmanlığıyla her danışmanlıkta gökyüzünün ve yeryüzünün eşzamanlılığına şahit olmanın mutluluğunu yaşıyorum. 2011 yılından beri reiki, nefes, mandala, sema, radyestezi gibi çeşitli şifa çalışmalarının atölyelerine, eğitimlerine katıldım. En çok Access'i sevdim, Access danışmanlığı da yapmaktayım. Astrolojinin rehberliğini ve Access'te soruların gücünü kullanarak hayatımda büyük farklar yarattım. Astroloji ile ilgili önemli gökyüzü olaylarını renkli bir dille yazmaya çalışacağım.