Kış depresyonunun nedenleri nedir? Tedavisi var mı?

Kış aylarında kapalı, yağışlı havalar ve ışık eksikliği kimi insanları psikolojik olarak olumsuz etkiliyor.

Kış depresyonunun nedenleri nedir? Tedavisi var mı?

Halk arasında “kış depresyonu” olarak adlandırılan bu durum, “mevsimsel affektif bozukluk” olarak da adlandırılıyor.

Depresyonun, insanın ruhsal mekanizmalarının bir işlevinin aksamasını ifade ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Cem Hızlan “Özellikle mevsim geçişleri affeksiyon işleviyle ilgili hastalıkların görülme sıklığının arttığı bir dönem. İstatistik olarak bu sıklığın arttığını net olarak gözleyebiliyoruz ama nedenleri üzerine çalışmalar ve tezler sunulmaya devam ediyor. Kış mevsimi genelde depresyonun daha yaygın görüldüğü bir mevsimken, bunun günlük ışık miktarıyla ilgili olduğu düşünülüyor” açıklamasında bulundu.


Depresyonun psikiyatri alanında bir klinik durumun adı olduğunu belirten Dr. Cem Hızlan “Genellikle insanlar tarafından günlük durum ya da ruh halinin tarifi için kullanılıyor olsa da bunun bir klinik tanı olduğunu unutmamak gerekir.

‘Affeksiyon’ (hissetme) dediğimiz, çevreye doğru duygusal tepkileri vermememizi sağlayan işlev depresyon durumunda sağlıklı çalışmaz ve çevreye ya da olan bitene karşı ortaya çıkan duygular gerektiği gibi olamaz. Depresyonda çevre ve olan bitenler yani genel anlamda ‘durum’ daha kötümser, umutsuz ve kötüymüş gibi algılanır” dedi.


Işık miktarı kış depresyonunu tetikliyor

Kış depresyonu tedavisi

Depresyonun insanın olayları doğru değerlendirememesinden değil, olayları gerektirdiğinden daha kötü hissetmesinden kaynaklandığını söyleyen Psikiyatri Uzmanı Dr. Cem Hızlan “Hissetmeyi ve değerlendirmeyi (yargılama) iki farklı işlev olarak ele almalıyız. Evde ve kapalı alanlarda vakit geçirmek kimi insanlar için sıkıcı bir durummuş gibi görünse de depresyon söz konusu olduğunda bunun ne kadar etkili bir faktör olduğunu söyleyebilecek durumda değiliz. Işık miktarının etkili olduğuna dair verilerin daha net olduğunu söylemek mümkün. Sıkıntı, mutsuzluk, bıkkınlık gibi durumsal duyguları depresyonla karıştırmamak gerekir. Bir de insanların hoşlandıkları durumlar değişiklik gösterir. Kapalı alanlarda ya da evlerde vakit geçirmenin her insan için aynı derecede sıkıcı olduğunu varsaymak için bir nedenimiz yok” açıklamasında bulundu.

Kış depresyonu tedavisinde kuzey ülkelerinde denenmiş yoğun ışık tedavisi uygulanıyor

Kışın depresyona yakalanma olasılığının büyük oranda yapısal yatkınlıkla ilgili olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Cem Hızlan çevresel faktörlerin bu durumu tetikleme potansiyelinin göz ardı edilmemesini, yine de bunun bir yatkınlık zemini üzerine gelişebileceğini belirtti.

Dr. Hızlan kış depresyonunun tedavisine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Kışın görülen depresyonun tedavisi de diğer depresyon olguları gibi yapılır. Ön planda antidepresanların kullanımı geliyor. Özellikle kuzey ülkelerinde denenmiş fototerapi (Yoğun ışık tedavisi) gibi uygulamalar kışın görülen depresyonlara özgü tedavi yaklaşımları içinde sayılabilir.”

Günlük planlamalar mevsime ve biyolojik saatlere göre yapılmalı


Kış depresyonundan korunmak için insanların farklı mevsimlerde biyolojik saatiyle birlikte fiziksel ihtiyaçlarının da değiştiğini vurgulayan Dr. Cem Hızlan “Uyku ihtiyacımız, beslenme biçimimiz, dinleme ve aktivite sürelerimiz kışın ve yazın farklılıklar gösterir. Bu değişikliklere duyarlı olmak ve saygı göstermek, günlük planımızı bu değişikliklere uygun planlamak kişileri kış depresyonundan korur” önerisinde bulundu.

‘Kış’ depresyonu nedir? Belirtileri nelerdir?


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. Amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik hiçbir oluşumun parçası değildir.