Psikolojik tedaviler yarım bırakılmamalı!

Bireysel sorunların aşılmasında çok önemli rol üstlenen psikologlar, toplumun ruh sağlığının iyileştirilmesinde büyük katkılar sağlıyor. Psikolojik tedaviler neden yarım bırakılmamalı?

Terapilerin mutlaka tamamlanması gerektiğini belirten uzmanlar, eksik ve yarım kalan tedavilerin zedeleyici olabileceğine dikkat çekiyor. Terapi sürecinin psikolog tarafından yürütülmesi ve bilgi saklanmaması gerekiyor. 10 Mayıs her yıl Psikologlar Günü olarak anılıyor. Bu özel günde psikologların karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerilerinin konuşulması amaçlanıyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikoloji Hizmetleri Genel Koordinatörü Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, psikologların toplum sağlığı açısından çok önemli görevler üstlendiklerini söyledi.


Sorun odaklı düşünme ruh sağlığını bozar

Aniden ortaya çıkan bir stres kaynağı olduğunda psikologların çözüm için ilk aranan kişiler olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, şunları söyledi:

Psikologların kaynağa ulaşması için birçok donanımları bulunmaktadır. Yeterli donanımı olan çözüme sağlam ulaşır, ulaştırır. Bireyler toplumu oluşturduklarından, toplumun ruh sağlığının iyi olması bireylerin kendi içlerinde ruhen iyi olmalarıyla bağlantılıdır. Sorun odaklı düşünme bireyin ruh sağlığını bozar. Dolayısıyla çözüm odaklı düşünmenin devreye girmesi son derece önemlidir. Kimi zaman sıkıntılar büyümeye başladığında sadece bir kişiyi değil, o ve onun çevresindeki kişileri de etkilediğinden sıkıntının giderek yayılmasıyla büyük kitleler bu durumdan etkilenebilir.

Yardım dalga dalga büyür

Psikologlar toplumda etkilenen kişileri bireysel ve/veya toplu olarak rehabilite etmek için gereken desteği uygun şekilde kullanırlar. Bireysel olarak ele alınan kişilerin duygu durumlarının toparlanmasındaki sürecin yanı sıra toplu verilen eğitimler, yaptırılan uygulamalar, grup terapi şeklinde paylaşımlar da olumsuz etkileyen sürecin sağlıklı nitelikte toparlanmasında yardımcıdır. Desteğin varlığı bilindiği nispette, çaresiz kalan ya da kendini çıkmazda hisseden yalnız olmadığını bilecek ve yardım dalga dalga büyüyecektir. Bu yüzden psikoloğun varlığı ve sürece olan hakimiyeti önemlidir.

Terapi süreci adım adım ilerlemelidir

Terapi sürecinin kademe kademe ilerlemesi gerektiğini ifade eden Burkovik, “Psikologlar ihtiyacı olana ihtiyacı olduğu kadarını vermelidir. Destek elbette verilmelidir ancak tüm bilgi ve destek bir anda ardı arkasına verildiğinde birçok şey göz ardı edilebilir. O nedenle kademe kademe süreç gitmelidir. Bazı kişiler bir anda her şeyi çözmek isterler onlara bu durumun gerçeğini anlatmak ve asıl yardımın yavaş ve sağlam olarak verildiğinde daha iyi sonuç alınacağının bilgisi verilmelidir” diye konuştu.


Eksik kalan tedavi zedeleyici olabilir

Psikoloğa güvenmenin önemli olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, terapilerin yarım bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti. Burkovik, “Bazen kişiler kendilerinin diğer kişi ya da kişilerden daha kötü olduğunu söyleyebilir ve tümüyle kendileriyle ilgilenilmesini isteyebilirler. Bu noktada psikoloğa güvenilmeli ve sürecin yönetimini ona bırakmalıdır.

Yoksa hiç kimse yardımı gerçekten alamaz. Yarım, eksik kalan bir tedavi zedeleyici olabilir. Kişilerin duyguları yoğun olduğunda realiteyi test etmeleri sağlıklı olmayabilir. Duyguların yoğunluğu mantığın kullanılmasında eksiklik oluşturur. Psikoloğa da duygusal bir yük yüklenmesi beklentilerin gerçekçiliğinde sorun yaşanmasına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, psikolojik tedavi süreciyle ilgili önemli tavsiyelerde bulundu:

Psikoloğun değerlendirmesine izin verilmelidir. Engelleyici olmayın.

Süreci psikolog yönetmeli

Psikolog ön yargısız hareket eden olduğu için sürecin yönetimi psikoloğa bırakılmalıdır. Süreci bir profesyonele bırakmak sorunu çözmenizde yardımcı olacaktır. Çözümü ararken ve çözüm için çalışılırken dürüst davranmak önemlidir. Bu nedenle karşılıklı güven atmosferinin oluşmasında açık ve dürüst olunmalıdır.

Bilgi saklanmamalı

Psikologdan bilgi saklanmamalıdır. Saklanan bilgi çözüm sürecinin çözümsüz olmasına sebep olabilir ve bu bilgiyi saklayan kadar bilgiyi saklamasını isteyen yakınların da sorumluluğu vardır. Böyle bir sürece maruz kalan danışanın tükenmesi sonucu hayatına siz son vermiş olabilirsiniz. Buna sebep olmamak için bırakınız yaşantısını psikoloğu ile tüm özeliyle paylaşsın.

Kirler halının altına süpürülmeli!


Uzman Klinik Psikolog Yıldız Burkovik, “İhtiyaç duyulmasına rağmen psikoloğun desteğini almamak, temizlik yapılırken halının altına kirleri saklamak gibidir. Saklanan her şey birden döküldüğünde, var olan durum daha da kötü hale gelebilir. Gerektiğinde fırtına kopacakken durdurmayı bilmek,limanda neler yapacağını kavramak ve kendisini fırtınaya götüren yolu bulmak, bir daha aynı yoldan gitmemek ya da giderken fark ederek dönmek için yol göstericiye ihtiyaç vardır. Bazen biryol bazen de farklı yollar aslında psikolog ile birlikte keşfedilir” diye konuştu.

Pozitif psikoloji nedir? Aile sorunlarının çözümünde pozitif psikoloji


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.