Burun ameliyatı tekniği değişti: Tampon yerine sütür

Burun ameliyatı tekniği değişti: Tampon yerine sütür kullanılarak hasta aynı gün evine yürüyerek dönebiliyor. Burundan hemen nefes alabiliyor. Yüzünde morarma, şişme ve tahriş olmuyor.

Burun ameliyatı tekniği değişti: Korkulan tampon yerine sütür kullanılıyor
Burun ameliyatı tekniği değişti: Tampon yerine sütür

Her iki kişiden biri burun kemiği eğriliği, burun eti büyüklüğü ya da sinüzit gibi sorunlar nedeniyle burnundan rahat nefes alamıyor.

Burun ameliyatında tampon korkusu sona eriyor

Tedavi için gereken ameliyattan ise tampon korkusu nedeniyle kaçılıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi KBB Hastalıkları, Baş ve Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Selim Pata, son yıllarda estetik ihtiyaçlarda olduğu gibi fizyolojik sorunlarda da burun ameliyatlarının tamponsuz yapılabildiğini söylüyor…


Nefes almayı engelleyen buruna bağlı fizyolojik sorunlar yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra, uyku apnesinden kalp büyümesine kadar farklı problemlere neden olabiliyor. Bu hastaların zaman kaybedilmeden tedavi edilmesi gerekiyor. Ancak, burun ameliyatları sonrasında, hem dokuların kaynamasını kolaylaştırmak, hem de kanamanın önüne geçmek amacıyla bugüne kadar kullanılan tamponlar korku yaratabiliyor.

Hatta sırf bu nedenle ameliyat olmaktan kaçan hastalar oluyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi KBB Hastalıkları, Baş ve Boyun Cerrahisi ABD Başkanı Prof. Dr. Yavuz Selim Pata, bu noktada yaşanan en önemli ilerlemenin ise ameliyattan sonra tampon kullanılmaması olduğunu belirtiyor.


Burun ameliyatı tekniği değişti: Tampon yerine sütür

Son yıllarda burun ameliyatlarında kullanılan tampon yerini, sütür tekniğinin alması hastalara konfor sağlıyor. Her yaştan kişiye rahatlıkla günübirlik cerrahi ile uygulanabilen yöntem, özellikle ileri yaş grubundakiler için önem taşıyor.

Prof. Dr. Yavuz Selim Pata, tampon kullanmamanın hastaya kazanımlarını şöyle anlatıyor;

  • İşlemden yaklaşık 5-6 saat sonra yürüyerek evine dönebiliyor.
  • Ameliyattan çıktığı andan itibaren kolaylıkla burnundan nefes alabiliyor.
  • Burnundan nefes alabildiğinden boğazında tahriş görülmüyor.
  • Kulaklarında ya da yutkunmasında bir problem olmuyor.
  • Kolaylıkla yemek yiyebiliyor.
  • Yüzünde morarma şişme, gözlerinde tahriş ve ağrı yaşanmıyor.
  • Gece çok daha rahat uyuyabiliyor.
  • Ertesi gün, günlük hayatına başlayabiliyor.

Hastalar “Ben gerçekten ameliyat oldum mu?” diye soruyor.

Tamponsuz uygulamaya geçildikten sonra hastaların ameliyat kararını daha kolay alabildiklerini paylaşan Prof. Dr. Yavuz Selim Pata şu bilgileri paylaştı:

“Önceleri olası sıkıntılardan dolayı hastaların ameliyat ihtiyacına rağmen ikna olması zor olabiliyordu. Üstelik daha önceki deneyimleri dinlemiş ya da okumuş olmaları da durumu daha güçleştiriyordu. Bu nedenle, tamponsuz burun ameliyatı yapmaya başladığımız ilk zamanlarda ameliyat sonrasında, hasta yakınları dahi işlemin yapıldığına inanamıyorlardı. İlerleyen zaman içinde rahatlıktan haberdar olan hastalarımız ameliyat olmayı kendileri istemeye başladı.”


Bu ameliyat için hekim deneyiminin de çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz Selim Pata, “İşlemin, lazer, radyofrekans ya da cerrahiyle yapılması çok şey değiştirmiyor. Önemli olan tekniğin doğru uygulanabilmesidir” diyor.

Burun ameliyatı hakkında en çok merak edilenler


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.