Mustafa Ceceli ve Sinem Gedik’ten peş peşe açıklamalar

Türkiye gündemine oturan Mustafa Ceceli, Sinem Gedik ve İntizar haberlerine ilişkin bugün Mustafa Ceceli ve daha sonra Sinem Gedik avukatları aracılığıyla arka arkaya açıklama yaptı.

Mustafa Ceceli ve Sinem Gedik'ten peş peşe açıklamalar

Mustafa Ceceli’nin eski eşi Sinem Gedik ile İntizar’ın ilişkisi olduğuna dair görüntüler mahkeme dosyasına konulmuş, ardından da internette dolaşıma sokulmuştu.

Eleştirilerin hedefinde olan Mustafa Ceceli, sessizliğini sosyal medya hesabında bozmuş ve ‘ben yapmadım’ demişti. Ceceli’den dakikalar sonra Sinem Gedik’in avukatı Eda Salman Bayraktar da açıklama yayınladı…

Sinem Gedik’in avukatının yaptığı açıklama:

Kamuoyunun Dikkatine,

Müvekkilim Sinem Gedik’e karşı, eski eşi Mustafa Ceceli tarafından açılan “velayetin değiştirilmesi” davasında, dosyaya Mustafa Ceceli vekili tarafından sunulan, hukuka aykırı delil niteliği taşıyan, edinilme şekli itibariyle suç teşkil eden bir takım görüntüler, davadan iki gün sonra basın yayın organlarına servis edilmek suretiyle yayınlanmaya başlamıştır.

Öncelikle bilinmesini isteriz ki, müvekkilin eski eşi tarafından müvekkile dava öncesinde velayete dair herhangi bir talep iletilmemiş, velayet hususu taraflar arasında bir kez dahi gündeme gelmeden, doğrudan dava konusu edilmiştir. Söz konusu velayet davası, yayın yasağı dahi talep edilmeksizin, kamuya açık şekilde açılmıştır. Söz konusu davaya ilişkin yayın yasağı, tarafımızca istenmiştir.

Velayet davalarının amacı “çocuğun menfaatinin, manevi bütünlüğünün korunması, sağlıklı gelişiminin temini” iken, ortak çocuğun korunması gereken tüm bu değerlerini, asıl bu kötü niyetli dava yok saymış; ortak çocuğun menfaatleri söz konusu davanın açılmasıyla kendiliğinden zarara uğramıştır.

Ortak çocuğu travmaya uğratacağı kesin olan delillerin dava dosyasına koyulması, “çocuğun duygusal istismarıdır. Çocuğun dahil olmadığı, özel ve mahrem alandaki tercihler ve yaşantı, görüş, anlayış ve inanış farklarına göre kabul edilebilir veya eleştirilebilir olsa da, bunun velayet hakkının iyi veya kötü kullanıldığı konusunda belirleyici olması hukuken ve vicdanen mümkün değildir.

Çocuğunun duygusal yönden istismarına bilerek sebep olan kişinin velayeti hak edip etmediği ise artık yüce Türk yargısının ve toplumumuzun takdirindedir.

Velayet davasına sunulan görüntülerle ve iddialarla ilgili, “boşanmadan önce var olduğu, ortak çocuğun yanında olduğu, bunların bizzat çocuktan öğrenildiği, görüntülerin gizlice değil ihbar maili ile elde edildiği iddiaları tamamen gerçek dışı olup, toplumun tepkisini azaltmaya yöneliktir.

Bu asılsız iddialara destek olmak üzere teşekkül halinde nasıl hukuka aykırı delil yaratıldığı, bu amaca ortak çocuğun ne şekilde alet edildiği, bu planlı hareketin kimlerle bağlantılı olarak nasıl kurgulandığı, yargılanmanın gizliliğine riayet gereği, ilgili dosyalarda tek tek delilleriyle ortaya koyulacaktır.

“Görüntüleri paylaşmaya devam edenlere hukuki süreç başlatacağız”

Gerek velayet davası kapsamındaki kurguyu, gerekse işlenmiş ve işlenmekte olan suçları ve hukuka aykırılıkları planlayan, onlara sebep olan, basın yayın kuruluşları ve bir kısım gazeteciler de dahil olmak üzere suça bilerek ya da bilmeyerek alet olan kişilere, hatta görüntüleri paylaşmaya devam eden her bireye karşı açacağımız hukuki ve cezai davalar silsilesi kapsamında tüm hazırlıklarımızı başlattığımızı belirtmek isteriz.

Ayrıca, günlerdir özellikle ABD’den yükleme ve paylaşım yapılarak devam eden, mahrem içerikli görüntülerin internette ve sosyal medya mecralarında yayılmasına yönelik ‘örgütlü saldırı’ hareketine karşı, ekip olarak etkin şekilde tarama, takip ve olumsuz içerik kaldırma işlemlerini aralıksız gerçekleştirmekle; söz konusu örgütlü harekete karşı ayrıca ilgili savcılığa kapsamlı şekilde suç duyurusu hazırlığı yapmaktayız.

İçeriklerin yayılmasını engelleme konusunda katkı sağlamak isteyen herkesin; söz konusu içerikleri, gördükleri mecralarda şikayet etme seçeneğini kullanarak bildirmelerini, bu haksızlıkla hep birlikte mücadele etmeyi özellikle istirham ve arzu ederiz.

Yaşanan olaylar karşısında, şiddetin en ağır hallerinden birini yaşamakta olan müvekkilin mağduriyetine hassasiyet gösteren, destek ve el veren güzel yüreklere sonsuz teşekkür; yayın yasağına ve mahremiyete saygı göstermeksizin suça ortak olan basın yayın kuruluşları ve sosyal medya hesap sahiplerine esefle… Av. Eda Salman Bayraktar

Mustafa Ceceli’nin açıklaması ise şöyleydi:

mustafa ceceli açıklama intizar sinem gedik dava

“Kişilerin yönelimleri asla benim meselem olmadı, olamaz da. Beni ilgilendiren tek mesele küçücük evladımın psikolojik gelişimi ve travmalarıdır. Bu nedenle 3 Temmuz’da, içinde bulunduğum şok edici duruma rağmen en sağlıklı çözüm yolu olarak yargıya başvurdum ve velayet davası açtım.

Söz konusu ilişki bir boşanma travmasının ürünü değildir. Boşanmadan önce başlamıştır ve bugüne kadar süregelmektedir. Çocuğumun yaşadığı travmaların ortaya çıkmasıyla dava konusu olan şey çocuğun bulunduğu ortamlarda onun ruhsal durumunu bozan davranışlardır. Çocuğumun da bu davranışlara maruz bırakıldığı ilgili görüntüler dava dosyasında yer almaktadır.

Empatiden yoksun hakaret, eleştiri ve iftiraların hiçbiri çocuğumun bizzat bana anlattıklarından ve yaşadıklarından önemli değildir.

“Hiç kimsenin evine girmedim, kamera yerleştirmedim”

Hiçkimsenin evine girmedim, hiçkimsenin evine kamera yerleştirmedim. Dava dosyasındaki görüntüler benim elime, kimliği belli olmayan kişilerin mail atması ile geçmiştir. Dolayısı ile tarafımca asla bir gizli çekim söz konusu değildir. Kanıtlar arasında kimliği belli kişilerce “Çocuğunuzu kurtarın” başlığı altında ihbar mailleri de bulunmaktadır. Tek düşüncesi evladı olan bir baba olarak ise görüntüleri basına sızdıracak son kişiyim. Çocuğumun annesinin de bulunduğu görüntüleri kamuya sızdıranlarla da hukuk önünde hesaplaşacağımın bilinmesini istiyorum..

Dava dosyasının şahitlerini telefonla arayarak tehdit edenler ya da rüşvet teklif edenler; küçücük bir çocuğun gerçek mağduriyetini hiçe sayarak mağduru oynayanlardır. Bu konuda herkes hukuk önünde hesap verecektir. Çocuğumun bulunduğu ev ya da ortamda yaşananlar, cinsel yönetim duyarlılığıyla görmezden gelinecek şeyler değildir. Bir çocuğun gözünün önünde onun dengesini ve psikolojik gelişimini zedeleyecek davranışta bulunan kişilerle ilgili; tek bir açıdan bakılarak yaratılan mağdur algısını ve konuyu “cinsel yönetim” düzleminde basitleştiren “algı yönetimini” bir kenara bırakarak, çocuğun yaşadıkları ve babanın ruh halini de düşünerek konunun değerlendirilmesini kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.

Kimseye zarar vermek gibi bir düşüncem yok, tek derdi evladı olan bir babayım. Söz konusu evladı olunca sadece “onu” düşünecek her baba gibi!”

Şule Çet cinayetinde katil zanlılarının ifadesi ortaya çıktı