Ana Sayfa Kadın Meme kanserinin verdiği önemli sinyaller neler?

Meme kanserinin verdiği önemli sinyaller neler?

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Tedavideki büyük gelişmeler sayesinde erken tanı konulduğunda meme kanserinde tam şifa sağlanabiliyor.

Meme kanserinin verdiği önemli sinyaller neler?

Meme kanserinin verdiği önemli sinyaller neler?

Meme kanseri hiç kuşkusuz hemen her kadının korkulu rüyası. Ancak birçok kadın eline bir kitle geleceği kaygısıyla kendi kendini elle muayeneden ve mamografi yaptırmaktan kaçınıyor. Oysa günümüzde gelişmiş ülkelerde yaşamları boyunca her 8 kadından birinde gelişen meme kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor.

Öyle ki erken tanı, tümörün daha başlangıç evresindeyken cerrahi yöntemle çıkarılabilmesine imkan sağlıyor. Erken evrede yakalanan tümörlerin pek çoğunda kemoterapi vermek gerekmeyebiliyor, hastalar radyoterapi gibi lokal tedaviler ve daha az yan etkisi olan antihormon tedavilerle şifa bulabiliyor.

Bu nedenle her kadının 20 yaşından itibaren ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması ve memede değişiklik fark ettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması çok önemli. Peki hangi belirtiler meme kanserine işaret ediyor?

Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran meme kanserinin 6 önemli sinyalini anlattı, önemli bilgiler verdi.


Hastaların en sık başvurdukları şikayet ‘ele gelen bir kitle’ oluyor. Kitle çoğunlukla ağrısız, el altında kayan ve kenarları düzensiz bir özellik sergiliyor. Bazen de dokunmaya hassas ve göğüs duvarına yapışık sert bir yapı hissedilebiliyor. Memede ele gelen her kitle kötü huylu tümör değil kuşkusuz.

Adet dönemi öncesinde, doğurganlık çağındaki pek çok kadının memesinde ele gelen kitleler görülebiliyor ve bunlar çoğu zaman fibroadenom ile fibrokistik hastalık gibi selim meme hastalıkları oluyor.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran ancak kitlenin adet dönemi sonrasında küçülmeden aynı şekilde kalması veya kısa süre içinde büyüme göstermesi durumunda mutlaka bir doktora başvurmak gerektiğinin altını çizerek, “Bazen de memedeki kitle fark edilmeyen bir boyutta oluyor ve koltuk altında lenf nodu daha önce ele gelebiliyor. Bu tablo da meme kanserine işaret edebiliyor” diyor.

Meme başından akıntı

Bazı hormonal değişiklik durumlarında meme ucundan süte benzer akıntı gelebiliyor. Ancak kırmızı kahverengi bir akıntı oluyorsa, bu “papillom” grubu adı verilen bir çeşit meme tümöründen kaynaklanabiliyor. Bu durumda mutlaka bir doktora başvurmak gerekiyor.

Memede şekil değişikliği, asimetri

İki memenin simetrisinin bozulması veya herhangi bir şekil değişikliği saptandığı takdirde doktora başvurmak büyük önem taşıyor. Meme derisinde herhangi bir değişiklik, ciltte kalınlaşma da doktora başvurmanızı gerektiriyor.


Meme başında içe doğru çekilme

Meme ucunun içe doğru çekilmesi, çökmesi de meme kanseri habercisi olabiliyor.

Meme başında yara, soyulma, pullanma

Meme başında kırmızı pembe yara, soyulma, pullanma gibi değişimler meme kanserinin sinyali olabiliyor.

Memede şişlik, kızarıklık ve ağrı

Ağrılı, şiş, pembe ve kızarık bir meme, meme kanserinin iltihaplı şeklinin göstergesi olabiliyor. Ancak bu durum özellikle emziren annelerde emzirmeye bağlı olarak “mastit” adı verilen meme iltihabına bağlı da görülebiliyor. Bu durumlarda hastanın doktora muayene olup gerekli görüntülemelerle takip edilmesi ve ihtiyaç halinde hızlıca biyopsi yapılması çok önemli.

20 yaşından sonra elle muayene:

Elle muayene meme kanserinin ileri evrelere ulaşmadan fark edilmesine yardımcı oluyor. Dolayısıyla erken tanı için her kadının kendi memesini 20 yaşından sonra ayda bir kez, tercihen banyoda, adet döneminden 1 hafta kadar sonra (memedeki şişkinlik ve hassasiyet azaldıktan sonra) muayene etmesi çok önemli.

40 yaşından sonra mamografi: 

Elle muayenenin bir klinisyen tarafından yapılması ve yıllık mamografi çekimlerine başlanılması öneriliyor. 40 yaş üzeri kadınlarda herhangi bir şikayet olmasa bile 1 ya da 2 yılda bir yapılan mamografilerle meme kanseri erken saptanabiliyor. Mamografiyle elde edilen bilgiler yeterli gelmezse ek olarak ultrasonografi yöntemine başvuruluyor. Güçlü aile öyküsü olan ya da meme kanserine eğilim yapan genetik bozuklukları taşıyan kadınlarda daha erken yaşlarda ve farklı yöntemler kullanarak da tarama yapılabiliyor.

Meme kanserinden korunmak için 5 öneri

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.