Kolon kanseri taraması, hastalığı erken yakalamanın yanında kansere dönüşebilecek polipleri önceden çıkararak önlemenin de en etkili yolu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kolorektal kanser dünyada en sık görülen üçüncü kanser; 2022’de 1,9 milyon yeni vaka ve 900 binden fazla ölüme yol açtı ve kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor.

Eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine artık 40’lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde de daha sık rastlanıyor; obezite, hareketsizlik ve işlenmiş gıdalardan zengin beslenme bu artışla ilişkilendiriliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, “Bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopide saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir” diyor.
Türkiye’de kolon kanseri taraması nasıl yapılıyor?
Sönmez şöyle anlatıyor: “Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikâyet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek hayat kurtarır.” Sağlıklı beslenme, düzenli hareket, ideal kiloyu korumak ve sigara ile alkolden uzak durmak da riski azaltmanın temel taşları. Taramanın neden belirti beklenmeden yapılması gerektiği için kolon polipleri kansere dönüşür mü yazımıza da göz atabilirsiniz.
Kolon kanserinin çoğu polip olarak başlıyor
İlerleyen yaş, aile öyküsü, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis), inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve radyasyona maruz kalmak değiştirilemeyen risk faktörleri arasında. Değiştirilebilen riskler ise obezite, hareketsizlik, kırmızı ve işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ve alkol. Sönmez’e göre kolon kanserlerinin büyük çoğunluğu polip olarak başlayan iyi huylu lezyonlardan gelişiyor; bu nedenle poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması kanseri önleyebiliyor.
Ailede öykü varsa tarama daha erken başlamalı
Birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser olanlarda risk genel nüfusa göre yaklaşık 2-4 kat artıyor; akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede birden fazla kişide görülmesi riski daha da yükseltiyor. Sönmez, “Bu kişilerin kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce, hangisi daha erkense, başlaması gerekir. Bulgulara göre genellikle 5 yılda bir izlenirler. Şüpheli belirti varsa yaş beklenmeden değerlendirme yapılır” diyor.
Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin
Sönmez’in sıraladığı en sık belirtiler şunlar:
- Dışkılama alışkanlığında yeni başlayan ya da kalıcı değişiklik (ishal, kabızlık)
- Dışkıda kan ya da makattan kanama
- Nedeni açıklanamayan demir eksikliği anemisi
- Karın ağrısı ve şişkinlik
- Açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik
Özellikle 40 yaş üstünde ya da aile öyküsü olanlarda bu belirtiler “basit bir sorun” sayılmadan hekime başvurmayı gerektiriyor. Belirtilerin ayrıntısı için kolon kanseri belirtileri yazımızı da okuyabilirsiniz.
Erken evrede tam şifa mümkün
Sönmez’e göre erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam iyileşme mümkün ve tedavinin omurgasını genellikle cerrahi oluşturuyor. Patolojiye ve evreye göre, özellikle lenf nodu tutulumu varsa kemoterapi planlanıyor. Bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda immünoterapi, uygun hastalarda ise kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı oluyor.
Kolon kanseri taraması hakkında sık sorulan sorular
Kolon kanseri taraması kaç yaşında başlar?
Prof. Dr. Özlem Sönmez’e göre Türkiye’de ulusal program 50-70 yaş arası; ailede öykü olanlarda 40 yaşında ya da en erken tanı yaşından 10 yıl önce başlanıyor.
Kolonoskopi kanseri önler mi?
Kolonoskopide saptanan polipler kansere dönüşmeden çıkarılabildiği için kanser gelişimi önlenebiliyor.
Hangi belirtiler kolon kanserini düşündürür?
Dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkıda kan, açıklanamayan demir eksikliği, karın ağrısı, kilo kaybı ve halsizlik.
Görüş: Prof. Dr. Özlem Sönmez, Tıbbi Onkoloji Uzmanı, Acıbadem Maslak Hastanesi
Kaynaklar