Alzheimer sadece unutkanlık demek değil!

Yaşam kalitesi ve süresini önemli ölçüde düşüren hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alan Alzheimer, dünyada 50 milyona yakın kişide görülüyor. 2050 yılında bu sayının 110 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.

Alzheimer sadece unutkanlık demek değil!

Unutkanlığın sosyal yaşama yansıyarak sorumlulukları yerine getiremez hale gelmesi, en önemli Alzheimer belirtisi olarak karşımıza çıkıyor. Alzheimer hastalarının bakımını üstlenen yakınları ise tüm bu zorlukları en az onlar kadar çekmekle kalmıyor, yoğun stres ve sorumluluk dolayısıyla depresyon ve Alzheimer riskiyle de karşı karşıya kalıyor.

Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Türker Şahiner, Alzheimer hastalığı hakkında bilgi verdi ve Alzheimer hastalarının bakımını üstlenen kişilere depresyondan ve bu hastalıktan korunmak için önemli tavsiyelerde bulundu.


Alzheimer’ı sadece unutkanlık olarak algılamayın

Toplumda yaygın bir düşünce olarak Alzheimer sadece unutkanlık olarak algılanmaktadır. Oysa beynin yeteneklerini yitirmesi demektir. Alzheimer bir yangın gibi düşünülürse bu yetenek kaybı, kıvılcımın ilk başladığı yerdir. Bazen duygusal belleğin hasarı olabilir, bazen görsel belleğin hasarı olabilir, bazen uzayda konumlanma yani adres bulma yetisi kaybolabilir, bazense konuşma ya da yazma yetileri kaybolabilir.

Hasar, beynin her noktasından başlayabilmektedir. Ancak Alzheimer’ın en sevdiği bölge yakın bellek merkezi olan hipokampustur. Hipokampus, ilk kez öğrenilen bilgilerin tekrar edilmeden önce atıldığı yakın, geçici hafıza bölümüdür. Bu merkeze atılan bilgiler tekrar edilirse kalıcı hafızaya aktarılır, tekrar edilmez ise belli bir süre sonra yeni bilgiler eklendikçe yakın bellek merkezinden silinir. Bu merkez hasar gördüğünde kalıcı belleğe atılmak istenen bilgiler de kullanılamaz. Bilgiler tekrarlandığında ise ilk kez öğrenilmiş hissi yaratmaktadır.

Beyin sağlınız için uykunuzdan ödün vermeyin

Uyku kalitesi bozulduğunda beyin hücreleri erken ölmektedir. Kronik uykusuzluk çekenlerin Alzheimer riskleri çok yüksektir. Uykusuzluk depresyonla birleştiğinde ise bu risk kat kat artmaktadır. Alzheimer’ın oluşma sebebi beyinde biriken amiloid beta adındaki proteinlerdir. Amiloid beta, beynin öğrenmesi için gerekli bir protein olmasına rağmen beynin proteini işledikten sonra yeniden parçalayıp kullanıma hazır hale getirmesi gerekmektedir.


Bu işlemse uyku sırasında gerçekleşir. Yeterince uyumayan kişilerin beyninde amiloid beta birikimi artar. Bu nedenle az uyuyan kişilerin Alzheimer riskleri yüksektir. Ancak bu durum; “çok uyumak Alzheimer’a iyi geliyor” demek değildir. Bu proteinin birikimi beyin MR çekimlerinde de görülebilmekte ve böylece kişilerin gelecekteki Alzheimer riskleri de tahmin edilebilmektedir. Alzheimer hastalığına karşı şu an üzerinde çalışılan aşılar bu amiloid beta kalıntılarını temizlemeyi amaçlamaktadır.

Stres, sorumluluklar ve uykusuzluk Alzheimer’ı tetikliyor

Tüm bu süreçlerde Alzheimer hastalarının en yakınları stres yaşamaktadır. Bu stres nedeniyle Alzheimer veya depresyon gibi hastalıklara yakalananların oranı da yüksektir. Bu nedenle geçmişte Alzheimer’ın bulaşıcı olduğu dahi düşünülmüştür.

Alzheimer hastalarının sürekli evde kalmaması önerilmektedir. Yürüyüş yapmak ve hava almak Alzheimer hastaları için birçok ilaçtan daha etkilidir. Ancak bunu gerçekleştirmek bakımını üstlenen kişiler için zor olmaktadır.


Bütün bunları yapamamak, tüm yükün bakım verenin üzerine kalması ve buna bir de gece uykusuzlukları eklendiğinde bakıcının Alzheimer’a yakalanma riski oldukça artmaktadır. Uzmanların Alzheimer’dan korunmak adına ‘yapılmaması gerekenler’ olarak sıraladığı tüm faktörleri hasta yakınları gerçekleştirmiş olmaktadır.

Alzheimer’dan korumak ve korunmak için 9 öneri

  • Yakınınızın ilk teşhisi aldığı evreden itibaren psikiyatrik olarak sağlığınız kendiniz ve hastanız için çok daha önem kazanır.
  • Bu bakımı profesyonel olarak düşünün. Profesyonel rehabilitasyon kurumları olan gündüz bakım evlerinde hastalara yönelik sosyal rehabilitasyonlar hastaya olduğu kadar ailelerine önemli yarar ve faydaları vardır.
  • Sosyal yaşam da hastanın yaşam kalitesi ve motivasyonu açısından çok önemlidir.
  • Kendinize ayıracağınız zamanın aslında gelecekte hastanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırım olduğunu unutmayın.
  • Uyku kalitenizi artırın.
  • Zihinsel ve fiziksel aktivite depresyondan uzak durmak adına çok önemlidir.
  • Tansiyon ve kan şekerinizi iyi yönetin. Tansiyon ve kan şekeri bozuk olanlar daha hızlı demansa yani bunamaya gitmektedir.
  • Büyük sorumluluklar neticesinde hasta yakınının gireceği tükenmişlik sendromu sadece kendisini değil hastayı da olumsuz etkileyecektir.
  • İnternet üzerinde bulunan BEYNEX gibi ücretsiz programlarla hem hastanızın gelişimini hem de kendinizde Alzheimer gelişme riskini takip edin. Bu programların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Hastaneye sık sık gelip bellek testi yaptırmak zor ve maliyeti yüksek bir işlemdir. Ancak hastalığın gelişip gelişmediğinin de takip edilmesi gerektiğinden evden kolayca kullanılabilecek bu tür bir uygulama konfor sağlamaktadır.

Alzheimer beyinde 25 yıl öncesinde başlıyor!


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.