Diyarbakır Anneleri IN – Cumartesi Anneleri OUT

Devleti yönetenlerin görevi çocukları kaçırılan aileleri parti binalarının önüne oturtmak değil, kaçırılan çocukları terör örgütünün elinden alıp, çocukları ailelerine teslim etmektir.

Diyarbakır Anneleri IN - Cumartesi Anneleri OUT

Gündem Diyarbakır Anneleri…

Son günlerde Cumhur İttifakı ve destekçilerinin, “benim de içinde olduğum” zillet ittifakı ve destekçilerine en büyük eleştirileri “Diyarbakır anneleri hakkında neden bir şey söylemiyorsunuz?” şeklinde oluyor. Devamında da eleştirilerini sıralıyorlar;

“Hayvan hakları için yürüdünüz,
çocuklar için yürüdünüz,
kadın için yürüdünüz,
ağaçlar kesilmesin diye yürüdünüz,
adalet için yürüdünüz,
şimdi neden sesiniz çıkmıyor?”

Aslında şu zillet olmayan ittifakın destekçilerinin eleştirilerine baktığımızda, biz “zillet” ittifakı destekçileri ne kadar da güzel ve evrensel şeyler için mücadele etmişiz.

Bizde zillet olmayan ittifakın destekçilerine birkaç soru soralım;

Pekala ey zillet olmayan ittifakın mensupları! 17 yıl boyunca siz ne yaptınız?
Hadi geçtim ağacı hayvanı falan, siz 17 yıl boyunca neyi eleştirebildiniz?
Hangi doğrunun yanında durabildiniz?

Mesela bir kaç örnek vereyim;

  • Türk askerinin başına çuval geçirilirken neredeydiniz?
  • Habur’dan teröristler davul zurna eşliğinde Türkiye’ye giriş yaparken neredeydiniz?
  • PKK’lı gizli tanıkların ifadeleriyle Türk askerleri tutuklanırken neredeydiniz?
  • APO’nun mektupları Diyarbakır meydanında okunurken, PKK’lı şarkıcı Şivan Perver’le dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan aynı meydanda şarkılar söylerken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genel Kurmay Başkanı hapse atılırken sizler neredeydiniz?

Gelelim Diyarbakır’da eylem yapan annelere…

Eylem yapan annelerin haberlerini okuduğumda bana garip gelen konu, çocukları 4-5 yıl önce terör örgütü tarafından kaçırılan annelerin eylem yapmak için bunca yıl beklemeleri oldu. Bir de şu var tabi, eylemin yapılması gereken yer HDP binasının önü müdür?

Hz. Ömer’e atfedilen bir söz vardır; “Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa koyunu, Gelir de adl-i İlahi sorar Ömer’den onu”

Evet, Hz. Ömer’inde dediği gibi Dicle kenarında bir koyun bile kaybolsa sorumlusu devleti yönetenlerdir. Ancak görüldüğü üzere bizde durumlar hiç de öyle değil.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Aileler tam doğru adresin önünde bekliyor” diyor ve devam ediyor; “Bir siyasi partinin PKK terör örgütüne adam alma merkezi olarak değerlendirildiğini bütün Diyarbakır biliyor, Doğu ve Güney Doğu’da yaşayan tüm vatandaşlarımız da biliyor” diyor.

Bir siyasi partinin PKK’ya adam alma merkezi olarak değerlendirildiğini tüm Diyarbakır, Doğu ve Güney Doğudaki vatandaşlarımız biliyor da bunu bilen hiç bir Cumhuriyet Savcımız yok mu?

O parti, iddia edildiği gibi terör örgütlerine adam topluyor ise HDP binası önüne aileleri oturtmak çözüm değildir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin savcıları, İçişleri Bakanı’nın sözlerini ihbar kabul edip konuyu araştırmalı ve İçişleri Bakanının iddiaları doğru ise o parti hakkında gerekli işlem neyse yapmalıdır.

Devleti yönetenlerin görevi çocukları kaçırılan aileleri parti binalarının önüne oturtmak değil, kaçırılan çocukları terör örgütünün elinden alıp, çocukları ailelerine teslim etmektir.

AKP’li Bülent Turan’dan Bülent Arınç’a HDP’li Ahmet Türk tepkisi

1980 yılında İstanbul'da doğdu , Sakarya Üniversitesi Tarih, Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve yine aynı üniversitede Uluslararası İlişkiler bölümlerini Onur belgesiyle bitirmiş, Ahmet Yesevi Üniversitesi Ekonomi Fakültesinde Siyaset Bilimi alanındaki master eğitimini yine Onur belgesiyle tamamlamıştır. Sadık Çalışkan ayrıca ;Selçuk Üniversitesi'nden Finansal Yönetim Uzmanlığı, Yeditepe Üniversitesi'nden Finansal Danışmanlık, IMF (Uluslararası Para Fonu)'den Finansal Piyasa Analizi alanlarında eğitimler almıştır.Bir dönem yerel siyasetçilere danışmanlık yapmış olan Sadık ÇALIŞKAN halen özel bir finans kurumunda çalışmaktadır.