Ana Sayfa Çocuk Spina bifida hastalığı nedir? Folik asit eksikliği sebep oluyor!

Spina bifida hastalığı nedir? Folik asit eksikliği sebep oluyor!

Her bin bebekten 3’ünde bu sorun görülüyor! İlk 36 saat çok önemli! Uzmanlar uyarıyor: Spina Bifida hastalığında en sık görülen neden folik asit eksikliği!

Spina bifida hastalığı nedir folik asit eksikliği

Spina bifida hastalığı nedir? Folik asit eksikliği sebep oluyor!

Ülkemizde her yıl 1 milyon 200 bin doğumun gerçekleşiyor ve her bin bebekten 3’ü spina bifida sorunu ile dünyaya geliyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 3 bin 600 bebeğin dünyaya geldiğini belirten Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Memet Özek, spina bifidanın hidrosefaliden böbrek kaybına kadar birçok soruna neden olabileceğini belirterek, zamanında ve doğru tedavinin çok önemli kazanımlar sağlayacağına dikkat çekiyor.

Bebeğin kağıt gibi düz olan omuriliği hamileliğin birinci ayının sonunda yavaş yavaş kendi üstüne katlanıp tüp şeklini alıyor. İşlem yarıda kalır ve omurilik kapanamazsa, halk arasında “Ayrık veya açık omurga” olarak bilinen spina bifida oluşuyor.

Hamileliğin ilk dördüncü haftasının sonunda oluşan bu anomalide bebeğin omuriliği ve buradan çıkan sinirlerin bir kısmı vücut dışında açık olarak ya da bir kese içinde yer alıyor.

Spina bifida; beyinde sıvı toplanması (hidrosefali), kifoz (kamburluk), kısmi felç, ayaklarda yürümeyi önleyecek boyutta anomaliler, böbrek kaybına yol açabilen mesane problemleri, idrar ve büyük tuvaletini kaçırma, cinsel fonksiyon bozuklukları gibi yaşamsal öneme sahip problemlere yol açabiliyor.

Spina bifida tümüyle önlenemese de, riski minimum düzeye indirmek mümkün olabiliyor. Prof. Dr. Memet Özek, ülkemizde spina bifida oluşumunun en sık görülen nedeninin anne adayında yetersiz folik asit olduğuna dikkat çekerek;


“Bebeğin omuriliğinin hamileliğin ilk dördüncü haftasının sonunda tüp şeklini alma sürecinde ‘folik asit’ takviyesi son derece önemli bir rol üstlenir. Hamilelik öncesinde folik asit takviyesi riski minimum düzeye düşürebiliyor. Bu nedenle anne adayının spina bifida riskine karşı hamile kalmadan önce kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurarak en az 3 ay süreyle mutlaka folik asit takviyesi alması çok önemli. Anomali, hamileliğin birinci ayının sonunda oluştuğu için hamilelik başladığında alınan folik asit takviyesi artık yarar sağlamıyor” diyor.

Doğru tedavi hayat kurtarıyor!

Spina bifida hamilelik sırasında yapılan kan ve ultrason takibiyle saptanabiliyor. Toplumumuzda spina bifida ile doğan bebeklerin hayata tutunamayacaklarına, yaşasalar bile zihinsel olarak geri kalacaklarına dair yaygın bir inanış var.

Prof. Dr. Memet Özek, toplumdaki yaygın inanışın aksine, erken dönemde doğru tedavi ve düzenli takip sayesinde spina bifida ile doğan bebeklerin yüzde 90’ının yaşadıklarını vurgulayarak, “Bu çocukların yüzde 85’i de yürüyebiliyorlar. Ayrıca her 3 çocuktan 2’si yaşamlarını idame ettirebilmek için gereksinim duydukları tüm günlük işlerini yapabiliyorlar. Yine bu çocukların yüzde 80’i de normal bir entelektüel zekaya sahip oluyor” diyor.

İlk 36 saat müdahale edilmesi gerekiyor

Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Memet Özek spina bifidalı doğan bebeklerin doğum sonrasında ilk 36 saat içinde ameliyat edilmelerinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak;

“Bu süreçte yapılan ameliyatla spina bifidalı bebekleri gelecekte bekleyen sorunlar minimum düzeye indirilebiliyor” diyor. Ancak ameliyat başarısının spina bifidalı bebeklerin tedavisinde tek başına yeterli gelmeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Memet Özek, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bu bebeklerde omurilik sorununun yanı sıra hidrosefaliden kifoza, beyincik fıtıklaşmasından idrar tutamamaya kadar pek çok sorun görülebiliyor. Tüm bunlar hayat boyu takip edileceği için spina bifidanın tedavisi bir ekip işidir.


Bu ekipte Çocuk Beyin ve Sinir Cerrahisi, Ortopedi, Çocuk Ürolojisi, Klinik Psikolog, Çcocuk Nörolojisi ve hareket analizi uzmanı yer almaktadır. Biz hekimler uzun soluklu bu yolda hep beraber çalışarak spina bifida tanılı hasta gurubuna desteğimizi kesintisiz sürdürmeliyiz.”

Böbrekler korunabiliyor, idrar kaçırma önlenebiliyor

Spina bifida ile doğan bebeklerin yüzde 90’ında idrar yolu enfeksiyonları ve idrar kaçırma gibi üriner sistemle ilgili sorunlar gelişiyor. İdrar yolu enfeksiyonları tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliğine neden olabiliyor.

Her hastaya özel olarak belirlenen üriner sistemle ilgili tedaviler; temiz aralıklı kateterizasyon, ilaç kullanımı, mesane kası içine uygulanan botoks ve mesane büyütme ameliyatlarından oluşuyor.

Günümüzde erken dönemde tedavi, multidisipliner yaklaşım ve düzenli takip sayesinde çocuklar ileride böbrekleri korunmuş, idrar ve büyük tuvaletini kaçırma problemi olmayan, cinsel olarak aktif ve çocuk sahibi olabilen bireyler olarak yaşamlarına devam edebiliyorlar.

Kısırlık tedavisi: Çocuk sahibi olmak isteyen erkeklere 9 öneri

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.