Kadın sağlığını tehdit eden en önemli konulardan biri olan meme kanserinden korunmak, bilinçli adımlarla mümkündür. Türk Kanser Derneği, meme kanseri risk faktörleri konusunda farkındalığın artırılmasının ve erken tanı yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle her kadının düzenli olarak yapacağı kendi kendine meme muayenesi, sürecin en kritik parçasıdır.

Her yıl binlerce kadını etkileyen bu hastalıkta, değiştirilebilir riskler üzerine odaklanmak meme sağlığı için belirleyicidir. Uzmanlar, mamografi taraması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının, hastalığın seyrini değiştirebileceğine dikkat çekiyor.
📌 Öne çıkanlar: Meme kanserinden korunmak
- Her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşma riski taşıyor; ancak hastalık nadiren de olsa erkeklerde de görülebiliyor.
- Son 20 yılda dünyada meme kanseri vakaları %40 artarken, Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 bin yeni teşhis konuluyor.
- Kanserlerin %90’ı çevresel (beslenme, sigara, hareketsizlik), sadece %10’u genetik faktörlerden kaynaklanıyor.
- Sigara içen kadınlarda meme kanseri riski, içmeyenlere göre yaklaşık %20 daha fazladır.
- Erken evrede yakalanan meme kanserinde 5 yıllık sağ kalım oranı %90’ın üzerindedir.
- Korunmanın temel adımları: Risk faktörlerini bilmek, düzenli tarama ve sağlıklı yaşam tarzını benimsemektir.
- Meme kanseri sadece 40 yaş üstü hastalığı değildir; her 5 hastadan 1’i 40 yaşın altındadır.
Kanser vakaları artıyor: Türkiye’de durum ne?
Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, meme kanserinin kadınlarda en yaygın görülen kanser türü olduğunu hatırlatarak güncel verileri paylaştı. Dünya genelinde son 20 yılda vakaların %40 oranında arttığı bildirilirken, Türkiye’de her yıl ortalama 25 bin kadına meme kanseri teşhisi konuluyor.
Hastalık genellikle ileri yaşla ilişkilendirilse de veriler, her 5 hastadan 1’inin 40 yaşın altında olduğunu gösteriyor. Bu durum, meme kanseri risk faktörleri konusunun genç yaşlarda da dikkate alınması gerektiğini kanıtlıyor. Ayrıca her 100 kadına karşılık 1 erkekte de meme kanseri görülebildiği unutulmamalıdır.
🛑 Değiştirilebilir ve değiştirilemez riskler
Meme kanserinden korunmak için risk faktörlerini iki ana grupta incelemek gerekir:
- Değiştirilemeyen Riskler: Genetik miras, yaş, ailede meme kanseri öyküsü, ilk adet yaşı (erken) ve menopoz yaşı (geç) gibi biyolojik faktörler.
- Değiştirilebilen Riskler: Doğum yapma yaşı, emzirme süresi, doğum kontrol hapı kullanımı, hormon tedavileri, beslenme, alkol ve sigara kullanımı.
Polat, “Riskleri bilmek korunmanın ilk adımıdır” diyerek, yaşam tarzı üzerindeki kontrolün riski önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.
🔍 Erken tanı hayat kurtarır: Taramalar ihmal edilmemeli
Kanserle mücadelede en güçlü silah erken tanıdır. Erken evrede yakalanan vakalarda 5 yıllık sağ kalım oranı %90’ın üzerindedir. Bu başarı oranını yakalamak için üç saç ayağı bulunur:
- Her ay düzenli kendi kendine meme muayenesi yapmak.
- Yıllık doktor kontrollerini aksatmamak.
- Yaşa uygun olarak ultrason ve mamografi taramalarını yaptırmak.
🥦 Beslenme ve meme kanseri: Akdeniz diyeti koruyucu mu?
Bilimsel verilere göre kanserlerin %90’ı çevresel faktörlerden kaynaklanıyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları devreye giriyor. Meme kanserinden korunmak için yapılan çalışmalarda “Akdeniz Diyeti” öne çıkıyor. Zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıllar ve balık ağırlıklı bu beslenme modelinin, içerdiği yüksek antioksidanlar ve sağlıklı yağ asitleri (Omega-3) sayesinde kanser riskini düşürebileceği belirtiliyor.
Özellikle işlenmiş et ürünleri, aşırı şeker tüketimi ve yüksek glisemik indeksli gıdalar, vücutta inflamasyonu (yangı) artırarak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Ayrıca alkol tüketiminin sınırlandırılması da meme kanseri risk faktörleri yönetiminde kritik bir rol oynar.
🧬 Genetik testler ve BRCA mutasyonları
Meme kanserlerinin %10’luk kısmı kalıtsal nedenlere dayanır. Ailesinde (anne, kız kardeş, teyze gibi birinci derece yakınlarında) genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri görülen bireylerde BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları araştırılabilir. Bu genlerdeki bozulmalar, kişinin yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskini %80’lere kadar çıkarabilir.
Genetik testler, kişinin risk profilini belirleyerek daha sıkı bir takip programına (örneğin daha erken yaşta tarama veya MR kullanımı) alınmasını sağlar. Bu nedenle aile öyküsü olanların bir tıbbi genetik uzmanına danışması, erken tanı şansını artırır.
Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır?
Hiçbir maliyeti olmayan ve evde kolayca uygulanabilen kendi kendine meme muayenesi, memedeki değişikliklerin fark edilmesi için en etkili yöntemdir. Uzmanlar, 20 yaşından itibaren her kadının adet bitiminden sonraki 5-7. günlerde (meme dokusunun en yumuşak olduğu dönem) bu muayeneyi yapmasını önerir.
- Gözle Kontrol: Ayna karşısında her iki meme arasında asimetri, ciltte çekilme, portakal kabuğu görünümü veya meme ucunda çökme olup olmadığı incelenir.
- Elle Kontrol: Yatarak veya duşta, parmak uçlarıyla dairesel hareketlerle meme dokusu ve koltuk altı taranarak ele gelen bir kitle olup olmadığı kontrol edilir.
Unutulmamalıdır ki ele gelen her kitle kanser değildir, ancak her değişiklik hekim tarafından değerlendirilmelidir.
📸 Mamografi mi, ultrason mu?
Görüntüleme yöntemleri yaşa ve meme yapısına göre farklılık gösterir. Meme kanserinden korunmak ve tarama stratejileri şöyledir:
- 40 Yaş Altı: Genellikle meme dokusu yoğun olduğu için mamografinin duyarlılığı düşüktür. Bu yaş grubunda ilk tercih Ultrasonografidir.
- 40 Yaş Üstü: Standart tarama yöntemi Mamografidir. Mamografi, kitle henüz ele gelmeden çok küçük kireçlenmeleri (mikrokalsifikasyon) tespit edebilir.
Bazı durumlarda, yoğun meme yapısına sahip kadınlarda mamografi ve ultrason birlikte kullanılarak erken tanı hassasiyeti artırılır.
Evreleme sistemi: 0’dan 4’e yolculuk
Meme kanseri tanısı konduğunda tedavi planı “evre”ye göre belirlenir:
- Evre 0 (DCIS): Kanser hücreleri sadece süt kanallarının içindedir, çevreye yayılmamıştır. %100’e yakın tedavi şansı vardır.
- Evre 1 ve 2: Tümör boyutu küçüktür ve lenf bezlerine yayılım sınırlıdır. Erken evre kabul edilir.
- Evre 3: Lokal ileri evredir. Tümör büyümüş veya lenf bezlerine yayılım artmıştır.
- Evre 4: Kanser, meme dışındaki organlara (kemik, akciğer, karaciğer vb.) sıçramıştır (metastaz).
Düzenli taramaların amacı, hastalığı Evre 0 veya 1’de yakalayarak en hafif tedavilerle iyileşmeyi sağlamaktır. Bu nedenle meme kanseri risk faktörleri bilincine sahip olmak hayat kurtarıcıdır.
🔎 En çok merak edilenler
Meme kanseri ağrı yapar mı?
Genellikle hayır. Meme kanseri erken evrelerde ağrısız bir kitle ile kendini gösterir. Ağrı daha çok hormonal değişimler veya kistlerle ilişkilidir.
Erkekler de meme kanseri olur mu?
Evet. Tüm meme kanseri vakalarının %1’inden azı erkeklerde görülür. Erkeklerde meme dokusu az olduğu için kitleler daha kolay fark edilebilir.
Deodorant kullanmak kanser yapar mı?
Hayır. Yapılan bilimsel çalışmalarda deodorant veya antiperspirant kullanımının meme kanseri riskini artırdığına dair bir kanıt bulunmamıştır.
Kendi kendine meme muayenesi ne zaman yapılmalı?
Adet gören kadınlar için kanamanın bitiminden sonraki hafta en uygun zamandır. Menopozdaki kadınlar ise her ayın belirledikleri aynı gününde yapmalıdır.
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Meme kanseri şehir efsaneleri: Deodorant ve mamografi ilişkisi
Toplumda kulaktan kulağa yayılan meme kanseri şehir efsaneleri… - Meme onarımı: Doğal görünüm için rekonstrüksiyon
Meme kanseri sonrası doğal görünüm sağlayan rekonstrüksiyon yöntemleri açıklanıyor. - Dil kanseri: Belirtileri ve tedavisi
Dil kanserinin erken belirtileri ve tedavi yöntemleri aktarılıyor. - Diyabet kanseri: Tümör tetikliyor mu?
Diyabetin kanser oluşumunu tetikleyip tetiklemediği tartışılıyor. - Karpuz faydaları: Prostat kanseriyle ilişkisi
Karpuzun prostat kanseri riskine etkileri inceleniyor. - Mesane kanseri nedir, nasıl tedavi edilir?
Mesane kanserinin tanımı ve tedavi yöntemleri açıklanıyor. - Yaşlı köpekler için sağlıklı yaşlanma: Ömrü uzatan 9 öneri
Yaşlı köpeklerin sağlıklı yaşlanması için öneriler sunuluyor. - Kansere karşı hangi testler yapılmalı?
Kanserin erken teşhisi için yapılması gereken testler açıklanıyor. - Kabak çekirdeği faydaları
Kabak çekirdeğinin sağlık üzerindeki olumlu etkileri aktarılıyor. - Nar faydaları: Saymakla bitmiyor, bir tek ölüme çare yok
Narın sağlık açısından faydaları ve sınırları açıklanıyor. - Yargıtay’dan emsal kanser ilacı kararı: Sağlığa erişim engellenemez
Yargıtay’ın kanser ilacı erişimiyle ilgili emsal kararı aktarılıyor. - Mastit nedir? Mastit olduğunuzu nasıl anlarsınız?
Mastit hastalığının belirtileri ve tanı yöntemleri açıklanıyor. - Menopoz dönemi hakkında doğru sanılan 10 hatalı bilgi
Menopoz dönemiyle ilgili yaygın yanlış inanışlar düzeltiliyor. - Olumsuz rutinlerinizi nasıl değiştirebilirsiniz?
Sağlıksız alışkanlıkların nasıl değiştirilebileceği üzerine öneriler sunuluyor. - Jinekolojik kanserler hakkında doğru bilinen 6 yanlış
Jinekolojik kanserlerle ilgili yaygın yanlış inanışlar düzeltiliyor. - LED ampul: Mavi ışık gözlerde hasar yaratıyor mu?
LED ampullerin yaydığı mavi ışığın göz sağlığına etkileri tartışılıyor. - Uçuş yapanlar için sağlık riskleri
Sık uçuş yapanların karşılaşabileceği sağlık riskleri açıklanıyor. - Miyomlar: Ne zaman alınmalı, ne zaman tehlikeli?
Miyomların alınması gereken durumlar ve riskleri aktarılıyor. - Tüp bebek: Doğru bilinen yanlışlar
Tüp bebek tedavisiyle ilgili yaygın yanlış inanışlar düzeltiliyor. - Kanserden korunmak için 9 öneri
Kanserden korunmaya yardımcı olabilecek öneriler sunuluyor. - Bu kanserleri önlemek mümkün mü?
Bazı kanser türlerinin önlenebilirliği üzerine bilgiler veriliyor. - Kalpten kimse ölmeyecek
Kalp sağlığına yönelik umut verici gelişmeler aktarılıyor.
🔗 Kaynaklar:
- Türk Kanser Derneği
- Breast Cancer Prevention and Early Detection – American Cancer Society
- Breast Cancer Risk Factors – CDC (Centers for Disease Control and Prevention)


