“Tükenmişlik sendromu” terimini duymuşsunuzdur. Bu kavram Türk televizyon tarihinde adını sıklıkla duyduğumuz “Muhteşem Yüzyıl” dizisi ile ilgili dönemde oldukça popüler oldu. Dizide Hürrem karakterini canlandıran Meryem Uzerli, dizinin de kendisinin de en popüler olduğu bir dönemde ani bir kararla tükenmişlik sendromu yaşadığını belirterek diziden ayrılma kararı almış ve dizinin takipçilerinde şok etkisi yaratmıştı. 2025 yılında ise özellikle iş dünyası, benzer durumda çalışanlar ile sıkça karşılaşmaya başladı ve bu “sessiz çatlama” olarak adlandırıldı. Bu durum verimsizliğe, motivasyon kaybına ve istifaya giden bir yol olarak görülüyor.
Raporlar ve profesyoneller sessiz çatlamayı nasıl tanımlıyor?
- ResumeBuilder: “Sessiz çatlama”, kişinin tükenmişlik veya stres sonucu hissettiği derin memnuniyetsizlikle birlikte işten kopması, üretkenliğinin düşmesi ve işi bırakma isteğinin artması olarak tanımlanıyor.
- TalentLMS: “Tükenmişlikten farklı olarak, sessiz çatlama her zaman yorgunlukla kendini göstermez. Sessiz istifadan farklı olarak performans ölçümlerine hemen yansımaz. Ancak en az onun kadar tehlikelidir.”
- EY Amerika Bölgesi Sağlık ve İyi Yaşam Direktörü Frank Giampietro: Sessiz çatlama ile sessiz istifayı “aynı madalyonun iki yüzü” olarak tanımlıyor: “Her ikisi de iş yerindeki tükenmişliğe verilen tepkilerdir. Üzerine gidilmezse hem çalışan hem de kurum açısından ciddi kayıplara yol açabilir.”
Sadece uluslararası raporlar ve profesyoneller değil, Türkiye’den de benzer görüşler yer alıyor.
- Stratejik Yönetim Danışmanı Canan Duman: “Son yıllarda iş dünyasında en çok duyduğum cümle şu: Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Evet, gerçekten değil. Ama bu değişim sadece iş modellerinde, ofis düzeninde ya da dijitalleşmede değil; en derin yerlerde, duygularda yaşanıyor. Örneğin insanlar artık işten ayrılmadan işten çıkıyor. Buna sessiz uyuma sendromu diyoruz” diyor.
Şirketler neyi gözden kaçırıyor?
Globalleşme, teknolojik gelişmeler ve olumsuz ekonomik göstergeler sebebiyle şirketler hayatta kalabilmek ve faaliyetlerinin devamlılığını sağlayabilmek için sert bir rekabet içerisine girdi. Bu rekabet içinde amaç; en az maliyetle ürün veya hizmeti daha çok satabilmek.
Şirketler bu amaç için çetin bir rekabet halindeyken elindeki en önemli kaynaklardan biri de insan. Ancak; globalleşen ve değişen dünyada şirketler için önemli kaynaklardan olan insan artık bir “kaynak” değil. Çünkü diğer kaynaklardan farklı olarak duyguları var. Şirketlerin verebilecekleri maddi karşılık ile sadece tatmin olmaları günümüz koşullarında mümkün değil.
İş dünyasına giren ve girmekte olan yeni jenerasyonun beklentileri farklı. Nüfus yaşlanırken ve beklentileri değişen iş dünyasının yeni profesyonellerine uygun bir kurum kültürü inşa etmek zorunlu.
Çalışanların beklentileri neler?
- Dikkate alınmak.
- Kurum için değerli olduğunu hissetmek.
- Eşit ve adil bir organizasyon içinde yer almak.
- Kendisine somut hedefler verilmesi, buna göre performansa tabi tutulmak ve geribildirim almak.
- Takdir görmek.
- Sadece operasyonel işlerin değil, büyük resmin bir parçası olmak.
- Şirketlerinin özel anlarını hatırlaması ve tanıklık etmesi.
- Şirketlerini bir yaşam alanı olarak görmek istemeleri.
- Yeni nesil çalışma sistemlerine entegre olmak.
Çalışanlar beklentilerine karşılık alamazsa neler oluyor?
Çalışanların artık maddi anlamda iş dünyasından beklentileri minimum seviyeye indi. Gerek ülkemizde gerekse globaldeki ekonomik koşullar bu beklentinin sınırlı olmasının en önemli etkeni. Ancak organizasyonun içinde ne kadar başarılı ve performans sonuçları iyi olan çalışanlar olsa da manevi beklentilerine karşılık alamadıklarında bir süre sonra kopuş başladığını görüyoruz. Kopuşun başladığı ve istifa ile sonlanan bu süreç, sessiz çatlama ve verimsiz bir zaman dilimini ifade ediyor.
Sessiz çatlamanın göstergeleri
- Yorum ve yaratıcı fikirlerden kaçınma.
- Operasyonel işlerde kalma.
- Sorgulayıcı ve araştırmacı bakış açısını bırakma.
- Motivasyonun düşmesi.
- Şirket içinde yalnız zaman geçirmek ve sosyalleşmeden uzaklaşmak.
Şirketleri bekleyen tehlike
Siz hiç yaralı bir atın, at yarışlarında yarış kazanabildiğini gördünüz mu? Ya da sakat bir futbolcunun sahada iyi bir mücadele çıkarabileceğini? Sessiz çatlama süreci içinde olan çalışanı, sakat bir futbolcuya ya da yaralı bir ata benzetebiliriz.
Nüfusun yaşlanması sebebiyle eski jenerasyon çalışanların istihdam piyasasından çekilmesi ve yeni jenerasyonun iş dünyasından beklentilerinin değişmesi sebebiyle “eskisini yenisi ile değiştir” devri de kapandı. Nitelikli istihdam ve insan kaynağını verimli kullanabilmek oldukça zor.
Sonuç olarak
Artık yeni jenerasyonu elde tutmak ve onları motive etmek isteyen şirketler kurumsal bir check-up yapıp, kültürlerini günümüz iş dünyasının ve insan kaynağının gerçekliklerine göre dizayn etmeli. Bunu başarabilen organizasyonlar uzun vadeli ve istikrarlı bir var olma savaşı verebilir.
🔗 Kaynaklar:
- Quiet Cracking: The Hidden Crisis Silently Reshaping Work – TalentLMS
- Çalışanların Yeni Krizi Sessiz Çatlama Nedir? – Eleman.net
- 1 in 5 workers are ‘quiet cracking’ – LinkedIn
🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:
- Sessiz çatlama nedir? Sessiz istifadan farkı
İş dünyasında yeni bir kriz olarak tanımlanan sessiz çatlama sendromunun sessiz istifa ile olan benzerlikleri ve temel farkları. - Hikikomori nedir? Belirtileri ve nedenleri
Sosyal hayattan tamamen kopuşu ifade eden hikikomori sendromunun modern iş yaşamı ve psikoloji üzerindeki etkileri. - Zihinsel yük nedir?
Çalışanların omuzlarındaki görünmez sorumlulukların tükenmişlik sendromunu nasıl tetiklediğine dair detaylı bir analiz. - Sessiz istifa yaygınlaşıyor: Çalışma hayatının kodları değişiyor
Kariyer hırslarının yerini dengeye bıraktığı sessiz istifa akımının kurumsal yapılar üzerindeki sarsıcı etkisi. - Çalışanları sessiz tatil başkaldırısına iten nedir?
İş yerinde fiziksel olarak bulunup zihnen tatilde olma halinin arkasındaki motivasyon kaybı ve çözüm yolları. - Sessizce işten çıkarılmış olabilirsiniz
Şirketlerin çalışanları istifaya zorlamak için uyguladığı pasif-agresif yöntemler ve sessiz işten çıkarma süreci. - Sessiz istifa nedir?
Sadece görev tanımında kalıp fazlasını yapmama eylemi olan sessiz istifanın iş dünyasındaki tarihsel gelişimi. - Küresel ruh sağlığı krizi: İş hayatında tükenmişlik ve stres
Dünya genelinde artan iş stresi ve ruh sağlığı sorunlarının kurumsal verimliliğe olan küresel maliyeti. - Beyaz yakalının gizli pandemisi: Tükenmişlik sendromu
Kurumsal profesyoneller arasında hızla yayılan tükenmişliğin nedenleri ve modern yaşamın getirdiği baskılar. - İşyerinde tükenmişlik sendromu: Sahte mi gerçek mi?
Tükenmişlik kavramının bilimsel temelleri, tanısı ve bu duruma dair yaygın yanlış inanışların sorgulanması. - Tükenmişlik sendromu ve depresyon
Tükenmişlik belirtilerinin klinik depresyonla olan kesişim noktaları ve aralarındaki kritik farklar. - Tükenmişlik sendromu önlenebilir mi?
Stres yönetimi ve kişisel sınırlar yardımıyla tükenmişlik sürecini durdurmak için uygulanabilecek pratik yöntemler. - Tükenmişlik sendromu: İşte biz o gün tükeneceğiz
Toplumsal ve bireysel tükenmişliğin felsefi boyutuna dair edebi ve psikolojik bir perspektif. - Tükenmişlik sendromu
Genel bir bakışla tükenmişlik sürecinin evreleri ve kişinin sosyal yaşamına yansıyan sonuçları. - Tükenmişlik sendromu belirtileri
Fiziksel, duygusal ve zihinsel boyutta kendini gösteren en temel tükenmişlik işaretleri rehberi.
| 🎯 Sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı fırsatımızı keşfedin. İndigo Dergisi’nde tanıtım yazısı yayınlatın; asla silinmeyen/süresiz içeriklerle markanızı yüz binlerce okura ulaştırın. | 👉 Reklam paketlerini incele |




