Ana Sayfa Dünya Kıyamet Saati 2026: İnsanlık gece yarısına 85 saniye kaldı!

Kıyamet Saati 2026: İnsanlık gece yarısına 85 saniye kaldı!

İnsanlığın kendi yarattığı teknolojiler ve ekolojik tahribat nedeniyle yok oluşa ne kadar yakın olduğunu simgeleyen Kıyamet Saati 2026 güncellemesiyle tarihindeki en tehlikeli noktaya ulaştı. ABD Atom Bilimcileri Bülteni (Bulletin of the Atomic Scientists), saatin yelkovanını gece yarısına (sembolik kıyamet vakti) sadece 85 saniye kalaya ayarlayarak küresel bir acil durum ilanı yaptı. Bu kritik ilerleme, 2025 yılındaki 89 saniyelik seviyeden 4 saniye daha ileriye gidildiğini ve diplomasinin giderek işlevsizleştiğini gösteriyor.

2026 yılında gece yarısına 85 saniye kalayı gösteren Kıyamet Saati ve küresel tehditleri simgeleyen illüstrasyon.

Atom Bilimcileri Bülteni Başkanı Alexandra Bell, 2026 yılındaki bu rekor seviyenin arkasında nükleer silah kontrol anlaşmalarının çöküşü, denetimsiz yapay zekâ entegrasyonu ve iklim krizindeki geri dönülemez eşiklerin yattığını vurguladı.

📌 Öne çıkanlar:

  • Kıyamet Saati, tarihinde ilk kez gece yarısına 85 saniye kalaya ayarlandı.
  • Nükleer silah kontrolünün son kalesi olan New START anlaşmasının 2026’da sona ermesi ana tehditlerden biri.
  • Yapay zekânın askeri komuta sistemlerine denetimsiz dahil edilmesi “hata payını” kritik seviyeye taşıdı.
  • 2025’in tarihin en sıcak yılı olması, ekolojik çöküşü varoluşsal bir risk haline getirdi.
  • Bülten, küresel liderlere “sıfır toplamlı rekabeti” bırakma ve acil işbirliği çağrısında bulundu.

☢️ Nükleer kontrolün sonu: New START anlaşması ve 2026 kritik eşiği

2026 yılı, küresel nükleer güvenlik mimarisi için tam bir çöküş yılı olarak nitelendiriliyor. ABD ve Rusya arasındaki nükleer silahları sınırlayan son anlaşma olan New START’ın 5 Şubat 2026’da süresinin dolacak olması, saatin ileri alınmasındaki en büyük etkenlerden biri oldu. Uzmanlar, bu tarihten sonra nükleer cephanelikleri denetleyecek hiçbir uluslararası mekanizma kalmayacağını ve bunun kontrolsüz bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyeceğini belirtiyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla tırmanan nükleer söylemler, bu hukuki boşlukla birleştiğinde nükleer savaş riski Soğuk Savaş döneminden bile daha yüksek bir seviyeye ulaşıyor.

🤖 Yapay zekâ ve otonom silahlar: Denetimsiz teknoloji kıyameti tetikler mi?

Teknolojik gelişmeler, 2026 yılında Kıyamet Saati’nin ayarlanmasında “geleneksel” tehditlerin önüne geçti. Özellikle yapay zekânın nükleer komuta ve kontrol sistemlerine entegre edilmesi, karar verme süreçlerini milisaniyelere indirerek insan denetimini devre dışı bırakma riski taşıyor. Yanlış bir alarmın veya siber saldırının yapay zekâ tarafından bir saldırı olarak algılanması, insan müdahalesi olmadan küresel bir felaketi başlatabilir. Ayrıca YZ destekli biyoteknolojik araştırmaların, kötü niyetli aktörler tarafından sentetik patojenler üretmek için kullanılabilme ihtimali, biyolojik güvenlik duvarlarını her zamankinden daha kırılgan hale getiriyor.

🌍 2025 sıcaklık rekorları ve iklim eylemsizliği: Geri dönüşü olmayan nokta

Kıyamet Saati’nin 85 saniyeye ilerlemesindeki bir diğer temel sütun, iklim krizindeki dramatik kötüleşmedir. 2025 yılı, küresel ölçekte kaydedilen en sıcak yıl olarak tarihe geçerken, sera gazı emisyonları düşmek yerine artmaya devam etti. Bilim insanları, Amazon ormanlarının karbon yutağı olma özelliğini kaybederek karbon kaynağına dönüşmesi ve kutup buzullarındaki erimenin beklenenden hızlı gerçekleşmesi gibi “devrilme noktalarına” (tipping points) çok yaklaşıldığını savunuyor. Fosil yakıt yatırımlarının küresel enerji krizleri bahanesiyle devam ettirilmesi, Paris İklim Anlaşması’nın 1.5 derece hedefinin 2026 itibarıyla pratik olarak imkansız hale gelmesine neden oldu.

🔥 Bölgesel çatışmaların küresel yansıması: Ukrayna, Orta Doğu ve Güney Asya

Bölgesel gerilimlerin “yerel” kalma ihtimali 2026 yılında tamamen ortadan kalktı. Ukrayna’daki savaşın yıpratma savaşına dönüşmesi, Orta Doğu’da İsrail-İran hattındaki doğrudan çatışma riskleri ve Güney Asya’da Hindistan-Pakistan arasındaki nükleer gerilim, küresel bir yangının kıvılcımları olarak görülüyor. Alexandra Bell, bu bölgelerdeki herhangi bir yanlış hesaplamanın, büyük güçlerin doğrudan karşı karşıya gelmesine ve domino etkisiyle dünya genelinde bir kaosa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Diplomasi kanallarının kapalı olması, kriz yönetimini imkansız kılan en büyük zayıflık olarak öne çıkıyor.

🤝 Geri sayımı durdurmak mümkün mü? Çözüm yolları

Saatin yelkovanını geri çekmek, sadece teknik düzenlemelerle değil, radikal bir küresel işbirliği ile mümkün olabilir. Bilim insanları şu üç somut adımın acilen atılması gerektiğini belirtiyor:

1. Yeni nükleer mimari

New START’ın yerini alacak, Çin’i de kapsayan çok taraflı ve denetlenebilir bir nükleer silah kontrol anlaşmasının derhal müzakere edilmesi.

2. Yapay zekâ moratoryumu

Ölümcül otonom silah sistemleri (LAWS) ve nükleer kontrol mekanizmalarında yapay zekâ kullanımı için uluslararası bağlayıcılığı olan bir “ahlaki sınır” ve denetim protokolü oluşturulması.

3. Radikal karbon kesintisi

Gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı vaatlerini yerine getirmesi ve fosil yakıtlardan çıkış takviminin “ertelemesiz” uygulanması.


ⓘ Bu içerik bilimsel verilere dayanan sembolik bir risk analizidir. Küresel güvenlik politikaları ve iklim verileri zamanla değişiklik gösterebilir.


🔍 En çok merak edilenler: Kıyamet Saati 2026

Kıyamet Saati nedir, kim tarafından ayarlanıyor?
Kıyamet Saati (Doomsday Clock), Bulletin of the Atomic Scientists bünyesindeki bilim insanları ve Nobel ödüllü uzmanlar tarafından 1947’den bu yana her yıl güncellenen, insanlığın yok oluş riskini ölçen sembolik bir saattir.

Saatin 85 saniyeye gelmesi ne anlama geliyor?
Bu süre, saatin kurulduğu günden bu yana ulaştığı en tehlikeli noktadır. İnsanlığın varoluşsal tehditlere (nükleer savaş, iklim felaketi vb.) hiç olmadığı kadar yakın olduğunu simgeler.

Kıyamet Saati hiç geri alındı mı?
Evet. En güvenli nokta, Soğuk Savaş’ın sona erdiği 1991 yılında gece yarısına 17 dakika kaladır. Diplomasi ve silahsızlanma adımlarıyla yelkovan geri çekilebilir.

Nükleer savaş riski 2026’da neden arttı?
Ana neden, nükleer silahların sayısını sınırlayan son anlaşma olan New START’ın 2026’da sona ermesi ve büyük güçler arasındaki doğrudan diyalog kanallarının kapanmasıdır.


🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:


🔗 Kaynaklar:


 


🎯 Sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı fırsatımızı keşfedin. İndigo Dergisi’nde tanıtım yazısı yayınlatın; asla silinmeyen/süresiz içeriklerle markanızı yüz binlerce okura ulaştırın. 👉 Reklam paketlerini incele
Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 20 yıldır ilkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışan bağımsız bir medya kuruluşudur. Amacımız: Gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonumuz: Okurlarımızda sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerlerimiz: Dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın çevrimiçi yayınlarından biri olarak, iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul eder. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İndigo Dergisi ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildirgeyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya toplumsal köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, ideolojik veya politik hiçbir oluşumun parçası değildir.