Soğuklarda cilt kuruluğu ve bariyer onarımı için 10 pratik tavsiye

Kış aylarında soğuklarda cilt kuruluğu neredeyse herkesin ortak sorunu haline gelirken, doğru bir kışın cilt bakımı rutini oluşturmak deri sağlığını korumak adına kritik önem taşıyor. Düşük nem ve sert rüzgâr gibi çevresel faktörler, cilt bariyerini güçlendirmek yerine dış katmanları savunmasız bırakarak transepidermal su kaybı oranını hızla artırıyor. Bu süreçte cildin doğal nem tutma kapasitesinin azalması; sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda hassasiyet ve inflamasyon riskini de beraberinde getiriyor.

Soğuklarda cilt kuruluğu ve bariyer onarımı için uzman rehberi: 10 pratik tavsiye

Cilt sağlığının korunması için bilimsel yaklaşımların önemine değinen Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi’nden Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Aşkın, cildin bu dönemde nemini daha hızlı kaybettiğini ve bariyer onarımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aşkın’a göre, çevresel etkenlerin yanı sıra hatalı bakım alışkanlıkları da derinin üst tabakasındaki su tutma kapasitesini ciddi oranda düşürüyor.


📌 Öne çıkanlar: Kışın cilt sağlığını koruma stratejileri

  • Transepidermal su kaybı (TEWL), cildin en üst tabakasındaki nemin buharlaşmasıyla kuruluğu tetikler.
  • Sıcak duşlar ve alkol içerikli temizleyiciler cildin doğal yağ tabakasını tahrip eder.
  • Cilt bariyerini onarmak için seramid, skualan ve hyaluronik asit içerikli ürünler tercih edilmelidir.
  • Kış aylarında kar yansıması ve UVA ışınları nedeniyle güneş koruyucu kullanımı zorunludur.
  • Omega-3 takviyesi ve yeterli su tüketimi, cilt bariyerini içeriden destekleyen temel unsurlardır.

Transepidermal su kaybı (Tewl) nedir ve neden oluşur?

Dermatoloji literatüründe Transepidermal Su Kaybı (TEWL) olarak tanımlanan durum, suyun cildin dermis ve epidermis tabakalarından geçerek atmosferde buharlaşması sürecini ifade eder. Sağlıklı bir cilt bariyerinde bu süreç kontrollü bir şekilde ilerlerken, soğuk hava ve düşük nem gibi faktörler bariyer bütünlüğünü bozar. Doç. Dr. Özge Aşkın, düşük dış mekân nemiyle birlikte yüksek iç mekân ısısının bu kaybı artırdığını belirtiyor. Cilt bariyeri zayıfladığında deri, dışarıdan gelen irritanlara karşı daha açık hale gelir; bu da kaşıntı ve kızarıklık gibi semptomları beraberinde getirir. TEWL seviyesini dengede tutmak, kış aylarındaki temel bakım stratejisi olmalıdır.

Cilt bariyerini güçlendiren içerikler ve ürün seçimi

Kış aylarında kullanılan nemlendiricilerin sadece yüzeyde kalmaması, cildin lipid yapısını taklit ederek onarım sağlaması gerekir. Etiket okuma alışkanlığı bu noktada önem kazanır. Cilt bariyerini güçlendirmek için özellikle seramidler, serbest yağ asitleri ve kolesterol içeren “bariyer kremleri” tercih edilmelidir. Seramidler, deri hücrelerini bir arada tutan bir “harç” görevi görerek nemin hapsedilmesini sağlar. Ayrıca skualan ve hyaluronik asit gibi bileşenler, cildin elastikiyetini korurken nem mıknatısı işlevi görerek kuruluğu engeller. Dr. Özge Aşkın, özellikle atopik ve hassas ciltlerin bu içeriklerle desteklenmesinin kış aylarındaki savunmasızlığı azaltacağını vurguluyor.

Kışın yapılan yaygın cilt bakımı hataları

Birçok kişi, soğuk havanın etkisini kırmak için sıcak duşlara yönelse de, bu alışkanlık deri sağlığı için risk teşkil eder. Çok sıcak su, cildin koruyucu yağ tabakasını (sebum) tamamen eriterek bariyerin savunmasız kalmasına neden olur. Bunun yanı sıra, kış aylarında güneş koruyucuyu bırakmak da en sık yapılan hatalar arasındadır. UVA ışınları bulutların arasından geçebildiği gibi, karlı günlerde güneşin yansıma etkisi deride güneş hasarını ve kuruluğu derinleştirebilir. Doç. Dr. Özge Aşkın, güneş kremi miktarının yaz aylarıyla aynı tutulması gerektiğini ve “iki parmak kuralı”nın kışın da geçerli olduğunu ifade ediyor.

Klinik kuruluk (Kserozis) ve egzama arasındaki farklar

Basit bir cilt kuruluğu, tedavi edilmediğinde tıbbi bir sorun olan Kserozis (aşırı kuruluk) veya egzamaya dönüşebilir. Klinik kuruluk ilerlediğinde deride “fissür” adı verilen derin çatlaklar oluşur. Bu çatlaklar mikroorganizmalar için bir giriş kapısı oluşturarak enfeksiyon riskini artırır. Özellikle eldiven kullanan sağlık çalışanları ve temizlik personeli gibi risk grubundaki kişilerde bu durum daha sık görülür. Doç. Dr. Özge Aşkın, gerginlik hissinin hafif kızarıklık ve kaşıntıyla birleştiği durumlarda, durumun sadece estetik bir kuruluk değil, bir deri hastalığı alevlenmesi olabileceğine dikkat çekiyor.

Beslenme alışkanlıklarının cilt hidrasyonu üzerindeki rolü

Cilt sağlığı sadece dışarıdan sürülen kremlerle değil, içeriden sağlanan besin desteğiyle de doğrudan ilişkilidir. Omega-3 yağ asitleri, hücre zarlarının yapısını güçlendirerek cildin nem tutma kapasitesini stabilize eder. Yeterli su tüketimi tek başına deriyi nemlendirmese de, vücut hidrasyonu iyi olan bireylerde cilt bariyerinin daha dayanıklı olduğu gözlemlenmiştir. Aşırı kafein tüketimi ise dehidrasyon riskini artırarak kuruluğu tetikleyebilir. Dr. Özge Aşkın, omega-3 içeren besinlerle beslenmenin ve kafein-su dengesini korumanın bariyer onarımı sürecinde tamamlayıcı bir rol oynadığını belirtiyor.


🔍 Soğuk havalarda cilt sağlığı için 10 pratik tavsiye

Dermatoloji uzmanlarının önerileri doğrultusunda kış aylarını daha konforlu geçirmek için şu adımlar izlenmelidir:

  1. Ilık suyla duş alın: Duş süresini 10 dakika ile sınırlayın ve su sıcaklığını makul seviyede tutun.
  2. Sabunsuz temizleyiciler seçin: Cildi kurutmayan “syndet” formüllü yumuşak temizleyicilere yönelin.
  3. 3 dakika kuralına uyun: Duştan hemen sonra, cilt henüz nemliyken ilk 3 dakika içinde nemlendirici uygulayın.
  4. Zengin içerikler kullanın: Skualan, seramid ve hyaluronik asit içeren onarıcı formülleri tercih edin.
  5. Hava nemini dengeleyin: İç mekanlarda kuruyan havayı nemlendirici cihazlar veya su kapları ile dengeleyin.
  6. Güneşten korunmaya devam edin: UVA ışınlarının kışın da etkili olduğunu unutmayın ve SPF kullanımını ihmal etmeyin.
  7. Elleri ve dudakları unutmayın: Her yıkama sonrası elleri kremliyerek dudaklar için yoğun yapılı balm kullanın.
  8. Cildi fiziksel olarak koruyun: Rüzgârlı havalarda yüz bölgesini şal veya atkı ile örtmeye özen gösterin.
  9. Hidrasyonu içeriden destekleyin: Günlük su tüketiminizi artırın ve Omega-3 odaklı beslenin.
  10. Sert peeling uygulamalarından kaçının: Kese ve sert lif kullanımı bariyeri zayıflatabilir; bu işlemleri kışın minimuma indirin.

🔍 En çok merak edilenler: Kışın cilt bakımı

🔸 Yüz yıkama sonrası gerginlik hissi normal mi?

Hafif bir gerginlik normal olsa da, bu his şiddetliyse kullandığınız temizleyici cildiniz için çok sert olabilir. Daha nazik, süt bazlı veya syndet temizleyicilere geçiş yapmanız önerilir.

🔸 Yağlı ciltler de kışın kurur mu?

Evet, yağlı ciltlerde sebum (yağ) üretimi fazla olsa da nem (su) seviyesi düşebilir. Bu duruma “nemsiz yağlı cilt” denir ve su bazlı nemlendiricilerle desteklenmesi gerekir.

🔸 Dudakları yalamak kuruluğu neden artırır?

Tükürükteki enzimler dudakların ince deri yapısını tahriş eder ve buharlaşırken dudaktaki mevcut nemi de beraberinde götürerek kuruluğu derinleştirir.


🔗 Kaynaklar:


🌐 Bunlar da ilginizi çekebilir:

👉 Reklam paketlerini incele
İndigo Dergisi’nde tanıtım yazısı yayınlatın; markanızı yüz binlerce kişiye ulaştırın.
🎯 Sponsorlu içerik ve tanıtım yazısı fırsatımızı keşfedin.


Editor
Haber Merkezi ▪ İndigo Dergisi, 20 yıldır ilkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışan bağımsız bir medya kuruluşudur. Amacımız: Gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonumuz: Okurlarımızda sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerlerimiz: Dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın çevrimiçi yayınlarından biri olarak, iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul eder. Bu doğrultuda Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İndigo Dergisi ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildirgeyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya toplumsal köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İndigo Dergisi herhangi bir çıkar grubu, ideolojik veya politik hiçbir oluşumun parçası değildir.