65 yılı aşkın bir süredir aramızda yaşayan Şirinler’in saklı köyü İstanbul’da… Belçikalı karikatürist Peyo’nun dünyaca ünlü çizgi karakterleri, dijital teknoloji desteğiyle sergileniyor.
Çocukluğumun en güzel çizgi filmlerini sıralamak istesem aklıma ilk önce tek kanallı TRT yıllarında tanıştığım Şirinler gelir. Haftada bir yirmi-yirmibeş dakikalık bölümler ile karşımıza çıkardı Şirinler. Çocuk dünyasının ölçünlerine göre bir hayli özgün bir ortamı ve sürükleyici serüvenleri vardı. Şirin Baba, Şirine, Gözlüklü Şirin, Şakacı Şirin… Hepsini zevkle izlerdim ama benim gözdem Şair Şirin’di… Ondaki ozanlık yeteneği bana çok sevimli gelirdi.
Hayali bir ormanın derinliklerindeki saklı köylerinde yaşamlarını sürdüren iyilik dolu mavi yaratıklar her hafta kötü yürekli Gargamel’in neden olduğu sorunlarla bir serüvenden çıkıp başka bir serüvenin içinde düşerler, önderleri Şirin Baba’nın büyü becerisi veya ürettiği çözümler sayesinde barış ve huzura kavuşurlardı.
Bayram tatilinden yararlanarak İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde ziyarete açılan The Smurf Experience Şirinler Köyü Sergisi‘ni gezmeye gittim. Çok keyifli bir deneyim oldu. Dört bir yanımda koşuşturan küçüklerin çocukluğu bugünlere denk geldiği için bir hayli imrendim doğrusu. Keşke çocukken çizgi filmlerini video kasetlere kaydettiğim Şirinler’in saklı köyünü çocuk gözlerimle gezebilseydim.
Belçikalı karikatürist Peyo’nun çizgi dünyasına sunduğu eşsiz armağan

Şirinler’in yaratıcısı Pierre Culliford, 1928 yılında Brüksel’de doğdu. Babası İngiliz, annesi ise Belçikalıydı. Karikatürist olarak dünya çapında tanındığı ‘Peyo’ adı henüz çocukken kuzeni tarafından takılmıştı. Peyo, Brüksel’deki Güzel Sanatlar Kraliyet Akademisi’nde eğitim gördükten sonra, 1950’li yılların başında, ‘Spirou’ dergisinde haftalık olarak ‘Johan et Pirlouit’ serisini çizmeye başladı.
Şirinler (özgün adıyla Les Schtroumpfs) ilk defa Belçika’da, 1958 yılının ekim ayında, ‘Johan ve Pirlouit’ serisinin ‘Şirinler ve Sihirli Flüt’ adlı serüveninde okuyucuyla tanışır. Özgün adları olan ‘Schtroumpf’ sözcüğü Peyo’nun başka bir karikatürist arkadaşıyla şakalaşırken akıllarına gelmesiyle ortaya çıkar. Birçok eylem ve nesneyi ‘schtroumpf’ sözcüğüyle ifade ettikleri kendilerine özgü dilleri de yine aynı diyaloğun ürünüdür. Şirinler büyük ilgiyle karşılanınca 1959 yılında Spirou’da bağımsız seri olarak yayına girdi.
Başlangıçta Fransızca aracılığıyla okuyucuya ulaşan çizgi serüvenlerin ünü zamanla Belçika’nın dışına taşarak bugüne gelene dek yaklaşık ellibeş dilde yayınlandı. Ancak, Şirinler yalnızca çizgi albümleriyle sınırlı kalmadı. Öyle ki 1961 yılından bu yana dünyanın dört bir yanında gösterime giren televizyon dizileri ve sinema filmleri ile ününe ün kattığı gibi video oyunları ve plâstik oyuncakları ile etki alanını alabildiğine genişletti.
Peyo’nun yarattığı şirin dünyası huzur ve mutluluk dolu bir diyar olarak betimlenir
Anlatılana göre; beyaz Frig başlıklı, beyaz giysili, üç elma büyüklüğündeki mavi ırk lanetli diyardaki yemyeşil ormanın derinliklerinde, dağlar ve Şirin Nehri ile çevrelenen saklı köylerinde, akıllarına iyilikten başka bir şey gelmeden yaşamını sürdürmektedir. Her şirin sahip olduğu bir özellik, beceri veya alışkanlığa göre adlandırılır. Söz gelimi Şakacı Şirin, Somurtkan Şirin, Aşçı Şirin, Usta Şirin, Güçlü Şirin şeklinde anılırlar. Şirine (Özgün adıyla La Schtroumpfette) ise köyün tek kadınıdır.
Tüm şirinler eşit ve özgür olmakla birlikte beyaz giyen diğer şirinlerin aksine kırmızı giysisi, sakalı ve bilgiliğiyle dikkat çeken Şirin Baba önderleri olarak öne çıkar. Buna karşılık, Şirinler’in varlığını bilen tek insan olan kötü yürekli Gargamel ve kedisi Azman zarar vermek için sürekli çabalayıp durur; sevimli mavi yaratıkları satmak, yemek veya altına çevirmek için yapmadığını bırakmaz. Ne var ki Şirin Baba’nın bilgeliği ve büyülü iksirleri sayesinde sürekli olarak başarısızlığa uğrar.

Şirinler’in mantar şeklindeki rengarenk evlerinin kapıları hep açıktır. Yaban mersini suyu ve sarsaparilla bitkisi ile beslenirler. Mutlu yaşarlar. Sevmek ve paylaşmak kadar eğlenmekten de çok hoşlanırlar. Çizgi albüm ve çizgi filmler arasında biçimsel farklılık dışında genel ortam aynıdır. Şirinler dizisi doğa sevgisi, dostluk, yardımseverlik, toplumsal dayanışma ve kötülüğe karşı ortak savaşım gibi birçok konuda çocuklara öğretici mesajlar verir.
Söz gelişi Şirin Baba ekseninde iyi niyetli önderlik övülür; Şirine aracılığıyla kadınlara karşı nezaketin önemi öğretilir; uykuculuk veya sakarlık gibi olumsuzluklara karşı hoşgörü göstermek özendirilir. Sürekli işbirliği içerisinde davranan Şirinler’in her serüvenin sonunda Gargamel ve kedisi Azman’ı yenmesi iyinin kötüye karşı üstünlük kurması anlamına gelir. Başka bir deyişle, iyi yürek ve barışçıl yaşam doğru örnek olarak öne çıkarılır.

Şirinler Köyü Sergisi çocuklar için keyifli, büyükler için çocukluklarını özleten bir gezi
Şirinler Köyü’ne çizgi serüvenlerden posterler ile süslenmiş duvarlar arasından geçerek girdim. Bir anda mavi heykeller, rengarenk mantar evler ve köyün ortasındaki su kuyusu arasında, çok sevimli bir ortamın içinde buluverdim kendimi. Çocukken televizyon ekranında gördüğüm iki boyutlu köyün içinde gezinmeye başlayınca çizgi filmin içine girmişim gibi hissetmekten kendimi alamadım.
Ayrıca, dijital gözlük aracılığıyla bir leyleğin sırtına binip Şirinler Köyü’nü kuş bakışı gezme olanağı da var. Sabırsızlıkla sıra bekleyen çocukları görünce denemekten vazgeçtim ama şirinler ile fantastik bir serüven yaşamak isteyen küçüklerin çok zevk alacağı kanısındayım. Ortam neşeli ve eğlenceli olsa da köyün doyasıya tadına varan benden çok çevremde koşuşturan çocuklardı elbette ki.
Ben ise, yaklaşık yedi kuşağın Şirinler’in serüvenleri ile büyüdüğü gerçeği karşısında Peyo’nun dehasına saygıyla şapka çıkarmaktayım. Küçücük bir ormanın içinde böylesine beğenilen bir kurgusal diyar yaratabilmek büyük bir yetenek doğrusu. Şirinler Köyü, çocukların kaçırmaması gereken bir yer…



