Dünya genelinde diyabet, giderek artan bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun verilerine göre dünyada yaklaşık 537 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor ve bu sayının 2045’e kadar 783 milyona ulaşması bekleniyor. Diyabet hastalarında özellikle ayak ve tırnak bakımının ihmal edilmesi, ciddi enfeksiyonlardan uzuv kaybına kadar gidebilen riskler oluşturuyor. Bu nedenle bakım sürecinin mutlaka uzman kişiler tarafından yürütülmesi gerekiyor. Türkiye’nin öne çıkan ayak sağlığı merkezlerinden Avrasya Ayak Sağlığı’nın kurucusu Podolog Elif Demir konuyla ilgili bilgiler verdi.

Diyabet Hastalarında Ayak ve Tırnak Sağlığı Neden Kritik Önem Taşıyor?
Diyabet, zamanla sinir uçlarında hasara (nöropati) ve dolaşım bozukluklarına yol açarak özellikle ayak bölgesini riskli hale getiriyor. Bu durum, küçük kesiklerin bile fark edilmemesine ve ilerleyen süreçte ciddi enfeksiyonlara dönüşmesine neden olabiliyor. Tırnak batmaları, mantar enfeksiyonları ve cilt yaraları diyabet hastalarında çok daha hızlı ilerleyebiliyor.
Türkiye’nin ilk podologlarından biri olan Elif Demir: “Diyabet hastalarında en küçük bir tırnak hatası bile ciddi sonuçlar doğurabilir. Ayakta hissizlik olduğunda hasta yarayı fark etmeyebilir ve bu durum enfeksiyonun ilerlemesine neden olabilir. Bu yüzden ayak ve tırnak bakımı asla ihmal edilmemelidir.”
Uzmanlara göre diyabet hastalarında yanlış tırnak kesimi, batık tırnaklara ve cilt bütünlüğünün bozulmasına yol açabiliyor. Evde yapılan bilinçsiz müdahaleler ise enfeksiyon riskini daha da artırarak iyileşme sürecini zorlaştırabiliyor.
Diyabetik Ayak Bakımı Nasıl Olmalı?
Diyabetik ayak bakımında temel amaç, yaralanmaları önlemek ve mevcut riskleri erken aşamada tespit etmek olarak öne çıkıyor. Günlük ayak kontrolü, uygun ayakkabı seçimi ve düzenli profesyonel bakım bu sürecin en önemli parçaları arasında yer alıyor.
Podolog Elif Demir, diyabetik ayak bakımıyla ilgili olarak: “Diyabet hastalarının ayaklarını her gün kontrol etmesi, nem dengesine dikkat etmesi ve kesinlikle çıplak ayakla dolaşmaması gerekir. Tırnak kesimi ise düz şekilde ve uzman kontrolünde yapılmalıdır” diyor.
Uzmanlara göre diyabet hastaları tırnaklarını derin kesmemeli, nasır ve sertleşmiş deriyi kendi başlarına temizlememelidir. Ayrıca ayakların düzenli olarak nemlendirilmesi, çatlakların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Erken dönemde fark edilen küçük sorunlar, ciddi komplikasyonların önüne geçilmesini sağlayabiliyor.
Yanlış Ayak ve Tırnak Müdahaleleri Ciddi Komplikasyonlara Yol Açabiliyor
Diyabet hastalarında en büyük risklerden biri, bilinçsiz ev bakımı ve yanlış müdahaleler olarak gösteriliyor. Keskin aletlerle yapılan tırnak kesimleri, nasırların yanlış şekilde alınması veya steril olmayan ortamda yapılan işlemler ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.
Hastalar genellikle ağrıyı hissetmedikleri için sorunu küçümseyebiliyor. Ancak küçük bir yara bile kısa sürede ilerleyerek ciddi doku kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle profesyonel bakım şarttır.
Uzmanlar, diyabetik ayak yaralarının ilerlemesi durumunda iyileşmenin zorlaştığını ve bazı vakalarda cerrahi müdahale gerekebildiğini belirtiyor. Bu nedenle düzenli kontrol ve erken müdahale hayati önem taşıyor.
Avrasya Ayak Sağlığı’nda Diyabetik Ayak Bakımı
Diyabet hastalarına yönelik profesyonel ayak sağlığı hizmetleri, komplikasyon riskini azaltmada önemli rol oynuyor. Avrasya Ayak Sağlığı’nda diyabetik ayak bakımı, steril ortamda, medikal podoloji yöntemleriyle ve kişiye özel planlama ile gerçekleştiriliyor.
Podolog Elif Demir, diyabetik ayak ve tırnak bakımı söz konusu olduğunda merkezinde uygulanan süreci şu sözlerle anlatıyor: “Merkezimizde diyabet hastalarının ayak sağlığını düzenli takip ediyor, riskli bölgeleri erken dönemde tespit ediyor ve koruyucu bakım uyguluyoruz. Amacımız, hastaların yaşam kalitesini artırmak ve komplikasyon riskini en aza indirmek”.
Uzmanlara göre düzenli podolojik bakım alan diyabet hastalarında ayak yarası gelişme riski önemli ölçüde azalıyor. Bu da hem hastaların yaşam kalitesini artırıyor hem de uzun vadede ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı oluyor.








