Ana Sayfa Dış Politika Dışişleri Bakanlığı’nda söylemsel pusula Avrupa’dan Orta Doğu’ya kaydı

Dışişleri Bakanlığı’nda söylemsel pusula Avrupa’dan Orta Doğu’ya kaydı

Dışişleri Bakanlığı basın açıklamalarının dili son çeyrek asırda belirgin biçimde değişti. Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı “Türk Dışişleri’nin Dili: T.C. Dışişleri Bakanlığı Basın Açıklamalarının Söylem Analizi” raporu, Ocak 2002-Mayıs 2026 arasında Bakanlığın resmi internet sitesinde yayımlanan 6 bin 929 Türkçe açıklamayı inceledi. Berçin Yiğitaslan’ın hazırladığı rapora göre açıklamalara yansıyan söylemsel ağırlık merkezi bu dönemde Avrupa’dan Orta Doğu’ya kaydı.

Dışişleri Bakanlığı açıklamalarına konu olan diplomatik görüşmeleri simgeleyen resmi toplantı salonu

Dışişleri Bakanlığı açıklamaları nasıl incelendi?

Rapor, açıklamaları niceliksel ve niteliksel yöntemlerle ele aldı ve değişimi beş ayrı ölçümle test etti: ülke bahsi sepetleri, söylemsel ağırlık merkezi, kurumsal kelime dağarcığı, sembolik şehirler ve konuşma tonu. Açıklamalar ayrıca 12 söylem ailesine ayrıldı.

En yaygın söylem ailesi yüzde 28,1 ile “dayanışma ve kardeşlik” oldu. Bunu yüzde 25,3 ile “endişe ve uyarı”, yüzde 20,5 ile “kınama ve protesto”, yüzde 19,4 ile “ittifak ve dostluk”, yüzde 17,8 ile “normatif/hukuk” ve yüzde 17,6 ile “terör söylemi” izledi. “Egemenlik ve toprak” söylemi yüzde 4,6, “hak ve iddia” söylemi yüzde 3,9’da kaldı; bu ikisi daha çok Suriye, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Filistin, Ermeni iddiaları ve Batı Trakya Türkleri gibi dosyalarda yoğunlaştı.

Açıklamalar kısaldı, jest yoğunluğu azalmadı

Rapora göre açıklama hacminde 2008-2009’da yapısal bir sıçrama yaşandı; 2010 sonrasında yıllık sayı 275-435 bandına oturdu. En yüksek sayı 435 açıklamayla 2021’de görüldü. 2026’da Mayıs sonu itibarıyla 98 açıklama yayımlandı; rapor, bu tempoyla yıl sonu projeksiyonunun 250 civarında olacağını ve bunun Hakan Fidan döneminde daha seçici bir açıklama üretimine işaret ettiğini belirtiyor.

Açıklamalar belirgin biçimde kısaldı: Medyan uzunluk 2002’de 98 kelimeyken 2025’te 37 kelimeye indi. Rapor bunu “gerekçeli ve izahatı bol metinlerden neredeyse sosyal medya postu uzunluğunda standart açıklamalara evrilme” olarak tanımlıyor. Buna karşın kınama, taziye, temenni ve ziyaret duyurusu gibi diplomatik jestler korunuyor.

AB gündeminin yerini Orta Doğu aldı

Raporun en güçlü bulgusu söylemsel pusuladaki değişim. 2004’te açıklamaların yüzde 27,7’si AB süreciyle ilişkiliyken, 2024’te açıklamaların yüzde 28,7’si İsrail-Filistin meselesiyle ilgiliydi. 2004’te Avrupa/AB ekseni yüzde 36,4, Orta Doğu/Kuzey Afrika ekseni yüzde 27,2 paya sahipti; 2005’ten sonra Avrupa ekseni bir daha öne geçemedi. 2024’te Gazze savaşıyla birlikte Orta Doğu/Kuzey Afrika ekseni yüzde 41,9’a çıkarken Avrupa/AB ekseni yüzde 18,1’de kaldı.

Ülke bahislerine coğrafi koordinat atanarak yapılan hesapta, 2002-2004’te 18-24 derece doğu boylamında, yani Orta Avrupa-Balkan hattında olan ağırlık merkezi, 2022-2026’da 31-35 derece doğu bandına, Doğu Akdeniz-Levant hattına yerleşti. Rapor bunu, merkezin Belgrad civarından Kıbrıs-Beyrut-Kudüs hattına iki bin kilometreyi aşan bir kayması olarak ifade ediyor.

AB kelime dağarcığı geriledi

“Katılım müzakereleri” ifadesi 2007’de altı açıklamada geçerken 2023 sonrasında hiç kullanılmadı. “İlerleme raporu” son kez 2015’te, “Kopenhag kriterleri” ise 2003’teki yedi kullanımın ardından fiilen söylemden çıktı. Sembolik şehirler analizinde de 2003-2005’te başa baş giden “Brüksel” ile “Kudüs/Gazze” bahisleri, 2024’te 49’a karşı 5-8 bandına ayrıştı; 2025’te “Brüksel” yalnızca iki açıklamada geçti.

Ton açısından Avrupa’ya dönük açıklamalarda 2009-2015 görece olumlu bir evreydi; 2016 sonrasında negatif jestler yüzde 18’e çıkarken pozitif jestler yüzde 5-7 bandına geriledi.

En sık jestler: Ziyaret, temenni, kınama, taziye

Raporda incelenen 12 diplomatik jestten en yaygını yüzde 26,6 ile ziyaret ve temas duyurusu oldu; temenni yüzde 24,5, kınama yüzde 23,8, taziye yüzde 23,5 oranında görüldü. Dönem boyunca açıklamaların 1.650’sinde kınama, 1.628’inde taziye yer aldı. Fail olarak en çok kınanan devlet 127 kınamayla İsrail oldu; ikinci sıradaki ABD’ye yönelik kınama sayısı 12’de kaldı. İsrail aynı zamanda 42 olay kınamasında dayanışma gösterilen ülke konumundaydı. Irak, Afganistan, Pakistan ve Somali ise en sık dayanışma gösterilen ülkeler arasında yer aldı. Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerilimin yakın dönemdeki yansımaları için Türkiye-İsrail gerilimi haberimize göz atabilirsiniz.

Bakan dönemlerine göre söylem farkları

Rapora göre Ali Babacan döneminde “çözüm ve uzlaşı” dili yüzde 23,4 ile en yüksek seviyesine ulaştı. Ahmet Davutoğlu döneminde dayanışma, kararlılık, normatif/hukuk ve endişe dilleri yükseldi. Mevlüt Çavuşoğlu döneminde kınama yüzde 24,5, terör söylemi yüzde 22,8 ve endişe yüzde 30,1 ile yüksek seyretti; rapor bunu dönemin çok katmanlı kriz ortamıyla ilişkilendiriyor. Hakan Fidan döneminin erken verilerinde ise egemenlik ve toprak dili yüzde 6,1, hak ve iddia dili yüzde 5,5 ile en yüksek değerlerine çıktı, dayanışma ve kınama oranları geriledi.

Raporun sonuç bölümüne göre açıklamalar çeyrek asırda kısaldı, ağırlık merkezi Avrupa’dan Orta Doğu’ya kaydı ve dil sınırlı, tekrarlayan bir jest repertuvarı etrafında örgütlendi. Rapor bu dönüşümü şöyle özetliyor: “Dışişleri’nin söylemsel pusulası yalnızca yönünü değil, işlevini de değiştirdi.”

Sık sorulan sorular

Rapor kaç Dışişleri Bakanlığı açıklamasını inceledi?

Ocak 2002-Mayıs 2026 arasında Bakanlığın resmi sitesinde yayımlanan 6 bin 929 Türkçe basın açıklaması incelendi.

Açıklamalarda en yaygın söylem hangisi?

Rapora göre en yaygın söylem ailesi yüzde 28,1 ile “dayanışma ve kardeşlik” oldu.

Açıklamalar ne kadar kısaldı?

Medyan açıklama uzunluğu 2002’de 98 kelimeyken 2025’te 37 kelimeye geriledi.

Raporun ana bulgusu nedir?

Açıklamaların söylemsel ağırlık merkezi son 25 yılda Avrupa ve AB sürecinden Orta Doğu’ya, özellikle İsrail-Filistin meselesine kaydı.

Kaynaklar

Dışişleri dünyanın memleketinize baktığı yerdir

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.