Ana Sayfa Psikoloji Duygusal yeme: Olumsuz duygular yeme davranışını nasıl tetikliyor?

Duygusal yeme: Olumsuz duygular yeme davranışını nasıl tetikliyor?

Stres, yalnızlık, kaygı ya da öfke hissettiğinizde kendinizi buzdolabının önünde buluyorsanız, sizi yemeye iten şey açlık olmayabilir. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın’a göre duygusal yeme, fiziksel açlıktan çok olumsuz duygulara tepki olarak yemek yemekle ortaya çıkıyor ve açlık sinyallerinden çok duygusal uyarıcılarla tetikleniyor. Aydın, duygusal yemede temel kaygının kilo değil, duyguları yönetmek olduğunu vurguluyor.

Çikolata yiyen kadın; duygusal yeme olumsuz duygularla tetiklenebiliyor

Fiziksel açlık ile duygusal açlık arasındaki fark

Aydın, fiziksel açlığın yavaş geliştiğini anlatıyor: “Her türlü yiyecekle giderilebilir ve doyma hissiyle son bulur. Oysa duygusal açlık ani başlar, genellikle yüksek kalorili yiyeceklere yöneltir ve doyma hissine rağmen devam edebilir. Sınav öncesinde çikolata krizine giren bir öğrenci, aslında fizyolojik açlığını değil kaygı kaynaklı duygusal açlığını gidermeye çalışıyor olabilir.”

Duygusal yeme klinik yeme bozukluklarından farklı

Aydın, duygusal yemenin anoreksiya nervoza veya bulimia nervoza gibi bağımsız bir tanı kategorisi olmadığını, daha çok yeme davranışını etkileyen bir eğilim olduğunu belirtiyor: “Klinik yeme bozukluklarında kilo, beden algısı ve davranış üzerinde ciddi bozulmalar olurken, duygusal yemede bireyin temel kaygısı kilo değil, duygularını regüle etmektir. Anoreksiyada kişi kilo almaktan yoğun korku duyar ve besin kısıtlamasına giderken, duygusal yemede kişi stresle başa çıkmak için aşırı yemek yer ama kilo kaygısını ikincil düzeyde yaşar.”

Duygusal yeme davranışını tetikleyen faktörler

Aydın’a göre duygusal yemenin gelişiminde üç grup faktör etkili:

  • Psikolojik faktörler: Öz düzenleme becerilerinin zayıflığı, düşük benlik saygısı ve kaygı bozuklukları
  • Sosyal faktörler: Aile içinde yiyecekle ödüllendirilme, stresli yaşam olayları ve sosyal destek eksikliği
  • Öğrenilmiş davranış örüntüleri: Çocuklukta ağladığında yiyecekle sakinleştirilen birey, yetişkinlikte de benzer bir baş etme biçimini sürdürebiliyor.

Aydın, “Araştırmalar, duygusal yemenin özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde daha yaygın görüldüğünü, çünkü bu dönemde kimlik gelişimi ve sosyal ilişkilerdeki stresin yoğun olduğunu göstermektedir” diyor.

Açlık günlüğü duygusal yeme davranışını fark ettiriyor

Duygusal yemeyi fark etmek için yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisinin gözlemlenmesi ve açlık sinyallerinin ayırt edilmesi gerektiğini söyleyen Aydın, şöyle devam ediyor: “Günlük tutmak veya ‘açlık günlüğü’ oluşturmak, kişinin ne zaman ve hangi duygularla yemek yediğini anlamasına yardımcı olur. İşten geldikten sonra aslında tok olmasına rağmen stresten dolayı sürekli atıştıran biri, fiziksel açlık değil duygusal açlıkla hareket ettiğini fark edebilir. Ayrıca yeme sonrası suçluluk ve pişmanlık duygularının sık yaşanması da önemli bir ipucudur.”

Sosyal medyadaki mükemmel beden kültürü tetikleyebilir

Aydın’a göre modern yaşamın hızlı temposu, yoğun stres ve sosyal medyanın sürekli dayattığı ideal beden algısı duygusal yemeyi güçlendiriyor: “Özellikle sosyal medyada karşılaştırma yapma eğilimi ve ‘mükemmel beden’ kültürü, bireylerde stres ve yetersizlik duygusu yaratırken, bu duygular duygusal yemeyi tetikleyebilir. Instagram’da fit yaşam içeriklerini sürekli gören bir genç, kendini yetersiz hissedip stresini atıştırarak gidermeye çalışabilir. Ayrıca modern yaşamın getirdiği hızlı hazır gıda erişimi, bu davranışı sürdüren bir kolaylaştırıcıdır.”

Duygusal yeme tedavisinde amaç duyguları fark etmek

Aydın, bilişsel davranışçı terapinin duygusal yeme tedavisinde en sık kullanılan ve en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor: “Çünkü bireyin yeme davranışına yol açan otomatik düşünceleri fark etmesine ve daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmesine yardımcı olur.”

Mindfulness temelli yaklaşımların da kişinin duygu ve bedensel sinyallerini fark etmesine katkı sağladığını söyleyen Aydın, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Grup terapileri, destek grupları ve sağlıklı yaşam becerilerinin öğretilmesi de tedaviyi güçlendirir. Örneğin mindful eating uygulamalarıyla kişi, bir çikolatanın tadını gerçekten fark ederek yavaş yediğinde, aşırıya kaçmadan tatmin olmayı öğrenebilir.”

Duygusal yeme hakkında sık sorulan sorular

Duygusal yeme nedir?

Fiziksel açlıktan çok stres, yalnızlık, kaygı ve öfke gibi olumsuz duygulara tepki olarak yemek yeme davranışı.

Duygusal açlık nasıl anlaşılır?

Klinik Psikolog Cumali Aydın’a göre duygusal açlık ani başlıyor, yüksek kalorili yiyeceklere yöneltiyor ve doyma hissine rağmen sürebiliyor. Yeme sonrası suçluluk ve pişmanlık da önemli bir ipucu.

Duygusal yeme bir yeme bozukluğu mu?

Bağımsız bir tanı kategorisi değil, yeme davranışını etkileyen bir eğilim. Anoreksiya ve bulimiadan farklı olarak temel kaygı kilo değil, duyguları yönetmek.

Duygusal yeme nasıl tedavi edilir?

Bilişsel davranışçı terapi, mindfulness temelli yaklaşımlar, grup terapileri ve destek grupları tedavide kullanılıyor.

Kaynaklar

Duygusal açlık mı, fiziksel açlık mı? Yeme isteğinin arkasındaki duygular

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.