İş yerinde psikolojik taciz, 2026’nın ilk yarısında şirketlerin etik bildirim hatlarına en çok yansıyan sorun oldu. Kurumsal etik alanında danışmanlık ve eğitim hizmeti veren SpeakHub’ın Kurumsal Etik Trendleri Raporu’na göre geçen yıl ilk sırada yer alan ayrımcılık bu yıl ikinciliğe geriledi.
2009’dan bu yana Türkiye’nin önde gelen şirketleriyle çalışan SpeakHub’ın raporu, farklı sektörlerden çalışan ve paydaşların KVKK’ya uygun, tarafsız ve bağımsız bir yapıda yönetilen etik bildirim hattına ilettiği bildirimlerin analizine dayanıyor. Rapor, şirketlerde etik farkındalık yaratmayı, iş etiği kültürünü desteklemeyi ve insan kaynaklarında verimliliği artırmayı hedefliyor.
Tablo tersine döndü: Ayrımcılığın yerini psikolojik taciz aldı
2026’nın ilk yarısında bildirimlerde en çok karşılaşılan başlıklar şöyle:
- Psikolojik taciz: yüzde 15,6 ile ilk sırada
- Ayrımcılık: 2025’in aynı döneminde birinci sıradayken bu yıl yüzde 11,7 ile ikinci sırada
- Maaş ve primlere ilişkin haksız uygulamalar: yüzde 5,2 ile üçüncü sırada
Geri kalan bildirimler ise çok sayıda farklı başlığa dağılıyor.
Çalışanlar kimliğini gizli tutmayı tercih ediyor
Bildirim kanallarında net bir tercih öne çıkıyor. 2026’nın ilk yarısında bildirimlerin yüzde 59,4’ü web sitesi, yüzde 23,1’i telefon, yüzde 17,5’i e-posta yoluyla SpeakHub’a ulaştı.
Kimlik tercihinde de benzer bir eğilim var:
- Bildirimde bulunanların yüzde 55,1’i anonim kalmayı seçti, yüzde 44,9’u kimliğini paylaştı.
- Kimliğini paylaşanların içinde bile temkinli bir tutum dikkat çekiyor: Yüzde 19,9’luk kesim kimliğini yalnızca SpeakHub ile paylaştı.
- Kimliğinin ilgili kurumla da paylaşılmasına onay verenlerin oranı yüzde 25’te kaldı.
Psikolojik tacize maruz kalan çalışanların haklarını ve izleyebileceği yolları mobbing nedir, mobbinge maruz kalanlar ne yapmalı yazımızda bulabilirsiniz.
“Psikolojik taciz çalışma hayatının kronikleşmiş bir sorunu”
SpeakHub Genel Müdürü Faruk Ertuğ, verileri şöyle değerlendiriyor:
“2025’in ilk yarısında ayrımcılık başlığı bildirimlerde ilk sıradaydı; 2026’nın ilk yarısında bu tabloda net bir değişim gördük ve psikolojik taciz ilk sıraya yerleşti. Bu tablo bize psikolojik tacizin artık istisna değil, çalışma hayatının kronikleşmiş bir sorunu olduğunu gösteriyor.”
Kimliğini gizleme eğilimi misilleme kaygısına işaret ediyor
Ertuğ’a göre çalışanların önemli bir kısmının kimliğini yalnızca SpeakHub’la paylaşıp kurumla paylaşmaması, hâlâ bir misilleme kaygısına işaret ediyor. Bu nedenle bağımsız ve gizliliği garanti eden bir bildirim kanalı kritik önem taşıyor.
Kurumlar psikolojik tacize karşı ne yapmalı?
Ertuğ, kurumların yalnızca bildirim almakla yetinmemesi gerektiğini vurguluyor. Önerileri şöyle:
- Her bildirimden sonra somut bir aksiyon planı oluşturmak
- Etik kodları netleştirmek
- Yöneticileri bu konuda düzenli olarak eğitmek
Raporun ayrıntılarına SpeakHub’ın Kurumsal Etik Trendleri Raporu 2026 sayfasından ulaşılabiliyor. İş yerinde stresin ruh sağlığına etkisi için iş yerinde stres ve mobbing yazımıza da göz atabilirsiniz.
Psikolojik taciz hakkında sık sorulan sorular
2026’da etik bildirimlerde en çok hangi konu öne çıktı?
SpeakHub raporuna göre 2026’nın ilk yarısında yüzde 15,6 ile psikolojik taciz ilk sırada; ayrımcılık yüzde 11,7 ile ikinci, maaş ve primlerdeki haksız uygulamalar yüzde 5,2 ile üçüncü sırada.
Çalışanlar bildirim yaparken kimliğini paylaşıyor mu?
Bildirimde bulunanların yüzde 55,1’i anonim kalmayı tercih etti. Kimliğini kurumla da paylaşmaya onay verenlerin oranı yüzde 25’te kaldı.
Şirketler psikolojik tacizi önlemek için ne yapmalı?
Faruk Ertuğ’a göre kurumlar her bildirimden sonra somut aksiyon planı oluşturmalı, etik kodları netleştirmeli ve yöneticilerini düzenli olarak eğitmeli.
Kaynaklar:




