Şirketlerin büyük hamlelerinde farkı yalnızca sahip olunan bilgi yaratmıyor. Karar kesinleşmeden önce hangi soruların sorulduğu ve hangi uzmanlıkların devreye girdiği de en az o kadar belirleyici. İngilizcede “decision intelligence” olarak bilinen karar zekası tam olarak bu alana odaklanıyor.
Bu alanda çalışan PreDeciders, insan uzmanlığını yapay zeka aracılarıyla ölçekleyen bir karar zekası modeli sunuyor. Şirketin Stratejiden Sorumlu Kurucu Ortağı K. Gönenç Atakan, bu yaklaşımın şirketler ve özellikle iletişim ajansları için giderek daha önemli bir rekabet alanına dönüşeceğini söylüyor.
Karar zekası ne anlama geliyor?
PreDeciders, karar zekasını şirketlerin önemli hamleleri henüz şekillenirken devreye giren bir yönetim ve danışmanlık modeli olarak tanımlıyor. Çıkış noktası basit: Kritik bir kararın başarısını yalnızca eldeki veri ya da tek bir uzmanlık alanı belirlemiyor. Aynı karar içinde şu unsurlar birbirini etkiliyor:
- Teknik gerçeklik
- Kurumun taşıyabileceği vaat
- İtibar ve paydaş etkisi
- Zamanlama
- Organizasyonun hazırlığı
Bu nedenle amaç, kararı yönetim adına vermek değil. Karar kesinleşmeden önce arkasındaki varsayımların, seçeneklerin, çelişkilerin ve gerekli koşulların görünür hale gelmesi hedefleniyor. Kararın sahibi değişmiyor; ancak yönetimin karar verirken gördüğü alan genişliyor.
Atakan, farkın artık bilgiye erişimde değil muhakemede yattığını şöyle anlatıyor:
“Şirketlerin büyük bölümü bugün aynı verilere, benzer teknoloji araçlarına ve giderek aynı yapay zeka kapasitesine erişebiliyor. Bu nedenle farkı yalnızca kimin daha fazla bilgiye sahip olduğu yaratmayacak. Asıl fark, kurumların hangi anda hangi soruyu sorduğunda, hangi varsayımdan şüphelendiğinde ve kendi uzmanlığını karar şekillenirken ne kadar erken devreye sokabildiğinde ortaya çıkacak.”
Karar zekasının üç katmanı
PreDeciders modeli, karardan önceki süreci üç aşamada ele alıyor.
1. PreDucation: Ekipleri karara erken dahil etmek
Bu aşamanın amacı, ekipleri yalnızca alınmış kararları uygulayan yapılar olmaktan çıkarmak. Hedef klasik bir eğitim programı değil. Çalışanların ve yönetim ekiplerinin doğru soruları daha erken sorabilmesi, varsayımları fark edebilmesi ve uzmanlıklarını karar şekillenirken sürece taşıyabilmesi amaçlanıyor.
2. Pressure Test: Kararı geri dönüşü pahalı olmadan sınamak
Bir pazar girişi, teknoloji yatırımı, lansman ya da ortaklık kararı teknik olarak mümkün olabilir; ama bu tek başına yeterli olmayabilir. Pressure Test şu soruları gündeme getiriyor:
- Kurum gerçekten hazır mı?
- Verilecek vaat taşınabilir mi?
- Farklı ekipler aynı varsayımla mı hareket ediyor?
- Zamanlama doğru mu?
Buradaki amaç kararı yavaşlatmak değil; kararın çalışması için hangi koşulların gerçekten doğru olması gerektiğini ortaya çıkarmak.
3. Decision Positioning: Tartışmayı somut bir pozisyona dönüştürmek
Son aşamada tartışma, yönetimin arkasında durabileceği bir karar pozisyonuna dönüşüyor. Hangi yönde, neden, hangi koşullarla, hangi riskler kabul edilerek ve hangi sırayla ilerleneceği netleşiyor. Sonuç “ilerleyin”, “şu koşullarla ilerleyin”, “önce bunu değiştirin” ya da “henüz değil” olabiliyor.
Belirsizlik ortamında karar almanın zorluklarını iş dünyasında belirsizlikte hızlı karar alma yazımızda, karar hatalarının psikolojik arka planını ise kayıptan kaçınma refleksi yazımızda ele almıştık.
Karar zekasının teknoloji ayağı: Yapay zeka aracıları
Modelin teknoloji katmanını, şirketlere özel geliştirilen PreD Agents adlı yapay zeka aracıları oluşturuyor. Bu aracılar karar vericinin yerine geçmek için değil, kurumun kendi uzmanlığını ve karar öncesi düşünme disiplinini daha sistematik ve sürekli erişilebilir kılmak için tasarlanıyor.
Aracılar; kurumun stratejileri, politikaları, geçmiş kararları, sektör bağlamı ve terminolojisiyle birlikte uzmanların soru setleri, risk işaretleri ve kritik eşikleri üzerinden yapılandırılabiliyor. Bir karar üzerinde çalışırken şunları yapabiliyor:
- Doğru soruları gündeme getirmek
- Eksik bilgiyi ve görünmeyen varsayımları işaretlemek
- Seçenekler arasındaki ödünleşimleri (trade-off) görünür kılmak
- Konu belirli bir karmaşıklığa ulaştığında insan uzmanlığını devreye sokmak
Teknolojiden Sorumlu Kurucu Ortak Ulaş Can Cengiz, yaklaşımı şöyle açıklıyor:
“Bir yapay zeka aracısını (agent) karar vericinin yerine koymak teknik olarak yapılabilir ama bizim kurmaya çalıştığımız sistem açısından yanlış hedef olur. Değerli olan, sistemin her soruya cevap vermesi değil hangi sorunun henüz sorulmadığını, hangi bilginin eksik olduğunu, hangi varsayımın sınanması gerektiğini ve hangi noktada insan uzmanlığının devreye girmesi gerektiğini anlayabilmesidir. Teknoloji burada muhakemenin yerine geçmiyor; onu daha doğru anda erişilebilir hale getiriyor.”
Karar zekası hakkında sık sorulan sorular
Karar zekası (decision intelligence) nedir?
Kritik kararlar kesinleşmeden önce varsayımların, seçeneklerin ve risklerin görünür kılınmasını amaçlayan; strateji, uzmanlık ve karar teknolojilerini bir araya getiren bir yaklaşım.
Karar zekası kararı yapay zekaya mı bırakıyor?
Hayır. Bu modelde kararın sahibi değişmiyor; yapay zeka aracıları doğru soruları ve eksik bilgileri gündeme getirerek yönetimin karar alanını genişletiyor.
Pressure Test ne işe yarar?
Önemli bir hamleyi, geri dönüşü pahalı hale gelmeden önce kurumun hazırlığı, vaadin taşınabilirliği ve zamanlama gibi koşullar açısından sınamaya yarıyor.
Karar zekası hangi kararlarda kullanılabilir?
Pazar girişi, teknoloji yatırımı, lansman, ortaklık ya da konumlandırma gibi şirketin geleceğini etkileyen kritik kararlarda.
Kaynaklar:
- PreDeciders, “Şirketlerin yeni rekabet alanı: Karar Zekası” basın bülteni








