Doğum sonrası dönemde ebeveynlik rolünün öne çıkması, çiftlerin partner kimliğini geri plana itebiliyor. Bebeğin dünyaya gelmesinden sonraki ilk aylarda anne ile bebek arasındaki güçlü bağ, romantik ilişkinin görünmez hale gelmesine yol açabiliyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, annelik kimliği kadın kimliğini ve partnerlik ilişkisini tamamen kapsadığında çiftler arasında duygusal uzaklaşma yaşanabildiğine dikkat çekiyor.

Annelik kimliği kadının hayatına yeni bir rol ekliyor
Anne olmak, birçok kadın için hayatın en güçlü ve en dönüştürücü deneyimlerinden biri. Bir kadın anne olduğunda var olan kimliklerine yeni bir kimlik daha ekleniyor ve bu rol hem güzellikleri hem de zorlukları beraberinde getiriyor.
Abudaram’a göre bebek dünyaya geldikten sonra karı-koca ilişkisinin yeniden düzenlenmeye ihtiyacı oluyor. Çünkü artık ilişkinin merkezinde anneye birincil düzeyde ihtiyaç duyan üçüncü bir kişi yer alıyor. Özellikle ilk 6 ayda anne ile bebek arasındaki ilişki simbiyotik bir yapı taşıyor; anne ve bebek adeta ayrılmaz bir bütün haline geliyor. Bu durum da çift ilişkisinde dengelerin değişmesine yol açıyor.
Anne olmak romantik ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Anne olmak hormonal ve duygusal açıdan yoğun bir dönüşüm süreci yaratıyor. Kadın bir yandan bebeğin fiziksel ve duygusal sorumluluğunu üstlenirken diğer yandan kadın kimliğiyle ilişkili ihtiyaçlarını, isteklerini ve partnerlik bağını sürdürmeye çalışıyor. Bu nedenle doğum sonrası süreçte yalnızca ebeveynlik rolüne odaklanılması, çift ilişkisinin zamanla geri planda kalmasına neden olabiliyor. Bu dönemde annenin ruh hali de önem taşıyor; doğum sonrası hüzün ile doğum sonrası depresyon arasındaki fark da çiftlerin bilmesi gereken konular arasında.

Abudaram, karı-koca ilişkisinin bu yeni düzende zedelenmemesi için kadın kimliğinin ilişkide yaşamaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre çiftlerin küçük ama düzenli temas alanları yaratması, ilişkinin duygusal dayanıklılığını güçlendiriyor.
Annelik kimliği ile partnerliği dengelemek için 3 öneri
- Zaman yaratmak: Anne-baba olmanın getirdiği zorlukları hafifletmek için her gün kısa aralıklarla da olsa karı-koca zamanı yaratmak önem taşıyor.
- Basit ama etkili “sarılmak”: Çift ilişkisine zaman ayırmak, kimi zaman yalnızca sarılmak bile oksitosin hormonunun salgılanmasını destekleyerek stres ve kaygı seviyesini azaltıyor.
- Takım halinde ilerlemek: Bebeğe güven duygusunu veren, sevgi ve şefkat ortamı sunan bir takım gibi hareket etmek çift ilişkisinin üzerindeki yükü hafifletiyor.
Babaların rolü ilişkinin dengesini belirliyor
Doğum sonrası dönemde başrolde çoğunlukla anne ve bebek yer alırken babaların üstlendiği duygusal rol çoğu zaman görünmez kalıyor. Abudaram’a göre sağlıklı aile dinamiklerinde baba yalnızca bakım veren kişi değil, annenin duygusal yükünü taşıyan güvenli alan olarak önemli bir işlev üstleniyor.
Babaların annenin kaygılarını ve korkularını yatıştırabilen, anne-bebek ilişkisine duygusal olarak sahip çıkan bir rol üstlenmesi önce anneye, ardından çift ilişkisine iyi geliyor. Abudaram, bu yaklaşımın aile içindeki güven duygusunu da güçlendirdiğini vurguluyor. Babaların çocuk gelişimindeki rolüne odaklanan AÇEV Baba Destek Programı gibi çalışmalar da ilgili babalığın önemine dikkat çekiyor.

“Çocuk için en güvenli alanlardan biri, bağını koruyabilen ebeveyn ilişkisi”
Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, “Bir kadın anne olduğunda yalnızca yeni bir sorumluluk üstlenmiyor, aynı zamanda kimliğinde büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bu süreçte çiftlerin birbirine yalnızca anne-baba olarak yaklaşması, partnerlik bağının geri planda kalmasına yol açabiliyor. Oysa kadın kimliğiyle partnerlik kimliğinin ilişki içinde yaşamaya devam etmesi çok kıymetli. Partnerlerin birbirine duygusal alan açabilmesi hem ebeveynlik sürecini hem de ilişkilerini güçlendiriyor. Çocuk için en güvenli alanlardan biri, birbirine bağını koruyabilen ebeveyn ilişkisidir” diyor.
Annelik kimliği hakkında sık sorulan sorular
Doğum sonrası çift ilişkisi neden değişir?
Bebek doğduktan sonra ilişkinin merkezine anneye birincil düzeyde ihtiyaç duyan üçüncü bir kişi yerleşiyor. Özellikle ilk 6 ayda anne-bebek ilişkisi simbiyotik bir yapı taşıdığı için çift ilişkisinin dengeleri değişiyor.
Annelik kimliği partnerliği gölgede bırakır mı?
Dr. Psk. Sevilay Abudaram’a göre annelik kimliği kadın kimliğini ve partnerlik ilişkisini tamamen kapsarsa çiftler arasında duygusal uzaklaşma yaşanabiliyor. Düzenli küçük temas alanları bu riski azaltıyor.
Babalar doğum sonrası dönemde nasıl destek olabilir?
Annenin kaygılarını yatıştırarak, anne-bebek ilişkisine duygusal olarak sahip çıkarak ve annenin duygusal yükünü paylaşan güvenli alan olarak.







