Ana Sayfa Psikoloji Kalıcı mutluluk kısa hazlarda değil, anlamda gizli

Kalıcı mutluluk kısa hazlarda değil, anlamda gizli

Kalıcı mutluluk, sürekli gülümsemek ya da hiç dert yaşamamak değil; hayatın genel olarak ne kadar tatmin edici olduğu ve olumlu duyguların olumsuzlara göre ne sıklıkla yaşandığıyla ilgili. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz’a göre mutluluk herkes için farklı anlam taşıyor ve bağ kurma, yetkinlik ve özgürlük hissiyle besleniyor. Beyaz, mutluluğu zorla kovalamanın ters teptiğini, zor zamanlarda tutunacak bir neden bulmanın çok daha işlevsel olduğunu söylüyor.

Kalıcı mutluluk için evde sessizce kitap okuyarak huzur bulan bir kişi

Mutluluk herkes için farklı anlam taşıyor

Beyaz, mutluluk yerine “öznel iyi oluş” kavramını kullanmanın daha doğru olabileceğini belirtiyor. Herkesin farklı bir geçmişi, değerleri, genetik yatkınlıkları ve kişiliği olduğunu hatırlatan Beyaz, “Çocukluğunda çok fazla karmaşa yaşamış biri için, sadece sıcak bir evde sessizce kitap okumak güvende hissettirir ve bu onun için oldukça tatmin edici bir mutluluktur. Bir başkası içinse mutluluk sürekli yeni yerler keşfetmek, sınırları zorlamak olarak karşımıza çıkabilir. Farklılıklarımız mutluluğun bizim için ne anlama geldiğini baştan aşağı değiştirebiliyor” diyor.

Mutsuzluğun büyük nedeni kıyaslama

Beyaz’a göre günümüzde mutsuzluğu besleyen en önemli etkenlerden biri kıyaslama davranışı: “Özellikle de sosyal medya nedeniyle, artık kendimizi sadece yakınlarımızla değil, dünyanın herhangi bir ucundaki insanların hayatlarının sadece ‘en iyi ve filtreli’ anlarıyla kıyaslıyoruz. Bu da insanın içinde sürekli bir eksiklik, geride kalmışlık hissini tetikleyebiliyor.” Sosyal medyadaki bu yetersizlik hissine modern hayatın hızı da ekleniyor. Beyaz, her şeye anında ulaşmaya alıştığımızı, emek verip beklemeyi unuttuğumuzu; bu yüzden hemen sonuç vermeyen ilişkilerden ya da yeni beceri edinme süreçlerinden çabucak sıkıldığımızı söylüyor.

Kalıcı mutluluk için üç temel gıda

Beyaz, bilimsel araştırmalarda öne çıkan unsurları “ruhun temel gıdaları” olarak tanımlıyor: “İlki sevilmek ve birilerine ait hissetmek, yani samimi ve doğal bağlar kurabilmek. Diğeri, hayatta bir işe yaradığını, bir şeyleri başarabildiğini görmek ki buna da yetkinlik diyoruz. Bunların dışında da kişinin kendi hayatının direksiyonunda olduğunu idrak etmesi, yani dışarıdan ağır bir baskı görmeden kendi seçimlerini yapabilme özgürlüğü denilebilir. Bağ kurma, yetkinlik ve özgürlük hissi bir arada olduğunda aslında o kalıcı mutluluktan söz edebiliriz.”

Mutluluk kovaladıkça kaçıyor

Beyaz’a göre mutluluğu bir hedefe dönüştürmek son derece yıpratıcı: “‘Sürekli mutlu olmalıyım, hiç kötü hissetmemeliyim’ baskısı, psikolojide toksik iyimserlik dediğimiz halin ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.” Sürekli “Şu an mutlu muyum?” diye kendimizi yokladığımızda anın farkındalığının düştüğünü belirten Beyaz, üzüntü, öfke ya da hayal kırıklığını bastırmanın onları düdüklü tencereye hapsetmek gibi olduğunu söylüyor: “İnsan sadece neşeyi değil, acıyı da yaşayabildiği ve hatta kabul edebildiği ölçüde sağlıklıdır.”

Geçici haz mı, kalıcı tatmin mi?

Beyaz, dengenin beynin ödül sistemini anlamaktan geçtiğini anlatıyor: “Bir dilim pasta yemek veya sosyal medyada beğeni almak o an harika hissettirir ama etkisi saman alevi gibi çabuk söner ve hemen daha fazlasını isteriz.” Kalıcı tatmin ise hayatın anlamıyla ilgili. Zorlu bir sınavı başarmak, bir çocuğun yetişmesine katkı sağlamak ya da bir dostun acısında yanında olmak o an eğlenceli olmayabilir, hatta yorucu gelebilir. Beyaz’a göre günün sonunda anlamlı bir şey yaptığımız algısı, kalıcı mutluluğun doğrudan kendisi.

Zor zamanlarda tutunacak bir neden bulun

Beyaz, gerçekçi olmayan bir “her şey harika” tutumundan söz etmediğini vurgulayarak, kötü bir günün sonunda bile küçük bir şeye şükredebilmenin beynin “felaket radarını” yavaşlatabileceğini belirtiyor. Zihni geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından çekip ana odaklamak ve bolca fiziksel aktivite de karamsarlığı kırmaya yardımcı oluyor. Kayıp, hastalık ya da büyük krizlerde ise hedef değişiyor: “O noktada amacımız mutluluk değil, anlam bulmak ve psikolojik dayanıklılık göstermeye niyet ve gayret etmek olmalı. Zor zamanlarda mutluluğun peşinden koşturmaktansa, ayakta tutabilecek, belki de tutunmaya yarayacak bir neden bulmak çok daha işlevseldir.”

Sık sorulan sorular

Kalıcı mutluluk neye bağlı?

Uluğ Çağrı Beyaz’a göre samimi bağlar kurmak, kendini yetkin hissetmek ve kendi seçimlerini yapabilme özgürlüğü bir araya geldiğinde kalıcı mutluluktan söz edilebilir.

Toksik iyimserlik nedir?

“Sürekli mutlu olmalıyım, hiç kötü hissetmemeliyim” baskısının yarattığı, olumsuz duyguları bastırmaya dayanan haldir.

Sosyal medya mutsuzluğu artırır mı?

Başkalarının filtreli anlarıyla sürekli kıyaslama, eksiklik ve geride kalmışlık hissini tetikleyebilir.

Zor zamanlarda mutlu olmak gerekir mi?

Hayır. Beyaz’a göre bu dönemlerde amaç mutluluk değil, anlam bulmak ve psikolojik dayanıklılık göstermek olmalı.

Kaynaklar

Para mutluluk getirir mi? Hedonik adaptasyon: Zenginliğin psikolojik tuzakları

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.