Probiyotik açısından zengin beslenme yalnızca bağırsak sağlığını değil, beyin sağlığını da destekleyebiliyor. Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, katıldığı bir televizyon programında beyin sağlığının korunmasında doğru beslenmenin, düzenli fiziksel aktivitenin ve zihinsel egzersizlerin büyük önem taşıdığını vurguladı. Aktaş’a göre Alzheimer, demans ve dikkat eksikliği gibi pek çok nörolojik sorun yaşam tarzıyla yakından ilişkili ve vücudun bir bütün olarak ele alınması gerekiyor.
Probiyotik besinler ve bağırsak-beyin bağlantısı
Dr. Aktaş, probiyotiklerin yalnızca bağırsaklarda etkili olmadığını belirtiyor: “Probiyotiklerin yalnızca bağırsaklarda bulunduğu düşünülürdü. Ancak yapılan çalışmalar probiyotiklerin vücudun farklı bölgelerinde de etkili olduğunu gösteriyor. Beyin sağlığının korunmasında bağırsak florasının dengesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle probiyotik açısından zengin besinlerin tüketilmesi beyin sağlığı için de destekleyici olabilir.”
Aktaş özellikle fermente gıdalara dikkat çekiyor: Ev yapımı yoğurt, kefir, turşu ve sirke gibi besinlerin düzenli tüketilmesinin hem bağırsak hem beyin sağlığı açısından faydalı olduğunu söylüyor. Aktaş’a göre bağırsak florası ile beyin arasındaki güçlü bağlantı dikkat eksikliği ve hiperaktivitede de rol oynuyor; probiyotik dengesinin bozulması öğrenme ve dikkat süreçlerini etkileyebiliyor. Bağırsak bakterileri ile beyin kimyası arasındaki ilişkiyi bağırsak bakterileri ve serotonin yazımızda da ele almıştık.
Beyin de kaslar gibi çalıştıkça güçleniyor
Dr. Aktaş, yaş ilerledikçe beyin hacminde küçülme görülebildiğini ancak bunun tek başına demans anlamına gelmediğini belirtiyor: “Beyin de kaslar gibi çalıştırıldıkça güçlenir. Sürekli öğrenmek, üretmek ve zihinsel olarak aktif kalmak demans riskini azaltabilir.” Kitap okumak, yeni konular öğrenmek, bulmaca çözmek ya da yeni bir dil öğrenmek beynin aktif kalmasına katkı sağlıyor. Aktaş, emeklilik sonrasında üretkenliğin azalmasının beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Doğada yürüyüş beyni destekliyor
Aktaş, fiziksel aktivitenin de önemine değiniyor: “Özellikle doğada yapılan yürüyüşler hem kalp hem de beyin sağlığı açısından oldukça önemli. Her gün en az bir saat doğada yürüyüş yapmak hem fiziksel hem zihinsel sağlık için son derece faydalıdır. Parkta, ormanda veya sahilde yapılan yürüyüşler stresin azalmasına ve beyin fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlar.”
Alzheimer ve beslenme ilişkisi
Dr. Aktaş, Alzheimer’ın günümüzde “Tip 3 diyabet” olarak da adlandırıldığını belirtiyor: “Diyabette vücudun somatik hücrelerinde görülen insülin direnci, Alzheimer’da beyin hücrelerinde ortaya çıkar. Özellikle rafine karbonhidratların yoğun tüketildiği ve hazır gıdaların sık tüketildiği beslenme alışkanlıkları bu sürecin daha yaygın görülmesine neden olabiliyor. Doğru beslenme düzeni ve uygun takviyelerle Alzheimer hastalarının yaşam kalitesinde önemli iyileşmeler sağlanabiliyor.”
Magnezyum, omega-3 ve zerdeçal
Aktaş, vitamin ve mineral eksikliklerinin beyin sağlığını etkileyebileceğini vurguluyor: “Magnezyum vücudumuzdaki yüzlerce metabolik süreçte rol oynar ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışması için gereklidir. Omega-3 yağ asitleri ise beyin gelişimi ve sinir sistemi sağlığı için vazgeçilmezdir.” Aktaş’a göre kaliteli omega-3 kaynakları yaş ilerledikçe daha da önem kazanıyor. Alzheimer’ın temelinde kronik inflamasyonun da rol oynayabildiğini belirten Aktaş, anti-inflamatuvar özellikli bitkilerin başında zerdeçalın geldiğini söylüyor.
Sık sorulan sorular
Probiyotik beyne iyi gelir mi?
Dr. Ümit Aktaş’a göre beyin sağlığının korunmasında bağırsak florasının dengesi önemli; probiyotik açısından zengin besinler beyin sağlığını da destekleyebiliyor.
Hangi besinler probiyotik açısından zengin?
Ev yapımı yoğurt, kefir, turşu ve sirke gibi fermente gıdalar öne çıkıyor.
Alzheimer’a neden “Tip 3 diyabet” deniyor?
Aktaş’a göre diyabette vücut hücrelerinde görülen insülin direnci Alzheimer’da beyin hücrelerinde ortaya çıkıyor; rafine karbonhidrat ve hazır gıda ağırlıklı beslenme bu süreci kolaylaştırabiliyor.
Beyin sağlığı için günlük ne yapılabilir?
Fermente gıdalar tüketmek, her gün doğada yürüyüş yapmak, kitap okumak, yeni şeyler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak öneriliyor.
