Oct 01, 2008 @ 06:35 pm by Fehmi Özçelik
Yazar: Fehmi Özçelik
İndigo Dergisi - Eylül 2008
fehmiozcelik@yahoo.com

Mavi
Kırmızı güller vardı elinde,
Ve mavi umutları kalbinde.
Uçup giden kuşlara benzerdi hayalleri…
Arada bir yakalardı onları.
Zannederdi ki biterdi her şey…
Aslında yeni başlardı düş.
Öyle ki, güzel kokulu çiçeklerle
Yaşadığını sandığın anda,
Yağmurun aniden bastırması gibi şiddetli,
Ama bir o kadar güçlü bir huzurun
Yerleşmesidir ruha.
Ve işte onun adı mavidir,
Kalbin her soluksuz attığında…
Renklerin tek bir rengi seçtiğinde…
Algıda seçicilikten de üstün bir güç devreye girdiğinde…
Sen ile ben ortadan kalktığında…
Siyah ve beyaz yok olduğunda…
Kayıp bir krallık bulmuş gibi
Gözlerin ışıl ışıl parladığında…
İşte onun adı mavidir,
Renklerin en güzeli ve en derini…
Bizden de önce…
Ve bizden de sonra…
Oct 01, 2008 @ 06:35 pm by Özge Esirgen
Yazar: Özge Esirgen
İndigo Dergisi – Ekim 2008
ozge@indigodergisi.com
Sen ve Ben
Bir kez daha aydınlığa kavuşuyor hava.
Senle mi, yoksa benle mi?
Çocuklar uyanıyor,
Mevsimler kalkıyor yerinden.
Hep beraber mi?
Sabaha çıkar mıyız, diyorum.
Ben ölünce sen kalacak mısın yoksa?
Ya bilemezsem senin de öldüğünü?
Haberciler cennete,
Sen, bana doğru mu geliyorsun?
Ya öldüğümde de göremezsem seni?
Beraberliğe giderken doğduğum yere geri…
Ateşin ilk tanışıklığı,
Şaşırtıcı idi sıcaklık.
Ya şimdi?
O, yakan mı oldu alevi,
Yoksa söndüren mi?
Bildire, göstere gün yüzünü,
Yüzünü ve yüzümü.
Ateşin berisindeki salt bir karanlık mı idi?
Ötesindeki salt bir aydınlık olamadı…
Sen miydi yoksa ben miydi ateşi doğuran?
Karanlık ve aydınlık dağıtılmadan,
Eline ve elime, habersizce…

Sep 02, 2008 @ 12:37 am by yasin sari
Yazar: Yasin Sarı
Indigo Dergisi - Eylul 2008
me_la_mi@windowslive.com

SONBAHAR
yalnız kalmış bir sandalye,
bir kaç solgun menekşe.
yarım kalmış bir şiir
soluk hatıralar…
yaşlılık yalnızlık ve ölüm.
titreyen eller ve yalvaran dudaklar,
şiir olmayacak kadar güzel,
şiir olmayacak kadar acı.
yaşlılık yalnızlık ve ölüm
şiir olmayacak kadar sonbahar…
ulvi çiçeklerin gizemli bahçesi sonbaharda daha bir güzeldir…
görmelisin derdi gönül yolcusu.
dökülen yapraklar gibi görmelisin
hayatının kayıp giden yıldızlarını.
ve bir selam çakmalısın,
bir buse kondurmalısın, duadan yapılma…
bir uçurtma yapabilirsin değil mi
gökyüzünden görür seni.
bir uçurtma fatihadan, yasinden yapılma…
dua dua yakaran ellerde uçan bir
uçurtma…
Sep 02, 2008 @ 12:36 am by Fehmi Özçelik
Yazar: Fehmi Özçelik
İndigo Dergisi - Eylül 2008
fehmiozcelik@yahoo.com

Zamanla Dans
Ay parçacıkları dökülürdü denize
Bütünleşik zaman diliminde,
Gözlerinin tonuna bürünürdü her yer.
Kalbinle iç içe yaşanırdı her şey.
Bitmeyen tasvirin bu yüzdendi.
Ne zaman güzelliğinin bir kısmı vurgulansa,
Seni oluşturan bütün terimler askıda kalırdı…
Bu durumda iki seçenek vardı.
Ya senden bahseden ve senin için kurulan
Sözcük öbeklerinin bile çirkin kaldığı,
Sana dair cümleler kurulmayacaktı.
Ya da aynı anda kaç tane yıldız kaymışsa
Güzelliğinin karşısında,
Ay parçacıklarıyla beraber toplanıp;
Senin için inci taneleri biçiminde
Güneşe kadar uzanan,
Gökkuşağı şeklinde yollar oluşturulacaktı.
Sep 02, 2008 @ 12:28 am by Hale Karaarslan
Yazar: Hale Karaarslan
editor@indigodergisi.com

Bana kendimi bu kadar güzel gösterirken nasıl sevmem seni,
Nasıl bakmam bu dibi kara bir kuyu gibi görünen ay parçasina,
Damarlarimda akıp süzülen kan gibi bazen durgun,
Bazen coşkulu bir nehir, çağlayan,
Yemyeşil, kopkoyu bir orman, koşsam patikalarında,
Ahh yollarin cok guzel,
Hepsi birbirinden güzel, bazen taşlı, topraklı, çamurlu da olsa,
Çamuru nasıl sevmem, beni sana getirirken,
Gül dikenli de olsa nasil sevmem, nasıl koklamam.
Bazen bir fırtına, bazen çöl o yollarda,
Sonra ardından gökyüzünde parlayan güneş,
Yıldızlar yanıp sönen güzel bir dokumayken,
Gökkuşağı seni hatırlatırken bana,
Her şarkıda, her sözde, bakışta içimi ısıtan oradasın biliyorum,
Sevgilim! Binlerce söz yazıldı uğruna,
Herbiri ayri bir güzellik bedenler yaratıldı yansıman,
Yine anlatılamadı senin guzelliğin.
Sırrını dağıtısındaki muhteşemlik, zerafet,
Yaşamdaki her pırıltılı göz, yıldızların,
Dağların, ovalarin, ırmakların senden haber verdi,
Duyan kulaklarım aldı selamını, iletti sevgi sözcüklerini
Sevgilim! Aşkının fısıltılarını soyledim sevgiyle bakan gozlere.
Onayladi kalp, titredi aşkının deli edici titresiminden esridi
Bedenim bir kez daha.
Ahh sevgili, aşkın çok güzel!
Aug 29, 2008 @ 11:00 pm by nesrin dabağlar
Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun, ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun, ne gülü incit…
Bekle dost kapısını, sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda Sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla’yı çağır, ne çölü incit…
Rızaya razı ol, hakka kailsen
Arabul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit…
Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök, ne dalı incit…
Gel haktan ayrılma, hakkı seversen
Nefsini ıslah et, er oğlu ersen
HUDAI incinir, inciden versen
Ne kimseden incin, ne eli incit…
Jun 11, 2008 @ 09:18 pm by ahmetnuray
Geçmişte yaşanan anılarıma götür beni
Güzel ve çirkin, iyi ve kötü hissettiklerime
Beni ben yapan anılarımdakilere götür beni
Acı ve tatlı, iyi ve kötü hatıralar olsa bile
Pişmanlıklarla, umutlarla dolu zamana götür beni
Hatırladıkça gözlerimdeki yaşlar tekrar tekrar aksa bile
Şelalelerin serinliğindeki ürpertilere götür beni
Bin kez pişmanım oldu bir kere dediklerime
Acılarımın şelalelerinde sırılsıklam ıslanmaya götür beni
Beyaz güvercinlerin kanatlarında götür beni
Yaşamın çirkinliğinden, sessizliğin huzuruna götür beni.
Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı Ahmet Nuray
www.ahmetnuray.com
Jun 11, 2008 @ 09:17 pm by ahmetnuray
Kirlenen duygular huzursuz ve çok çirkin
İkiyüzlü fesat tavırlar artık bitsin
Yalan üzerine kurulmaz, kurulamaz ümitlerin
Başarıya giden yol olsun yalnız senin
Beraberlik, birlik asla hak etmeyeceklerin
Çalışmadan kolayca elde etmek istediklerin
Fedakârlık duygusu karakterinde olmayan birisin
Başkalarını suçlayan o anlamsız hikâyelerin
Dua et. Kendini kandıran bir tek sen değilsin
Olmuş bitmiş artık sevdiğim. Olmuş herkesin
Sensiz hayallerimde neyi beklemeliyim?
Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı Ahmet Nuray
www.ahmetnuray.com
Jun 11, 2008 @ 09:17 pm by ahmetnuray
Sevgiyi tatmak, hayatı paylaşmak istedi de
Gerçek dışı hayallerde koşup durmak niye
Görmüyor mu? Aradığını burnunun dibinde zannettiği
Hissetmiyor mu? Aradığı mutluluğu inadıyla yok etmekte
Düşlerindeki vazgeçilmez yaşamı yaşamak istedi de
Paylaşılan anıları hatırlamakta inkâr niye
Yetinmek bilmez arzulara erişecek diye
Hak edilmesi gereken geleceği oluşturmak yerine
Herkesi basamak gibi kullanmak niye
Seven, sevilen kalpler hani hep beraberdi
Ben! deyip kendinden başkasını düşünmemek niye.
Kuantum Düşünce Grubu Kurucusu, Başkanı :Ahmet Nuray
www.ahmetnuray.com
May 22, 2008 @ 11:48 am by Buse Dogan
Çanlarımı çalıyorlar.
Canlarımı alıyorlar.
Beni defalarca öldürüp,
Tapınaklara gömüyorlar.
Onları duymam için mumlar dikiyor,
Ağıtlar yakıyorlar.
Oysa sessizlikteyim ben,
Kalp sesini duymayı bilene.
Ve karanlık diye birşey yok,
Benimle yürüyene…