AST Ruhuna Yakışan Oyun: Halktan Biri

Ferhan Şensoy, Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı ile bugün yaşadığımız avm çılgınlığına 30-35 sene önceden ayna tutmuştu. Halktan Biri ise ikinci kere seçildikten sonra krallığını ilan eden Amerika Başkanı ile sadece bugün yaşadıklarımızı anlatmakla kalmayıp gelecekte başımıza geleceklerin de altını çiziyor.

halktan biri2

[divider]

HALKTAN BİRİ

YAZAN: Sam Bobrick
YÖNETEN: Arif Akkaya
ÇEVİRİ: Ekin Tunçay Turan

DEKOR: Sertel Çetiner
BESTE: Ali Seçkiner Alıcı

IŞIK: Ahmet Kömürcü

OYUNCULAR: Mehmet Atay, Mahir İpek

[divider]

50. yılını kutlayan AST (Ankara Sanat Tiyatrosu) muhalif duruşuyla, repertuar anlayışına getirdiği yeniliklerle, sıkıyönetimlere ya da yasaklara rağmen günümüze kadar ulaşmasıyla ekol yaratmış tiyatrolardandır. AST ile yolu kesişen kişilere (Asaf Çiyiltepe, Vasıf Öngören, Güner Sümer, Ergin Orbey, Rutkay Aziz, Genco Erkal, Yaman Okay, Erkan Yücel, Şevket Altuğ, Mümtaz Sevinç, Cüneyt Türel, Cezmi Baskın, Savaş Dinçel, Altan Erkekli ve şu an aklıma gelmeyen nice isimler) baktığımızda bu ekolün aynı zamanda kendi oyuncusunu, yönetmenini, yazarını, seyircisini yetiştirmesiyle okul niteliği taşıdığı daha net anlaşılır.

asteskiler

Fabrikadaki işinden atılan Travis Pine, ülkesinin durumunun kötüye gittiğini görür. Bu kötü durumun baş mimarı başkandır. Başkana sinirlenip ağzına gelen her şeyi (Hakaret de dâhil) mektup vasıtasıyla başkana yollar. Başkan ise bu mektuplardan birini tesadüfen okur ve çok etkilenir.

FBI ajanı Tom Walker, başkan tarafından Travis’in evine yollanır. Tom sadece Travis’ i sorgulamak için gelmemiştir. Görevi: Travis’ in başkanın hoşuna gidecek mektup yazması ya da hiç yazmaması.

halktan_biri9

Sam Bobrick, dürüst bir bireyin sistemi ne kadar değiştirebileceğini sorgularken Arif Akkaya iyi yazılmış bu metni yerel unsurlarla besleyerek, ülkemizde yaşanan olaylara atıfta bulunuyor. Sanki fonda Amerika değil Türkiye var. Gerçi sadece bu iki ülke değil, kapitalizmin uğradığı her ülkede benzer olaylar var.

Oyuna gelmeden önce kafamda soru işaretleri vardı. Çünkü sahnede iki iyi oyuncu var. Yönetmen metne yaslanmak yerine oyuncuya yaslanıp bu iki iyi oyuncunun birbirini coşturması üzerinden de gidebilirdi. Kaldı ki iki kişilik oyunlarda ya da iki kişiden fazla olup, iki kişinin ağırlıkta olduğu oyunlarda sıkça rastladığımız bir durum. Oyun başlayınca kafamdaki soru işaretlerinin yersiz olduğunu anladım.

Mehmet Atay ve Mahir İpek doğru oyunlarıyla metnin önüne geçmeden, metne hizmet ediyorlar. Mehmet Atay iyi oynamasının dışında fiziksel özellikleriyle de rolüne örtüşüyor. Sanki tıraş olmaya üşenmekten dolayı sakallarını kesmemiş, televizyon karşısında hazır yiyecek tüketmekten hareketsiz kalıp göbek yapmış. Amerika’nın böyle bir toplum yaratma isteğini düşündüğümüzde Travis Pine, tiyatro oyunu karakterinden çıkıp gerçek bir karakter olarak sahnede duruyor. Hatta aynı oyunun başka tiyatro topluluğunda başka oyuncularla oynanmış halini gören biri olarak, Travis Pine karakterini gerek fiziksel gerek oyun gücü olarak en gerçekçi oynayan kişinin Mehmet Atay olduğunu düşünüyorum.

Oyunun bu özellikleriyle AST ruhuyla örtüştüğünü belirtiyor, yazıma Arif Akkaya’nın oyunla ilgili sözleriyle son veriyorum:

[quote]Birilerinin bozuk gözlüklü camlarından bakmayan, görebilen bireyler’e..[/quote]