Horlama Sorun Olmaktan Çıkıyor

Şişman insanlarda, özellikle “erkeklerde” sıkça rastlanan ve yaşamı hem sosyal açıdan hem de sağlık olarak etkileyen horlama, artık tedavi edilebiliyor.

horlama

Yetişkinlerin % 25’inde sorunlara neden olan horlama, sosyal bir sorun olmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına da sebep oluyor. Yapılan araştırmalarda yetişkinlerin % 45’i zaman zaman ve % 25’i sürekli horluyor. Horlama problemi en sık şişman insanlarda ortaya çıkıyor. Türkiye’de ise erkeklerin % 40’ı horluyor. Horlamanın birçok sebebi olabiliyor. Bunlar arasında; damak ve küçük dil sarkmaları, enfeksiyon olsun ya da olmasın, bademciğin normalden büyük olması, dil kökü irilikleri, akciğer hastalıkları, alkol kullanımı ve yorgunluk horlamaya sebep olabiliyor. Ayrıca aşırı şişmanlık, yüksek tansiyon, göğüs, boyun bölgesindeki aşırı yağlanma, boynun kısa ve kalın olması da horlama sebepleri arasında gösteriliyor. Bu hastalıkla tedavide, özellikle kilolu hastaların mutlaka diyet yapmaları öneriliyor.

Horlamaya radyo frekansıyla tedavi şöyle uygulanıyor: Radyo frekans yöntemi ile damak gerilmesi ameliyatında, hastaya tedavide kullanılan cihaz takılarak 5–10 dakika bekleniyor. Damak dokusu içine girilerek radyo frekans dalgaları verilmek suretiyle horlamaya yol açan dokular küçültülüyor ve damakta bir miktar gerilme sağlanıyor. Kişiye göre değişmekle beraber, uygulanması basit olan bu yöntemde bazen 2–3 seans gerekebiliyor. Radyo frekansıyla tedavide, başarı oranı oldukça yüksek oluyor.

throatOsmanoğlu Hastanesi Operator Doktor Emin Kaya ile geçen ay yaptığımız röportaja devam ediyoruz. Bu sayımızda, Burun Boğaz hastalıkları ve tedavileri ile Estetik Cerrahiye değineceğiz.

Horlamanın sebebi ve tedavisi nelerdir?

Horlama yumuşak damak ve küçük dilin titreşimi ile oluşan sestir. Solunum yollarında meydana gelen darlıklar, yumuşak damak kaslarının gevşemesi ve negatif basıncın oluşturulduğu hava akımı, horlamanın daha gürültülü olmasına neden olur. Klinik olarak basit horlamadan uyku apnesi denen ve uykuda nefesin en az 10 saniye durması şeklinde tanımlanan, farklı derecelerde görülebilir. Uyku apnesi ise çok önemli bir durumdur. Nefesin durması ile birlikte kandaki oksijen seviyesi düşer. Buna bağlı önce kalp atım sayısı düşer. Sonra hasta boğulma hissi ile uyanır ve soğuk bir terleme ile beraber çarpıntısı oluşur. Bu durumda kalp  Uyanan hasta solunumun durduğunu ve uyandığının farkına varamayabilir. Gece yeterince uyuyamadığından, gün içinde uyuklamaya başlar. Bu uyuklamalar günlük yaşantıda, hatta araba kullanırken görülebilir. Doğabilecek sonuçları siz düşünün! Zaten yapılan araştırmalarda ölümcül kazaların sürücülerinin belli oranı bu grup hastalardan olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sorunun çeşitli tedavileri vardır.

İlaç tedavisi, uykuda basınçlı hava akımı uygulayan cihazların kullanımı ve cerrahi tedaviye hastanın sorununun şiddetine göre karar verilir.

Bademcik, Nezle, Soğuk Algınlığı ve Grip

Bademcik iltihabı (Tonsillitis) nedir? Nasıl bir tedavi yöntemi uygulanır?

Bademcikler bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenfoid organlardandır. Solunum yollarından giren çeşitli mikroplar burada enfeksiyona neden olabilir. Boğaz ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, boyunda şişmiş ve ağrılı bezelerin oluşması gibi şikâyetlere neden olur. Bazen iltihap daha fazla ilerleyip apseleşmeye neden olabilir. Bu durumda apsedeki cerahatin boşaltılması ve çeşitli antibiyotiklerle tedavi edilmesi lazım.

Bademcik ameliyatına sebep olan faktörler nelerdir?

Eğer bademcikler nefes alma ve yutma zorluğu oluşturacak kadar büyümüş ise, çok sık enfeksiyona neden olup, ateşli havale, geçmeyen kulak iltihapları, konuşma bozukluğu, çene ve diş bozuklukları, apne, kalp ve böbrek hastalıklarına neden oluyorsa, durdurulamayan kanama veya kanser şüphesi varsa cerrahiye karar verilir.

Bademcik ameliyatı çocuklarda kaç yaşında yapılabilir? Hangi mevsimde yapılmalıdır?

Aslında bu operasyonun hangi sebeple yapılacağına göre, karar verilmesi gereken bir durumdur. Ancak; genellikle 4–7 yaş arası uygulanır. Mevsimlerle ilgili bir kısıtlama yok.

Bademcik içerisinde çıkan beyaz kötü kokulu şeyler nelerdir?

Biz bunlara magma deriz. Bademcik üzerindeki yarıklarda biriken yemek ve doku artıkları bakteri barındırarak ağız kokusuna, ağızda batma hissine sebep olabilirler. Tekrarlayan Tonsillit odağı olabilirler.

Neden nezle oluruz? Bu durumda ne yapabiliriz? Nezle olmamak için neler yapabiliriz?

Soğuk algınlığı bence daha doğru bir terimdir, nezle derken saman nezlesi gibi alerjik hastalıklar, vazomotor veya enfeksiyoz rinit ayırımı yapamayız.

Soğuk algınlığı da diğer pek çok hastalık gibi, sağlıklı beslenme, sigara, alkol, ve çeşitli toksik kimyasallardan uzak durma, yeterince dinlenme ve uyuma, spor yapma gibi bağışıklık sistemini sağlıklı tutan etkenler ile önlenebilir.

Soğuk algınlığı ve grip aynı hastalık mıdır? Tedavisi nelerdir?

Soğuk algınlığını, influenza denen grip virüslerinden kaynaklanan hastalıktan ayırt etmek lazım. Gribal enfeksiyonlar çok daha şiddetli seyredebilir ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde öldürücü olabilir. Bu yüzden daha çok risk altında olan örneğin çok yaşlı kişilere, kalp, akciğer, böbrek hastalığı olanlara mutlaka grip aşısı yapmak lazım.

Sinüzitin belirtileri ve tedavisi nelerdir?

Sinüzit genelde bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkar. Burun tıkanıklığı, halsizlik, ateş, geniz ve burun akıntısı ve buna bağlı öksürük, başta ve gözlerin arkasında hissedilen basınç ve dolguluk hissi, ağız kokusu, koku ve tat almada azalma, horlama gibi belirtilere neden olabilir. Baş ağrısı öne eğilmek, alkol alımı ve bayanların adet dönemlerinde artar. Bazen de kas ağrılarına neden olur.

Erken dönemde çeşitli ilaç tedavileri yapılır. Hastalığa zemin hazırlayan alerjik rinit, sigara içme gibi faktörler ortadan kaldırılmalı. Tekrarlayan hastalıkta mikrobiyolojik ve radyolojik incelemeler yapılıp cerrahi tedavi uygulanabilir. Bunlardan sinüse yönelik bilgisayarlı tomografi ve son dönemlerde çok popüler olan endoskopik sinüs cerrahisini sayabilirim.

Burun kanamasının sebebi ve tedavisi nelerdir?

Burun kanaması hemen hemen herkesin hayatında bir kez de olsa yaşadığı, çok sık görülen bir durumdur. Genelde kendi kendine duran masum kanamalardır. Ancak bazen tüm müdahalelere rağmen durdurulamayan ve hayati tehlike oluşturabilen kanamalara rastlanabilir. Çocuklarda sık gördüğümüz burun karıştırma, buruna yabancı cisim sokma sonrası kanamalar olabilir. Çeşitli burun ve sinüs enfeksiyonları, tümör ve kanserler, damarsal ve yapısal anomaliler, travma, kanın pıhtılaşması ile ilgili hastalık ve durumlar, aspirin gibi bazı ilaçlar, yüksek tansiyon buna neden olabilecek durumlar arasındadır.

Burun kanamasını nasıl durdurabiliriz?

Burun kanamalarının çoğu burunun ön tarafından kaynaklanır. Bu bölgeyi belli bir süre sıkmak bazen işe yarayabilir. Kanama durdurulamadığı takdirde Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurmalıdır.

Burun damlaları zararlı mıdır? Ne zaman kullanılabilir?

Zararlı bir maddenin Sağlık Bakanlığı’ndan onay alıp eczanelerde satılması pek olası değil. Önemli olan bu ilaçları hekimin önerisi doğrultusunda kullanmaktır. Soğuk algınlığı için kullanılan dekonjestan burun damlalarını uzun süre kullanmak zararlı olabilir.

Reflünün belirtileri ve tedavisi nelerdir?

Reflü, mide asidinin yukarıya yemek borusuna doğru kaçması ve kısaca mide asidinin olmaması gereken bir yere ulaşması sonucu meydana gelen bir durumdur. Asit eğer yemek borusunun alt kısımlarına ulaşıyorsa buna “gasteroözefageal reflü” denir. Boğaza kadar ulaşıyorsa bana larengofarengeal reflü denir. Her ikisi farklı klinik tablolar ile karşımıza çıkarlar. Reflünün türü ve buna zemin hazırlayan sebepler (ör. midenin diyafragma üzerine fıtıklaşması gibi) mutlaka araştırılmalıdır. Larengofarengeal reflü hastaları daha çok kulak burun boğaz yakınmaları ile başvururlar. Geniz akıntısı, ses kısıklığı, kuru ve tahriş edici öksürük, boğaz ağrısı, göğüste yanma, ağza ekşi- acı suların gelmesi bu yakınmalardan bazılarıdır. Tedavide reflüye sebep olan etkenler ortadan kaldırılmalıdır. Ayrıca baharat, kahve, çay, alkol, kakao, çikolata, kolalı içecekler, asitli gıdalar, yağlı ve kızartılmış yiyecekler, nane gibi bazı besinler fazla tüketilmemelidir. Stres, egzersiz yapmama, fazla kilolar ve düzensiz beslenme bir yana, yemek yedikten hemen sonra televizyon karşısına geçip uzanma gibi kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçmeliyiz.

Gırtlak iltihabı (Larenjit) neden kaynaklanır ve tedavisi nelerdir?

Gırtlak çok muhteşem bir organ. Düşünün ki nefes alma, konuşma, yemek yerken yiyeceklerin alt solunum yollarına kaçmasını engellemek gibi hayati görevleri yürütürken, bu organ bir ses sanatçısı tarafından muazzam bir müzik enstrümanı olarak kullanılır.

İşte soluk borusu ve boğaz arasında yer alan gırtlağın iltihabına larenjit denir. Öksürük, ses kısıklığı ve nefes darlığına neden olabilir. Çok çeşitli formları vardır. Özellikle astımla birlikte görülen ve virüslerin neden olduğu akut larengotrakeit daha çok krup olarak bilinir. En sık küçük çocuklarda ortaya çıkar ve burun akıntısı, seste kısılma ve boğuklaşma, havlar tarzda öksürük ve hırıltılı soluma gibi belirtileri vardır. Solunum yollarındaki ödemi geçirmek, nefes açıcı ilaçlar, oksijen ve sıvı desteği uygulanmalıdır.

Epiglotit denen gırtlağın üst bölümünün iltihabı genellikle hemofilüs influenza denen bir bakteri nedeni ile oluşur. Çoğunlukla çocuklarda ortaya çıkmakla birlikte bazen erişkinlerde de görülebilir. Epiglot hızla şişer ve eğer tedavi edilmezse, soluk borusunu tıkayabilir ve çocuk ölebilir. Bu vakaların çoğu çocuklara (Hemophilus influenza tip b ‘Hib’ aşısı yapılarak önlenebilir.

Farenjit olan bir hastada tuzlu su ile yapılan gargara faydalı olur mu?

Evet biz de hastalara bunu öneriyoruz. Ama tuz oranını fazla abartmamak gerek. Bir bardak suya bir çay kaşığı yeterli.

Anne ve babada alerji varsa çocuğun alerji olma riski ne kadardır?

Alerjik hastalıklarda genetik yatkınlık çok önemli. Çağımız modern tedaviler ile kronik otit gibi hastalıklar azalırken, alerjik rinit ve sinüzit, astım gibi hastalıklar artıyor. Genetik yatkınlık kadar çevrenin etkisi de önemli. Bana göre bu hastalıklarda beslenmenin de rolü çok önemli.

Estetik Ameliyatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Rinoplasti (Burun estetiği) kimlere yapılır? Bu ameliyatın amacı nedir?

Rinoplasti burun iç ve dış anatomik oluşumlarında işlevsel veya görsel bozuklukların giderilmesini amaçlayan bir cerrahi tekniğidir. Beraberinde sinüs ve konka gibi ek sorunlara da müdahale edilebilir. Bu yüzden ön planda hastanın sağlığını düzeltmeyi amaçlıyor. Tabi burunu işlev bakımdan iyi ancak görünümü çok kötü olan ve hastanın toplumdaki konumunu ve ruh sağlığını bozan durumlarda, gene ruhsal durumunu düzelttiği için sağlık bakımından uygulanmış bir psiko-cerrahidir.

Tonsil ve adenoidlerin ameliyatla alınması vücut savunma mekanizmalarında bir eksikliğe neden olur mu?

Doğru endikasyonla yapılmış uygun bir operasyondan her zaman hasta fayda görür. Çocuklar rahat uyur, kilo alır, daha az hasta olur. Bu durumda baş ve boyundaki diğer lenfoid dokular bademcik ve geniz etinin görevini üstlenirler.

Deviasyon ameliyatı kaç yaşında yapılabilir?

Genellikle bu operasyon için yüz ve kemik gelişiminin tamamlandığı 18 yaşını beklemek lazım.

Burun estetiği (Rinoplasti) ameliyatları ne kadar sürer? Hasta ne zaman taburcu olur? Ne kadar zaman sonra hasta normal hayatına döner?

Operasyon süresi hastanın probleminin derecesi, cerrahın seçtiği teknik ve deneyimine bağlı olarak değişir. Bu daha deneyimli cerrah daha hızlı ameliyat yapar anlamında değil. Bakın mesela en son İzmir’de Ege Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalının düzenlediği uluslararası bir kongrede, Amerikanın en deneyimli cerrahlarından biri olan ve 4000 vakalık bir serisi olan Dr. DM. Toriumi şöyle demişti: “Deneyimim arttıkça hastada daha çok kusur görmeye başlıyorum ve buna bağlı ameliyat süresi artıyor”.

Hasta genelde bir gün sonra taburcu olur. Bir hafta kadar burun atel ile tespit edilir. Dikişler genelde bir hafta sonra alınır ve atel çıkarılır. Bir hafta kadar bir süre de bandaj uygulanır. Ancak bu dönemde hasta günlük yaşantısını sürdürebilir.

Rinoplasti ameliyatı ne zaman yapılmalıdır?

Çok küçük deformiteler için maddi ve psikolojik yönü de ağır basan bu operasyonu uygulamanın sonuçlarını ben tatminkâr bulmuyorum. Bu durumda hasta istiyorsa bile operasyonu geri çevirip hastayı ikna etmeye çalışırım. Her zaman gerçekçi beklentileri olan ve bu beklentileri karşılayabilecek gerçekçi cerrahi çözümler ile bu işe soyunmak lazım.

Kişi bu kararı verirken psikolojik olarak iyi durumda olmalı mıdır?

Dediğim gibi bu operasyonda hastanın sorununa gerçekçi bir gözle bakıp gerçekçi beklentiler içinde olması çok önemli. En kötü burunu siz bir ameliyat ile en mükemmel burun haline getiremezsiniz. Ancak normale yakın ve kabul edilebilir oranda bir düzeltme ile hasta mutlu oluyorsa bu iş yapılmalıdır. Bu da çok iyi bir yüz analizi ve bozuklukları düzeltecek en uygun tekniği uygulamak ile olabilecek bir şeydir.

Burun polipleri ameliyattan sonra tekrar eder mi?

Bu polipler genellikle alerjik rinit (saman nezlesi) olan hastalarda görülürler. Yani sadece ameliyat değil aynı zamanda uygun alerji tedavisi de yapmak lazım. Bu şekilde tekrarlama riskini çok daha fazla azaltmış oluruz.

Burun ameliyatından sonra septumda delinme olur mu?

Burun ameliyatı sonrası septumda delinme oluşabilir. Bu operasyonun komplikasyonlarından biridir. Hastada burunda kabuklanma, kanama, nefes alırken ses çıkması gibi bazı şikâyetlere neden olabilir. Buna bağlı bazen bu delinmeyi kapatacak bir operasyon veya özel kapatıcı butonlar uygulanır. Çok arkada ve sıkıntı yaratmayan perforasyonun tıbbi önemi yok.

Kimlere kulak estetiği ameliyatları uygulanır? Kaç yaşından itibaren yapılmalıdır? Bu ameliyatın herhangi bir sakıncası var mıdır?

En sık ilkokul öncesi yaşlarda kepçe kulak deformitesi olan çocuklara uygulanır. İlkokulda alay konusu olup, ruhsal ve psikolojik travma yaşamalarını önlenmek açısından çok önemlidir. Ayrıca kulak kepçesinin çeşitli anomalileri denen doğuştan bozukluklarına da ameliyat uygulanabilir. Ancak bunlar daha komplike vakalardır ve bir kaç seanslık ameliyat gerekebilir.

Hastaneniz hakkında bilgi alabilir miyiz?


Hastanemiz Türkiye’nin ilk özel hastanelerindendir. Dr. Salih Osmanoğlu tarafından 50 yıl önce kurulmuştur. Bu yüzden çok uzun yıllardır sağlıkta hastanemizi tercih eden hasta popülâsyonu vardır. Hemen hemen tüm branşlarda modern teknolojik donanıma sahiptir. Ameliyathane, yeni doğan ünitesi ve yoğun bakım, laboratuar, görüntüleme merkezi, odyoloji merkezi, ürodinami laboratuarı vardır. Ancak hiç unutmuyorum, bir dönem hastanemizde tadilat vardı. Muayeneye gelen bir hastayı yeni taşınmış ve tam düzeni oturmamış bir ortamda muayene etmek durumunda kalmıştım ve hastadan bu durumdan dolayı özür dilemiştim. Hasta bana Doktor Bey bize oda değil siz lazımsınız demişti. Yani en büyük etken insan ve insana verilen değerdir bence.

Biyografi: Op. Dr. Emin Kaya

1972 Tahran doğumlu. Ortaokulu İran’da, liseyi Ankara’da bitirip İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı oldu. Türk Tabibler Birliği, Türk Kulak Burun Boğaz, Baş ve Boyun Cerrahisi, ve Türk Fasiyal Estetik Cerrahisi derneği üyesidir. Halen Şişli’de bulunan Osmanoğlu Hastanesi’nde görev yapmaktadır.OSMANOĞLU HASTANESİ Adres: Abide-i Hürriyet Cad. No:226/1 Şişli 80220 /İstanbul  Telefon: 0212–296 20 60 (20 hat) http://www.osmanogluklinigi.com.tr