11 pratik yöntem ile cilt yenileme

Cilt gençleştirme konusunda her geçen gün mucizeler yaratacak gelişmeler gösterse de bu özel çözümler çoğu zaman ekonomik bazen de vakit problemi nedeniyle herkes tarafından kullanılamayabiliyor. Yaşlarımız ilerlerken biz ve cildimiz aynı durumda kalmayız.

cilt güzelliği gençlik cilt bakımı güzellik sırları

Zamanın etkileri, hücre canlılığımızı, cildimizin rengini, esnekliğini, direncini kötü yönde değiştirir. Çizgiler derinleşir, ifadeler sertleşir, kilo değişimi varsa oransal ölçüler farklılaşır. Durdurulamaz bir değişim olsa da cildin yaşlanması ve yıpranması belirli ölçülerde yavaşlatılabilir. Korunma ve doğru bakımların uygulanması ile süreci yavaşlatıp cildimizi genç tutabiliriz.

Genel olarak cilde zarar veren ve yaşlanmasını kolaylaştıran sebepler vardır. Özel çözümleri uygulamakta mutlaka fayda vardır ama biz bu cilt genel korunma kurallarına bir göz atalım.

Cilt bakımı ve zararlı etkilerden korunma yolları

1) Güneş cilt üzerinde tahribat yapan en büyük etkendir. Yaşam kaynağımız olmasıyla birlikte, zararlı ışınları nedeniyle cildi kurutur ve hücrelerin yapısını negatif yönde etkiler. Özellikle ülkemiz güneş açısından şanslı bir konumdadır. Sadece yaz günlerinde değil kış günlerinde de bol bol güneşe maruz kalırız. Cildi artık iyice zararlı hale ışınlardan korunmak için yaz günlerinde değil kış günlerinde bile koruyucu sürmek cilt korunması için zorunludur. Koruyucu sürmeden gün ışığına çıkılmaması cildinizi yaşlanmaktan korur.

2) Sigara cildin en büyük düşmanıdır. İçerdiği zehirli maddeler hücreleri yaşlandırma konusunda en büyük etkilerin sebebidir. Sigara vücudun C vitaminini yok eder. C vitamini ise cildin korunmasında en etkili vitamindir. Sigara kanın içindeki oksijeni azaltarak ayrıca zarar verir. Sigara içmenin mimikler dolaysıyla farklı bir zararı da vardır. Sigara içenlerin cildi diğerlerine göre beş kata daha fazla kırışır. İçilen ortamlarda bile bulunmak, hava yoluyla cildimizin zarar görmesine sebep olur.

3) Hava kirliliği ve kötü hava koşulları cildin görünmeyen düşmanlarından birisidir. Havada bulunan toksin maddeler, özellikle otomobillerin yarattığı kirli ortamda çok bulunmak cildi vaktinden önce yaşlandırır. Koşullarımız gereği içinde bulunuyor olsak da yaratacağımız her fırsatta ağaçlık alanlara ve temiz bölgelere gitmek, cildimizin oksijen almasını sağlamak havanın zararlı etkilerinden kısmi zamanlı olarak kurtulmayı sağlar. Kuru soğuk ve rüzgâr, güneş kadar cildin üzerinde kurutucu ve yıpratıcı etki yaratır. Rüzgâr ve soğuktan korunmak için mutlaka koruyucu krem kullanılmalıdır. Özellikle klima soğuk ya da aşırı sıcak olduğunda cildi kurutarak yıpratır.

4) Dengesiz beslenme, aşırı karbonhidrat tüketimi, sebze meyve tüketiminin az olması, aşırı yağlı yiyecekler, cildimize zarar verir. Gerekli vitaminlerin alınması cildimizi korumamıza yardımcı olur. Sebze, balık ve zeytinyağı cilt dostudur. C vitamini cildin gençliği için birinci sıradadır. B, D, A, E vitaminlerinin her biri cilt için ayrı önem taşır.

5) Aşırı alkol tüketimi ciltteki yumuşak dokulara, kılcal damarlardan gereğinden fazla sıvı gitmesine neden olarak zarar verir. Ayrıca karaciğer faaliyetlerini kötü yönde etkilediğinden zehirli maddelerin kandan temizlenmemesi nedeniyle cildi erken yaşlandırır. Alkol almak durumunda yanında etkilerini azaltan karaciğer dostu sebzeleri de tüketirseniz en azından zararlarını aza indirebilirsiniz.

6) Yanlış ürünler kullanmanız cildinize zarar verir ve vaktinden önce yıpranmasına neden olur. Örneğin nemi eksik olan cildinize, nem azaltıcı ürün kullanırsanız erken kırışmalara neden olursunuz. Cilt yapınızı iyi tanıyın ve aldığınız ürünü mutlaka bir cilt uzmanı danışmanlığında alın. Daha çok doğal ürünler kullanın, evde bulunan doğal maddelerin cildiniz için nasıl değerli olduğunu araştırıp öğrenin. Sivilce kurutacaksınız diye cildinizi gereksiz sert temizleyicilerden uzak tutun. Çok fazla kimyasal madde ve asit içeren ürünlerden uzak durun.

7) Yanlış mimikler ve yanlış yatış şekilleri cildi kötü etkiler. Cildin yenilenme saati tüm vücut için olduğu gibi gecedir. İyi havalandırılmamış bir odada yatmak cildin oksijen alışını engeller. Yatış pozisyonu yüzün fazla kırışmasına neden olabilir. Düzgün bir pozisyonda yatmak cilt ve boyun sağlığı için gereklidir. İyi uyunmuş bir uyku sonucu cildin ne kadar sağlıklı göründüğünü bilmeyen yoktur. Öğleden sonraları imkân varsa kısa bir uyku cilt için ilaç gibidir, güzellik uykusu adı boşuna verilmemiştir.

8) Stres cildin sinsi düşmanlarındandır. Gergin bir psikoloji hem mimikleri sertleştirir hem kasılmış bir yüzdeki hücreler oksijen alışverişini tam olarak yapamaz. Çatılmış bir kaşın çizgileri derin ve serttir. Gülmek cilt kasları için çok faydalıdır. Stresten korunmak için hayatı biraz ciddiye almaktan vazgeçin, sorunları alaya alarak hafifletebilirsiniz. Tabi ki onları yok saymayın ama daha esprili bakarak çözmeye çalışın. Çözümsüz bir sorun tüm sağlığınız için zararlıdır, cildiniz de bundan en büyük payı alır.

9) Kesinlikle hareketsiz, sporsuz bir yaşamın esiri olmayın. Oturmak, yatmaktan, ayakta durmak, oturmaktan, koşmak ayakta durmaktan iyidir derler. Spor yapmak vücudun ve cildin diri kalmasına, hücrelerin toksinleri atmasını kolaylaştırır. Spor yaparak terlemek genç kalmanın en önemli yardımcısıdır.


10) Kilonuzu dengede tutmak, cildin esneyip bozulmasını engeller. Sürekli değişen kilo cildin sürekli esneyip, büzüşmesine neden olarak elastikiyetine zarar verir. Elastikiyet cildin genç kalması için birinci koşullardan birisidir. Dengeli beslenerek kiloyu aynı düzeyde korumak tüm sağlığımız için gereklidir.

11) Sonuncu ve belki de en önemli madde olan hayat kaynağı su, cilt için olmazsa olmazdır. Yeterli su içmeyenlerin cildi çok daha çabuk yaşlanır. Nem eksikliği cildin tahrip olmasına ve zararlı maddelerin atılamamasına sebep olur. Her gün en az iki litre su içilmesi cildin gençliğini korur.

cilt bakımı koruma bakım

Akıllı kadın, gençliğini kaybetmeden önce değerini bilir. Araştırıcı ve öğrenici olun, öğrenmekle kalmayıp doğruları uygulayın. En önemlisi ruhunuzu asla yaşlandırmayın, genç hissedin ve genç kalın. Bunun için yaşam enerjinizi sürekli tazeleyin, ruhunuza her gün yeniden doğma emrini vermekten korkmayın. Daha da ötesi yaşlılığın gülümseyen çizgilerinden de çok fazla korkmayın.


İlgili yazılar