Metro Turizm skandalı: Mağdur olayı anlattı

Metro Turizm otobüslerinde yaşanan cinsel taciz mağduru: ‘Tepki verdiğimde otobüstekiler inanmadı, suçların cezasız kalması ve bir daha yaşanmaması için bu caydırıcı bir başlangıç!’ açıklamasını yaptı.

Metro Turizm skandalı: Mağdur olayı anlattı

Şehirlerarası otobüste inanılmaz taciz olayı: Muavin serbest!

İddiaya göre taciz, 24 mayıs günü Muğla – İstanbul şehirler arası hattında sefer yapan Metro Turizm’e ait yolcu otobüsünde üniversite öğrencisi C.D.’nin başına İstanbul’a gitmek üzere bindiği otobüste uyurken gelmişti. Görevli bir muavin, araçta uyuyan bir yolcuya inanılmaz bir şekilde cinsel tacizde bulunmuştu. Olay sonrası mağdur C.D. ve erkek arkadaşı, muavin hakkında olayla ilgili şikayetçi olurken muavin gözaltına alınmıştı. Muavin G.’nin Eskihisar Jandarma Karakolu’ndaki ifadesinden sonra serbest bırakılmıştı.

BirGün gazetesinden Can Uğur’un haberine göre, yaşanan saldırının ardından kamuoyunda Metro Turizm’e ve muavine yönelik tepkilerin bu tarz saldırıların bir daha yaşanmaması için bir başlangıç olabileceğini söyleyen C.D. “Toplumda kadınlara yönelik yaratılan baskı ortamı ve kadınlara karşı işlenen suçların cezasız kalması bu yaşadıklarımızı tetikliyor. Caydırıcı bir adım atılmadığı için birileri buradan kendilerine pay çıkartıyor” diye konuştu.

Olayın yaşandığı sırada otobüste tepkisini dile getirdiği anlarda otobüste bulunan insanların kendisine inanmadıklarını belirten C.D, yaşadıklarının ardından bu şekilde tepkisiz kalınmasına üzüldüğünü belirtti. C.D bu durumu ise toplumun bütününde hakim kılınmak istenen atmosfere bağladı.

Metro Turizm patronu: “Paralel ve Sol basın anlayamamış, sapıklığı bile işinize geldiği gibi yorumluyorsunuz!”

Metro Turizm’in patronu Galip Öztürk’ün “Olay paralelciler tarafından gündeme getiriliyor” sözlerini sorduğumuz C.D “Söz konusu şahsın kızı beni aradı ve yaşanan durumun kabul edilemez olduğunu bildirdi. Ardından ise kendisi böyle bir açıklama yaptı. Garip bir durum.” ifadelerini kullandı.

İnternetHaber’e göre ise “Aynı zamanda Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı da olan Metro Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yıldırım, yaptığı açıklamada “Bir kez daha, bu yaşananlardan dolayı, kurumum adına, genç kızımızdan ve kamuoyundan özür diliyorum” diyerek şunları kaydetti: “Başlangıçta, ihtimal veremedik. Akıl almaz bir olay gibi geldi. Çünkü düşünün, otobüsün içinde bir sürü insan oluyor ve böyle bir olay yaşanacak… Ancak, maalesef böyle dehşet bir olay yaşanmış. Biz başlangıçta, bu olayın doğrudan mağduru olan kızımız ile temasa geçtik. Kendisine de, her türlü yanında olduğumuzu ilettik. Bu olayı yaşayan benim kızım da torunum da olabilirdi.

Biz dün tarihi bir gün yaşadık, şirket olarak da toplum olarak da. Bu toplumsal bir hastalık ve toplumsal bir olay. Buna, doğru ve etkili bir sistem ile çözüm bulabiliriz” dedi.

“Otobüsümüzde kamera bulunmuyordu artık tedbir alacağız!

“Doğru ve yerinde olan eleştirilerden yararlanıyoruz” diyen Mustafa Yıldırım açıklamasının devamında “Dünden beri, sosyal medyada, internet sitelerinde yer alan haber ve yorumları tek tek alıyoruz. Bütün bu eleştiri ve önerileri birer eğitim konusu yapacağız. Bir yıl önce kurduğumuz Metro Turizm Akademi’de, tüm personeli eğitimden geçiriyoruz. Ancak bu son olay ışığında bu eğitimleri daha etkin bir hale getireceğiz. En temel işimiz bu artık. Bu hasta ruhlu bir anlayış sonuçta.

Bu hastalıkları da eğitimle aşabilir ve bunları topluma kazandırmamız gerekir. Dün, olay ortaya çıktıktan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanı Yusuf Avan da beni aradı. Olayın doğruluğunu sordu. Daha sonra, bu yönde alınacak güvenlik önlemlerini ve bir takım eğitim faaliyetlerini konuştuk. Bu olayın yaşandığı otobüste kamera bulunmuyordu. Şahıs otobüsü olduğu için ancak bundan böyle, günde 60 bin kişiyi taşıyan bin 600 otobüsümüze bu yöndeki gerekli tedbirleri alacağız. Tüm yolcularımızın canı malı bize emanet. Başta genç kardeşimiz olmak üzere hepimiz çok kötü bir olay yaşadık” dedi.

C.D.’ye otobüste bulunan kadın avukat yardım etti…

C.D.’nin arkadaşı Kerem G. ise, olaydan bir kaç saat sonra Hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, arkadaşına, otobüste bulunan bir kadın avukatın destek olduğunu belirtmişti. Anılan avukat yardımı ile jandarma ve polisin arandığı gerekli delillerin alınmasının sağlandığı kaydedilmişti.

Metro Turizm muavini: “Şeytana uydum yaptım!”

Öte yandan, suçunu “şeytana uydum yaptım’ sözleri ile kabul eden G.G. ise Gebze Adliyesi’ne sevk edildikten sonra savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.

Tacizciye “serbest bırakma” kararı skandal!

Metro Turizm otobüsünde muavin olarak çalışmaya başlayan G. G.’nin ilk ifadesi Eskihisar Jandarma Karakolu’nda alınmıştı. Karakolda görevli bir kaynak, Hurriyet.com.tr’nin sorusu üzerine, “İfadesini aldık savcılığa sevk ettik. Gebze Savcılığı’ndan salıverildiği bilgisini aldık” dedi. Aynı kaynak, muavin G. dışında, şüpheli sıfatı ile başka kimsenin ifadesinin alınmadığını söylemişti.

Bu ifadeden sonra, edinilen bilgilere göre G.G., başka otobüs şoförleri tarafından dövülmek istendi. Ancak, İstanbul’da yaşadığı öğrenilen G.’nin olay yerinden uzaklaşması sağlandı.

İstanbul Barosu’na üye avukat Tuba Torun, Hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada şüpheli G.G.’nin (27) serbest bırakılmasını eleştirerek “Yaşanan bu dehşet verici olaya her şeyden önce toplumsal bir vaka olarak bakmak ve irdelemek durumundayız. Olay, bu ülkede her an bir tehlikeyle yan yana yaşadığımızın açık göstergesi. Şunu önemle belirtmek gerekir ki; toplum refahı ve güvenliği için esas mesele, sanığı cezalandırmaktan ziyade, suçu önleme ve koruma tedbirlerine ağırlık verilmektir. Şüphelinin serbest bırakılması tam da bu noktada hukuk ve vicdan skandal denilecek cinsten bir karardır. Zira suç nitelik itibariyle cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan olup, şüphelinin suçu işlediğine dair somut bulgular da mevcuttur. Ayrıca kaçma şüphesi de kuvvetlidir” dedi.

Bu tür olaylarda caydırıcılık şart!

Avukat Esin Kılıç ise yasal düzenleme ihtiyacına işaret ederek “Ne yazık ki bu eylemin failinin tutuklanmaması, CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) 100. maddesindeki yasal düzenlemeye aykırı değil. Zira yasanın aynı maddesinin 5. ve 6. fıkralarında sınırlı olarak sayılan ve tutuklama koruma tedbirini zorunlu kılan suçlar arasında şüphelinin eylemine yer verilmemiş, Dolayısı ile yasal düzenlemeleri yeniden elden geçirmek gerekir. Toplumda giderek yaygınlaşan ve kangren halini alan cinsel suçlardaki koruma tedbiri uygulanlarına ve cezalara, gerçek anlamda caydırıcılık niteliği kazandırılmasıdır” şeklinde konuştu.