Deniz Yücel: Almanya’nın gazetecisine verdiği değer

İki haftalık gözaltı sürecinden sonra tutuklanan Türk – Alman gazeteci Deniz Yücel, Alman politikacıları ve halkından büyük destek görüyor. Yücel’in tutuklanması, dolayısıyla Türkiye’deki ifade özgürlüğünün durumu bir süredir Alman basının gündeminden düşmüyor.

Deniz Yücel: Almanya'nın gazetecisine verdiği değer
Foto: Kay Nietfeld/dpa – Bildfunk

27 Şubat’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’e konan Alman Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri, Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücel için Alman yetkilileri ve halkı beklenmedik derecede büyük bir protesto eylemi içinde.

Die Welt’in Türkiye muhabiri Deniz Yücel, 14 Şubat’ta  ifade vermek için kendi isteğiyle gittiği İstanbul Emniyet Müdürlüğünde gözaltına almıştı. Savcılık 2015’te yaptığı Cemil Bayık röportajı ve Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın maillerini ifşa ettiği için Yücel’in “terör örgütü propagandası yapmak’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla tutuklanmasını talep etmişti.

Mahkeme kararıyla tutuklanan ve 1.5 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Yücel, Türkiye’deki OHAL kapsamında tutuklanan ilk Alman vatandaşı oldu. Yücel daha önce de Urfa Valisi İzzettin Küçük’e “Akçakale’de İŞİD’liler olduğu söyleniyor, doğru mu?” sorusu sorduğu için bir grup gazeteci ile birlikte gözaltına alınmıştı.

Alman basını Deniz Yücel’in tutuklanmasıyla birlikte, 15 Temmuz darbe girişiminden beri tutuklanan 152 gazeteci, kapatılan 173 medya organı, işten atılan 2500 ve basın kartı iptal edilen 800 gazetecinin durumu da mercek altına alıyor.

Protestolar ve Silivri’den yazılan mektup

Deniz Yücel: Almanya'nın gazetecisine verdiği değer

Deniz Yücel’e özgürlük için “Free Deniz” sloganı

Deniz Yücel’in gözaltına alınmasıyla beraber olay Almanya gündemine oturdu. Birçok politkacı, medya çalışanı ve sivil toplum örgütü Deniz’e destek ve Türk Hükümeti’ne kınama mesajı yayınladı. freedeniz.de adresinde Almanca ve Türkçe olarak, ‘Deniz’e özgürlük!’ başlığıyla açılan imza kampanyasında kısa bir süre içinde 2 bini aşkın imza toplandı. Kampanya ile özdeşleşen “Free Deniz” sloganı Berlin’deki bazı merkezi binaların tepesine ışıklı panolarla yazıldı, slogan duvarlara yazıldı, halk gene aynı sloganının olduğu dövizlerle her gün sokak gösterileri düzenliyor.

Die Welt gazetesi muhabiri Yücel ise ‘Hallo Welt’ (Merhaba Dünya) hitabıyla başladığı ve el yazısıyla yazdığı mektupta beklenilenden daha iyi olduğunu, küçük de olsa kazandığı, gün ışığı, temiz hava, kahve, sigara, kendine ait yatak ve tuvalet gibi iyileştirmelerle kendini daha iyi ve özgür hissettiğini yazdı.

Diplomatik kriz

Türkiye bu kararın 15 Temmuz darbesi girişiminden sonra ortaya çıkan tehditleri bertaraf etmek için gerekli bir önlem olduğunu açıkladı. Adalet Bakanı Bozdağ ise “Söz konusu kişiyle ilgili kararı bağımsız Türk mahkemesi vermiştir. İtiraz hakları mevcuttur, itiraz başvuruları da vardır. Karar siyasi değildir” dedi.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Star gazetesi ise ‘Gazeteci değil PKK tetikçisi‘ başlığıyla manşetten yayınladığı haberinde Yücel’in aslında PKK sözcüsü gibi davrandığını ve PKK ve ‘FETÖ’ye sahip çıkıp Türkiye’ye hakaret ettiğini savundu.

Ne var ki; Almanya’daki birçok resmi birim Deniz Yücel’in tutuklanmasını protesto etmek için girişimlerde bulunuyor: Türk Büyükelçi Alman Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Yücel’in tutuklanmasının “tamamen orantısız” bir adım olduğunu savunan Alman Adalet Bakanı Heiko Maas, Almanya’yı ziyaret etmek isteyen siyasetçilerin basın özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiğini söyledi. Maas ayrıca Ankara’nın temel Avrupa değerlerine bağlı kalmadığı takdirde AB’ye tam üye olma ihtimalinin imkansızlaşacağını da belirtti.

Şansölye Merkel ise ilk etapta, “Almanya hükümeti Yücel davasında Türk yargısından, tüm demokratik ülkelerin en yüksek değerlerinden olması gereken basın özgürlüğünü dikkate almasını bekliyor. Yücel’in adil ve hukuka uygun bir muamele görmesi için ısrarımızı sürdüreceğiz ve umuyoruz ki Yücel en yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacaktır” dedi.

Bozdağ ve Zeybekci’nin Almanya etkinliklerinin iptal edilmesi de yeni bir diplomatik krize neden oldu

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin Almanya’da yapacakları konuşma etkinliklerinin iptal edilmesinin ardından Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi de Türk Dışişleri’ne çağrıldı. Diğer yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Nisan’daki referandum için başlattığı kampanya kapsamında Almanya’ya gitmesi bekleniyor. Bazı Alman siyasetçiler ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Almanya’ya giriş yasağı getirilmesini teklif etti.

Angela Merkel ne yapacak?

Partisinin ülkenin kuzeyinde düzenlediği toplantısında Deniz Yücel’in serbest kalması için hükumetinin gücünün yettiği her şeyi yapacağını söyleyen Merkel tam bir yıl önce Deniz Yücel ile şahsen karşılaşmıştı.

8 Şubat 2016 tarihinde Türkiye’yi ziyaret eden Almanya Başbakanı ile dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu görüşmesinin ardından gerçekleşen basın toplantısında Deniz Yücel Merkel’e şu soruyu sormuştu:

Üç yıl önce Gezi olaylarında Türkiye’ye eleştiriler yöneltmiş, Türkiye’de insan hakları hakkında örnek vermiştiniz. Şu anda durum düzelmedi. Örneğin ifade özgürlüğü konusunda Türkiye 195. sırada, gazeteci hapishanede. Silopi’de Cizre’de insan hakları ihlalleri var. Emniyet güçleri sivil halkı gözetmeksizin hareket ettiğinden söz edilmektedir. Almanya sessizliğe büründü. Neler söyleyebilirsiniz?

Merkel’in kısaca geçiştirdiği cevabından sonra ise Davutoğlu şu cevabı vermişti:

“Türkiye’nin cezaevlerinde hiçbir gazeteci gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hapiste değildir. Elinde basın kartı olması suçtan muaf kılmaz.”

Sorunun içeriğinde eleştiriyi aşan suçlamalar olduğunu da söyleyen Davutoğlu, “Türkiye’de herkes hükümete, bana eleştiri getirebilir. Bugünkü gazetelere dahi baksanız eleştirel yazıların destek yazılarından daha çok olduğunu görebilirsiniz. Eleştirinin objektif bir şekilde olması lazım” diye devam etmişti.


Bu karşılaşmadan bir yıl sonra, parti toplantısında Yücel’in tutuklanmasıyla ilgili konuşan Merkel ‘Bağımsız gazeteciliğin demokrasinin en temel direği olduğunu ve rahatsız edici olsa da hiçbir zaman sorgulanamayacağını” söyledi. Yücel’in tutuklanmasının hayal kırıklığına yol açtığını belirten Başbakan Merkel, tutuklama kararını ‘orantısız’ olarak niteledi.

Almanya’da Deniz Yücel’in tutuklanması ile ilgili tartışmalar artan bir ivme ile devam ederken Angela Merkel  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya girmesini yasaklama gibi bir kararla karşı karşıya.

Deniz Yücel kimdir?

Deniz Yücel: Almanya'nın gazetecisine verdiği değer
Foto: Karlheinz Schindler/AFP/Getty Images

Almanya’nın önemli gazetelerinden Die Welt’in Türkiye temsilciliğini yapan Deniz Yücel, 1973’te Almanya doğdu. Gazeteciliğinin yanı sıra köşe yazarlığı da yapan Yücel Berlin Özgür Üniversitesi’nde siyaset bilimi okuyup 1999 yılında serbest gazeteci olarak çalışmaya başladı. 2002 yılında haftalık Jungle Wold ve 2007 yılında ise Die Tagezzeitung gazetelerinde muhabirlik yapan Yücel, 2015 yılında Die Welt gazetesine geçip gazetenin Türkiye temsilciliğini üstlendi. Yücel 2011 yılında “Kurt Tucholsky Edebi Yayıncılık” ödülüne layık görülmüş, 2014 yılında ise bir grup gazeteci arkadaşıyla birlikte Hate Poetry adı altında oluşturdukları ırkçılık karşıtı gösteriden sonra Almanya’da yılın gazetecisi seçilmiştir. Yücel’in 2014 yılında yayımladığı ve Gezi Parkı Protestolarını esas alarak bir “Muhalif Türkiye” portresi çizdiği “Taksim İst Überall” (Her Yer Taksim) isminde bir de kitabı mevcuttur.


Almanya ile Türkiye arasında diplomatik kriz

Ünlü falcıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan için referandum kehaneti

PAYLAŞ
Önceki yazıBaşkanlık demek ki güzel bir şey değilmiş!
Sonraki yazıAğlayarak ‘hayır’ diyen Ak Parti’li teyze

1974 Ankara doğumlu ama 2 yaşından beri Istanbullu. Çocukluk ve gençliği cimnastik ve dans çalışmalarıyla geçti. 2000 yılından beri yoga yapıyor. 2002 yılında evlenip yurtdışına yerleşti ama bir ayağı hep Istanbul’da oldu. Çocuklardan sonra, Norveç’te hayalindeki işin eğitimini alma fırsatı geçti eline. Trondheim Üniversitesi’nde Medya Bilimi ve Görsel Kültür dalında lisans ve yüksek lisans okudu. İki yıl Zürih, 10 yıl Trondheim’da yaşadıktan sonra 2014 yazında eşinin memleketi Almanya’ya yerleşti. Şİmdi iki oğlu ve eşi ile sakin bir hayat sürmekte, ve Türkiye’nin Gezi Gençleri’nce yönetileceği çağdaş bir ülke olduğu hayalini kurmakta. // ENGLISH: Born in Ankara in 1974, moved to Istanbul at age 2. Spent lots of time with gymnastic and contemporary dance at early ages but last 15 years practices rather yoga. Married to an German man in 2002 and move to Zurich. Later lived 10 years in Norway/Trondheim and eventually settled down in Germany. Studied Media Science in Trondheim and finished master degree in 2012. Has two sons. Looking forward the days that Turkey is eventually leaded democratically by the Gezi youth.