Ana Sayfa İlişkiler Platonik takıntı veya ilişki bağımlılığı nedir?

Platonik takıntı veya ilişki bağımlılığı nedir?

Platonik takıntı kavramı, takıntılı aşk, aşk bağımlılığı ya da ilişki bağımlılığı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre takıntılı aşk, kişinin gerçek ya da ulaşılamayan bir aşkı takıntı haline getirmesi, tüm yaşamını kişiye göre yönlendirmesi, yoğun duygular yaşaması olarak tanımlanıyor.

Platonik takıntı veya ilişki bağımlılığı nedir?

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist Gülçin Şenyuva, takıntı haline gelen platonik aşklarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Platonik takıntı veya ilişki bağımlılığı nedir?

Takıntının kişinin zihnine sürekli, tekrarlayan, istenmeyen şekilde gelen, kişide sıkıntının oluşmasına neden olan, rahatsız eden düşünceler olduğunu belirten Şenyuva, “Bu düşüncelerin yoğunluğu ve yarattığı sıkıntı nedeniyle günlük yaşamı olumsuz yönde etkilenir. Platonik, gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen anlamına gelmektedir. Platonik takıntı kavramı, takıntılı aşk, aşk bağımlılığı ya da ilişki bağımlılığı olarak değerlendirilir. Takıntılı aşk, kişinin gerçek ya da ulaşılamayan bir aşkı takıntı haline getirmesi, tüm yaşamını kişiye göre yönlendirmesi, yoğun duygular yaşamasıdır. Ancak tarihler boyu güzel olarak addedilen bu kavram bir süre sonra kişinin kendisine ve çevresine zarar vermeye başlayabilmekte ve kişinin işlevselliğinin düşmesine neden olabilmektedir” diye konuştu.

Platonik takıntılı kişinin, karşısındakine güven duyma, ayrılık ile ilgili kaygılarının sürekli zihnini meşgul ettiğini ifade eden Gülçin Şenyuva, “Bu kaygılarından kurtulmak için de kendini rahatlatacak, sürekli onu aramak, takip etmek, “beni seviyor musun” diye sorular sormak gibi davranışlarda bulunur. Bu davranışlar bir süreliğine kişinin kaygısının düşmesine yardımcı olmaktadır. Daha sonrasında zihnini meşgul eden düşünceler gelmeye devam eder.

Platonik takıntılı kişi sadece aşık olduğu kişinin kendisini mutlu edeceğine inanır ve kendisi mutsuz olduğunda aşık olduğu kişinin de mutlu olmasını istememektedir. Yani zihninde yarattığı kişinin kendisinde oluşturduğu varlığa-anlama aşık olmuştur” dedi.

Gülçin Şenyuva, şunları söyledi:

“Kişinin reddedildiğini düşünmesi, fiziksel ve duygusal olarak devamlı kendisini kabul ettirmeye çabalamasıdır. Kişinin hedeflerinin olmaması, tatmin olmadığı iş ve sosyal hayatının olması ile ortaya çıkan anlamsızlık duygusu platonik takıntının nedenlerinden sayılabilir. Bununla birlikte, özgüven düşüklüğü, başarısızlık, yetersizlik ve zayıflık hissi kişide kaygıya sebebiyet vermektedir. Böylece kişinin zihninde oluşturduğu platonik sevgili kişinin varlığı ile var olduğunu düşünmesine ve yaşadığı boşluğu doldurmasına sebebiyet verebilmektedir.”

Sorunun temeli güvenli bağlanmada

Güvenli bağlanma problemlerinin platonik takıntının gelişmesinde önemli bir faktör olduğunu ifade eden Şenyuva, “Güvenli bağlanma, kişinin kendisini sevilmeye değer bir kişi olarak algılaması anlamına gelmektedir. Bu kişiler ilişkilerinde karşısındaki kişiye bağlı olmaktan dolayı mutludur, terkedilmeye dair ya da istenmediklerine dair kaygıları bulunmamaktadır. Uzun soluklu ilişki kurabilirler. Güvenli bağlanmanın oluşabilmesi için, birincil bakım veren kişinin bebeklik ve çocukluk döneminde ilgi ve ihtiyaçlarının karşılanması, bebeğin-çocuğun bakım vericisinin orada olduğunu bilmesi ile gelişebilen bir durumdur. Güvenli bağlanma problemi olan kişilerde takıntılı aşka daha sık rastlanmaktadır” dedi.

Bağımlı ve obsesif kişilik özelliği olan kişilerde takıntılı aşka daha sık rastlanmaktadır. Bağımlı kişilik özelliği olan kişiler, terk edilme korkusu ile yaşar, ilişkinin bozulmaması için ellerinden geleni yapar, hayattan keyif almaya dair zorunlu olduklarına ve mutlu olduklarını hak etmediğine inanırlar, özgüvenleri genelde düşüktür. Obsesif kişilik özelliği olan kişilerde, belirsizlik çok fazla rahatsız eder, hata yapmaktan korkar, mükemmeliyetçi yapıları vardır.”

Sağlıklı aşk var mı?

Gülçin Şenyuva, “İlişkide güven ve saygının olması en önemli unsurlardır. Kişilerin istek ve ihtiyaçlarını konuşabiliyor olmaları, birbirlerinin istek ve ihtiyaçlarına duyarlı olmaları sağlıklı ilişki ve sağlıklı aşkın zeminini oluşturmaktadır. Duygusal yaşantılarımız yaşadığımız olaylar ile belirlenmez, olaylarla ilgili düşüncelerimiz ile belirlenir. Yani yaşamımızda değişiklik istiyorsak, alternatif düşüncelerin oluşmasına izin vermeliyiz. Başkaları ile güvenilir, samimi ilişkiler kurmak insan için önemlidir. Bunu sürdürme isteği de insani bir davranış olarak görülmektedir. Bu nedenle sağlıklı insan ilişkileri kişinin yaşam memnuniyetini, fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu etkilemektedir.” diye konuştu.

Erkekleri cinsel ilişkiden korkutan 6 sebep

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.