Karaciğer yağlanmasından korunmak için nasıl beslenmeli?

Gıda, beslenme ve sağlık konularında geliştirdiği projelerle toplum sağlığının geleceği için çalışan Sabri Ülker Vakfı, günümüzde her dört kişiden birinde görülen ve çoğunlukla son evrelerine kadar belirti vermeyen karaciğer yağlanmasına dikkat çekiyor.

Karaciğer yağlanmasından korunmak için nasıl beslenmeli?

Türkiye’de yaklaşık her 4 kişiden 1’inde görülen yağlı karaciğer hastalığı son evrelere kadar belirti vermeyebiliyor. Bazı ilaç ve özellikle hepatit C gibi karaciğer hastalıkları da yağlanmaya yol açabiliyor.

Siroz veya kansere dönüşebilir

Karaciğer, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında önemli rol oynar. Aşırı enerji alımı söz konusu olduğunda bu organ, besin öğelerini yağ olarak depo eder. Eğer yağlı karaciğer hücreleri, organ boyutunun yüzde 5’ini aşarsa bu basit yağlanma olarak tanımlanır.

Bazı hastalarda yağ birikimi herhangi bir soruna yol açmazken bazı hastalarda karaciğere zarar verebilir ve organda fibroz olarak adlandırılan yara dokusu oluşabilir. Fibroz karaciğerde yayılmaya başlarsa siroz ve kansere de yol açabilir.

Fazla kilolu bireyler risk altında

Fazla kilolu bireyler, insülin direnci olan veya kan kolesterol düzeyi yüksek olan bireyler, şeker hastaları risk grubu olarak sayılabilir. Yanlış beslenme alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite ise temel nedenleri arasında gösterilebilir.

Hastalık son evrelerine dek genellikle hiçbir belirti vermeyebilir.Nadiren halsizlik, iyi hissetmeme, karnın sağ üst kısmında huzursuzluk veya hafif bir ağrıya yol açabilir. Ancak bu belirtiler başka birçok hastalığın belirtisi de olabilir. Karaciğer yağlanması bu nedenle sinsi bir hastalık olarak da tanımlanır.

Yeterli ve dengeli beslenme hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir

Fazla kilo, şeker veya yüksek tansiyon hastalığı veya uyku apnesi gibi bir hastalık öykünüz varsa, yağlanmanın değerlendirilmesi için hekiminize danışabilirsiniz. Karın bölgesi ultrasonu, MR/MRE ve kan testleri, yağlı karaciğerin teşhisinde yaygın olarak kullanılır.

Ancak gerekli görüldüğü durumlarda güvenilir bir yöntem olduğu için biyopsi de yapılabilir. Karaciğerde fibrozis oluşup oluşmadığını, oluştuysa hasarın ne ölçüde olduğunu değerlendirmek için ultrasonografik inceleme ve ölçüm yöntemi olan Fibroscan’e de başvurulabilir.

Beslenme tedavisi ve aktif yaşam tarzı, yağlı karaciğer hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde esastır. Fazla kilolu olan hastalar ideal ağırlıklarına ulaşırken, kilo kaybının kademeli olmasına da dikkat edilmelidir çünkü vücut ağırlığındaki hızlı değişimler yağlanmayı ve hasarı artırabilir.

Karaciğerinizdeki sinsi hastalık: NASH