Ana Sayfa Kadın Meme kanseri tedavisinde erken tanı, ömrü 7 yıl uzatıyor

Meme kanseri tedavisinde erken tanı, ömrü 7 yıl uzatıyor

Meme kanseri tedavisinde erken teşhis çok önemli. Ancak Türkiye’de kadınlar meme muayenesine 15 ay geç gidiyor.

meme kansseri mamografi

MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen; meme kanseri tanısı almış hastalar ve yakınlarının bir araya geldiği festivalde erken tanı konarak tedavi olan hastaların 7 yıl daha uzun yaşadığını, tedavi maliyetlerinin 7 kat daha ucuz olduğunu, meme taramalarının ülke ekonomisine büyük katkı sağladığını açıkladı.

Vahit Özmen: Türk kadını meme muayenesine 15 ay geç gidiyor

Türkiye’de meme kanseri vakaları ve erken tanı konusunda bilgiler veren MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen, “Kanser hem Türkiye, hem dünya için önemli bir problem. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2016 verilerine göre her yıl dünyada 17 milyon kişiye kanser tanısı konulmakta ve 9 milyon kişi kanser nedeniyle kaybedilmekte.”

“Bu rakamların içerisinde çok önemli bir yer tutan kanser türü de, meme kanseri. Meme kanserinde de her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye tanı konuluyor ve yaklaşık 600 bin kişi kaybediliyor. Özetle meme kanseri dünyada lider bir kanser türü diyebiliriz. Yaptığımız araştırmalarda gördük ki; Türkiye’de kadınlar muayeneye ortalama 15 ay geç gidiyor.”


“Geç gitme nedenlerinin 3’te 1’i kendisinden kaynaklanıyor. Kanser tanısı konmasından korkuyor, kendisine yakıştıramıyor veya benzeri sebepler… MEMEDER olarak tüm gecikme faktörlerini tespit edip, gecikmeleri giderme gayretindeyiz.”

“Ev ev dolaşan Pembe Prenseslerimiz var ve bu ekibimiz adeta kadınları zorla muayeneye, mamografi taramasına götürüyor. Bu projemiz Viyana’da gerçekleştirilen bir kongrede örnek olarak anlatıldı. Yüzde 82’lik katılım var. 10 yıldır, 100 kadının 82’si gelebiliyor. Bu oran Amerika’da bile yüzde 60 seviyesinde” dedi.

Vahit Özmen: “Erken tanı hem ömrü 7 yıl uzatıyor, hem maliyeti 7 kat azaltıyor”

Meme kanseri tanısının gecikmesinin devlet sağlık harcamalarının artmasına sebep olduğunu belirten Prof. Dr. Vahit Özmen;

“Bahçeşehir Tanı Merkezi’nde bugüne kadar 10 bin kişiyi taradık ve 125 meme kanseri tanısı koyduk. Bunların yüzde 85’i evre 0 veya evre 1 seviyesindeydi. Bu, hastaların yüzde 100’ünün kanser tanısı olmayan kişiler gibi normal yaşayabileceğini, yaklaşık yüzde 90’ının memesinin korunabileceği anlamına geliyor.”


“Ayrıca erken tanı neticesinde tedavi olan hastaların yaşam süreleri de, elinde kitleyle doktora giden hastadan ortalama 7 yıl daha fazla. Toplum tabanlı tarama hem ülke için ekonomik, hem hastaya daha uzun ve sağlıklı yaşam sunuyor, hem hastaları tedavideki komplikasyonlardan koruyor, hem hastanın ailesine moral açısından pozitif etki yapıyor, hem genel anlamda iş kaybını önlüyor. Tüm bunlar dikkate alındığında, devlete 7 kat daha az maliyet getirdiği görülüyor” dedi.

Işıl Yücesoy: “Kendimizi ihmal ediyoruz ve pek çok şey gümbürtüye gidiyor”

Kendi ihmalkarlığı nedeniyle hekime 2 ay geç gittiğini belirten ünlü oyuncu Işıl Yücesoy, “Annem de bir meme kanseri hastası olduğu için farkındalığı olan bir kişiydim ve aslında fark etmiştim. Ama o dönemde bir dizi çekimi olması nedeniyle ihmal ettim.”

“Ayrıca kanserde acı olmaz derler ama benim çok ciddi ağrılarım vardı ve bir şey olduğunu anlamıştım. Kontrolü 2 ay ihmal ettim ve tatilde denize girdiğimde dayanılmaz bir acı hissedip hemen muayeneye gittim.”


“Genel olarak biz kadınlar kendimizi ihmal ediyoruz. Hatta çoğu zaman kendimizle ilgili şeyler gümbürtüye gidiyor. Kanser tanısı konulmuş insanlara şunu demek istiyorum:

“Kendinizi bu kadar zorlamayın ve sorgulamayın. Bu hepimizin başına gelebilecek bir şey. Ayrıca dillendirmeyin. Konuşuldukça karşınızdaki kişiler sizden çok kendi sorunlarını anlatmaya başlıyor ve motivasyonunuz etkileniyor” dedi.

Meme kanserinin tedavisinde en son gelişmeler

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.