Fıtık nedir? Fıtığın belirtileri ve tedavi yöntemleri neler?

Doktora bel, boyun ya da sırt ağrısı nedeniyle gittiğimizde sıkça duyduğumuz bir cümle; “Sizde fıtık var!” Peki nedir fıtık? Fıtığın belirtileri ve tedavi yöntemleri neler?

Fıtık nedir? Fıtığın belirtileri ve tedavi yöntemleri neler?

Fıtık nedir? Fıtığın belirtileri ve tedavi yöntemleri neler?

Üzerine bir kitap yazılabilecek bu konuyu İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Acıbadem Polikliniği Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İlker Ekşi, anlattı.


Fıtığınız Mı Var?

Fıtık esas itibarı ile radyolojik bir bulgudur. Fıtık en sık; bel bölgesinde, buradan daha az boyun bölgesinde ve çok nadir olarak sırt bölgesinde görülür.

Ağrının var olup, olmamasına bakmaksızın genel popülasyonda yapılan MR Görüntüleme incelemelerinde, 40 yaşın üstündeki her 10 insandan 8’inin görüntülerinde fıtık (bel) olduğu yapılan araştırmalar ile gösterilmiştir.

Yine yapılan araştırmalar bel ağrısı olup MR’ında fıtık görülen hastaların yüzde 94’ünün ağrı nedeninin filmde görülen fıtıktan kaynaklanmadığını göstermiştir. Fıtıktan kaynaklanan şikayeti olan hastaların da yalnızca yüzde 4’ünün ameliyat edilecek durumda olduğu , diğerlerinin ise konservatif, yani ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildikleri rapor edilmiştir.

Maalesef özellikle de boyun bölgesi için bilimsel verilerin çok üzerindeki oranlarda hastalara “boyun fıtığı” teşhisi konmaktadır.

Manüel Tanı Önemli!

Hastanın öyküsü ve manüel muayene ağrının nereden kaynaklanabileceği hakkında, MR görüntüsünden çok daha değerlidir. Bu ikisinin verdiği ipuçları bizi gerektiğinde MR’a yönlendirmelidir, ki bu aslında düşünüldüğünden ve şu an bakıldığında uygulanıldığından çok daha az vakada gerekli görülmelidir.

Özetle; görüntüleme yöntemlerinde görülme sıklığı çok yüksek olan bulgunun (ya da radyolojik tanının) esas itibarı ile klinik olarak ne kadar düşük oranda ağrıya neden olduğunu anlamış oluyoruz.

Manüel tanı ve tedavi yöntemleri, karmaşık olmasına karşın hareket sisteminin (kas-iskelet sistemi) non-operatif yani konservatif/ameliyatsız tanısı ve tedavisi için, bize doğru teşhis ve tedavi için en iyi yolu gösteren bir daldır. Bu yöntemler yüzde 80’ler 90’lar civarındaki oranlarda ağrı nedenini ortaya koymamızı sağlar.

Fıtık Ameliyatsız Tedavi Edilmez Ama Ağrı Ortadan Kaldırılabilir!

Tedavide özetle; her hasta kendi özelinde ayrı ayrı değerlendirilip tedavi, o kişinin kaldırabileceği ya da uygulayabileceği şekilde tasarlanmalıdır. Şayet fıtığın tamamen ortadan kaldırılması kastediliyorsa, ameliyatsız fıtık tedavi edilmez!


Fıtık bazı durumlarda dışarıya aktığı kanaldan, geriye doğru akarak (benzetmedir) kendiliğinden ortadan kalkar. Temel olarak fıtıktan kaynaklandığına inandığımız az sayıdaki bel ağrısı vakasını 8-10 hafta izleyip konservatif tedavisini yapmamız gerekir.

Fıtıktan kaynaklanan nörolojik bir bulgu (felç ve/veya belli bölgede duyu kaybı) olduğunda cerrahi müdahale kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla filmdeki fıtığa rağmen fıtıktan kaynaklanmayan bel ağrıları çok yüksek oranlarda var olduğu için temel olarak tedavi konservatiftir.

Fıtıksa bu durumlarda yalnızca radyolojik bir bulgudur! Bu ağrılar tedavi doğru yapıldığında ve kişinin katılımı da olduğunda başarılı olacaktır. Yani tedavi eden fıtığı değil, diğer nedenlerden olan ağrıyı ortadan kaldırmış olur ve “ben fıtığı ameliyatsız tedavi ediyorum” demesi bilimsel ve mantıksal açıdan doğru değildir.

Çünkü, çok derinde var olan mekanik/fiziki bir baskıyı ona direkt müdahale etmeden ya da nadiren onun yine kendisi mekanik olarak oradan ayrılmadan ortadan kaldırılması/kalkması mümkün değildir. Manüel terapistler, ağrısını sadece omurlarda (kemik yapı) ya da diskte) aramazlar.

Öyle de olmamalıdır. Hareket ettirilen bölge bir fonksiyonu yerine getirmelidir. Dolayısıyla o bölgede bulunan tüm yapıların birbirlerinin fonksiyonlarını tamamlayıcı şekilde görevlerini yapmaları gerekir. Yani asıl olan fonksiyondur. Fonksiyonun en önemli öğeleri kaslar , bağlar ve eklemlerdir.

Stres ve Yaşam Tarzı Önemli!

En önemli nedenleri; stres ve yanlış yaşam tarzıdır. Dolayısıyla ağrıya yönelik ilaç tedavisi , sadece sonucu ortadan bir süre için kaldırır. Nedeni ortadan kaldırmaz. Elbette ilk zamanlarda ağrı ilaçları da verilmelidir.

Ancak bu mümkünse alışkanlık haline getirilmemelidir. Zira, ilaç tedavisi yalnızca ağrıya yardım ettiği için, “neden”ini maskeler ve ona ulaşmamıza, bağlamında da doğru tedaviye ve sizin uzun soluklu iyileşmenize mani olur. Hareket sisteminin en önemli tedavisi adından da anlaşılacağı üzere, harekettir.

Hareket sistemini (kas/iskelet sistemi) hareketsiz tedavi etmemiz gereken durumlar sınırlıdır. Kırık, çıkık, ameliyat sonrası, bazı iltihabi durumlar ve tümör tedavilerinin ilk dönemlerinde böyle olmalıdır.


Bu durumlarda ilk müdahale dönemi sona erdikten sonra, yapılacak olan yine hareketli tedavidir. Diskler (fıtıklaşan yapılar) en fazla hareketle sağlıklı kalırlar, çünkü gereksinimi olan sıvıyı (sıvı alışverişi) hareket edildiğinde içlerine alırlar.

Manuel terapi nedir? Bel ve boyun ağrısı ile fıtık tedavisi


Editor
İndigo Dergisi Haber Merkezi | İndigo Dergisi, 18 yıldır yayın hayatında olan bağımsız bir medya kuruluşudur. İlkelerinden ödün vermeden tarafsız yayıncılık anlayışı ile çalışmaktadır. 2005 yılında kurulan İndigo Dergisi, indigodergisi.com web sitesi üzerinden tamamen dijital ortamda günlük yayın yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk internet haber dergisi olmakla birlikte, tüm yayın kadrosu ve okurlarıyla birlikte sürekli gelişmektedir. İndigo Dergisi’nin amacı; gidişatı ve tabuları sorgulayarak, kamuoyu oluşturarak farkındalık yaratmaktır. Vizyonu; okuyucularında sosyal sorumluluk bilinci geliştirerek toplumun olumlu yönde değişimine katkıda bulunmaktır. Temel değerleri; dürüst, sağduyulu, barışçıl ve sosyal sorumluluklarının bilincinde olmaktır. İndigo Dergisi, Türkiye’nin saygın İnternet yayınlarından biri olarak; iletişim özgürlüğünü halkın gerçekleri öğrenme hakkı olarak kabul etmekte; Basın Meslek İlkeleri ve Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne uymayı taahhüt eder. İlaveten İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni benimsemekte ve yayın içeriğinde de bu bildiriyi göz önünde bulundurmaktadır. Buradan hareketle herkesin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin eşitliğine ve özgürlüğüne inanmaktadır. İndigo Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti çıkarlarına ters düşen; milli haysiyetimizi ve değerlerimizi karalayan, küçümseyen ya da bunlara zarar verebilecek nitelikte hiçbir yazıya yer vermez. İlkelerinden ödün vermeyen şeffaf yayıncılık anlayışını desteklemektedir. Herhangi bir çıkar grubu, örgüt, ideoloji, politik veya dini; hiçbir oluşumun parçası değildir. Köşe yazarlarımızın yazdıkları fikirler, kendi özgür düşünceleridir; İndigo Dergisi yayın politikası dahilinde değerlendirilir ve yayın ilkeleri ile çelişmediği müddetçe, düşünce ve ifade özgürlüğünü teşvik ederek yayına alınır. İndigo Dergisi, sunduğu tüm bilgilerin doğruluğunu teyit ve kontrol eder; bu bilgilerin geçerliliğine son derece önem verir.