Türk futbolu için kurtuluş reçetesi

Bir gerçeği üzülerek dile getirmek zorundayız. Beklenen son geldi, çattı. Türk futbolu çöktü. Türkiye Futbol Federasyonu ve Ziraat Bankası kurtuluş reçetesi hazırlıyor.

Türk futbolu için kurtuluş reçetesi
Türk futbolu için kurtuluş reçetesi

Türk futbol kulüplerinin küreselleşme sonrasında yaşadığı altın çağ çoktan sona erdi; gerileme dönemine henüz alışmıştık ama aniden daha kötü bir dönem ile karşı kaarşıya kaldık. Ekonomimizde yaşanan devalüasyon futbol dünyamıza öyle sert bir darbe vurdu ki büyük kulüpler de dahil olmak üzere hiçbir kulübümüz kendi başına toparlanabilecek durumda değil. Finansal çöküş, altyapı yoksulluğu, yasal yetersizlikler, bir türlü anlam verilemeyen menacer-yönetici-futbolcu ilişkilerinin oluşturduğu kısır döngü futbol dünyamızı bataklığın içine düşürdü.

Türk futbolu için kurtuluş reçetesi

Türkiye Futbol Federasyonu, Ziraat Bankası ile biraraya gelerek hasta yatağında can çekişen Türk futbolu için bir kurtuluş reçetesi yazmaya uğraşırken bazı çevreler tarafından çok sert eleştirilere maruz kalıyor. Ülkemiz ekonomik bir darboğazın içerisindeyken halkın parasıyla kulüplerin milyarları aşan borçlarının ödenmesini haksız ve acımasız bulan birçok vatandaşımız sosyal medya aracılığıyla tepkilerini dile getiriyor, uygulamayı kınayan yazılar yazıyorlar.

Spor kulüplerimiz masum duygularımızın meyveleri, spor seven kalplerin aşkı, cumhuriyet tarihimizin inci taneleridir.

Şunu unutmamalıyız ki ülkemizde futbol kulüpleri halka aittir ve taraftarlarıyla özdeşleşmiş, paha biçilmez değerlere sahip kurumlardır. Dünya ve Avrupa çapında nice başarılar kazanarak halkımızı kıvanç ve neşeye boğmuş, sporseverlerin gözbebeklerindan daha çok sakındığı inci taneleridir.

Her türlü zorluğa karşın sporseverlerin masum sevgisiyle beslenerek sporun yüce değerlerini yücelten, Türk futbolunun varolmasını sağlayan vazgeçilmez değerlerdir. Halka ait olan bu seçkin camialarımızı yeniden yeşertmenin son derece yerinde bir hamle olduğuna inanıyorum.

galatasaray uefa super cup winner

Kurtarma planı hazırlanıyor ama ayrıntıları henüz açıklanmadı.

Henüz Türkiye Futbol Federasyonu ve Ziraat Bankası tarafından resmi bir açıklama yapılmamış olsa da spor çevrelerinde kurtuluş planının ayrıntıları sık sık dile getiriliyor. Kulüplerin borçları Ziraat Bankası tarafından üstlenildikten sonra on yıllık bir döneme yayılacak, her kulübün yönetiminde Ziraat Bankası tarafından görevlendirilen mali açıdan tam yetkili üyeler görev alacaklar.

Tüm mali kararlar bu yetkili üyelerin onayından geçtikten sonra yürürlüğe girebilecek. Bu program, uzun bir zaman sürse de sıkı bir disiplin ile uygulandığı takdirde kulüplerimizi mali darboğazdan çıkarabilir.

Kulüplerimiz 15 yıl sonra yeni bir kurtarma planına muhtaç kalmamalı.

Asıl önemli nokta, futbol dünyamızın bir daha aynı çöküşü yaşamasına engel olmaktır. Bu tip kurtarma operasyonları yıllar önce avrupa ülkelerinde de uygulanmış, uygulandığı dönem içerisinde başarıya ulaşmakla birlikte ilerleyen zaman diliminde kulüplerin yeniden borç batağına düştüğü görülmüştü. Türk futbolunun aynı kabusu bir kere daha yaşamamasını sağlamak için şimdiden gereken önlemleri almakta yarar var.

türk futbolu

Spor kulüplerini ticarethane gibi yöneten yöneticiler işler ters gitmeye başladığında önce etrafını suçlar, sonra muhalefeti suçlar, sonra kaçıp gider. Arkasında bıraktığı borçlar spor kulübünün omuzlarında kalır.

Aslında gerçekleri hepimiz çok iyi biliyoruz. Futbol kulüplerimiz renkli vaatler, astronomik transferler, trübünlerin rengerenk tezahüratları ile başkanlık ve yönetim kurulu koltuklarına oturan yöneticiler tarafından bu duruma düşürüldü. Spor kulüplerini ticarethane gibi yönetmeye kalkan, kendi şovunu yapıp kendi çıkarlarını şenlendirir, genelde birkaç geçici başarı sonrasında kulüp yönetimini ellerine yüzlerine bulaştırır, kulüplerin mali tablolarına kaydettikleri borçlara aldırmadan dönüp giderler.

Türkiye Futbol Federasyonu ve Ziraat Bankası’nın kurtuluş planıyla eşzamanlı olarak yıllardır TBMM tarafından bekletilmekte olan Spor Kulüpleri Yasasının yürürlüğe girmesi gerekiyor. Kulüplerin yönetim kadrolarının spor olgusunun gerektirdiği mantık ve anlayışa sahip insanlardan oluşması sağlanmalı, başta transferler olmak üzere tüm işlemler şeffaflık ve sporun şart koştuğu etik kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmeli, etkili altyapı sistemlerinin kurulması yasal yaptırımlar ile kurallara bağlanmalıdır. Aksi takdirde onbeş yıl sonra başlanılan noktaya geri dönülür, yeni bir kurutuluş reçetesi daha yazılır.

Futbola yönelik kötü bir öneri daha: VAR uygulamasını kontrol eden sistem

1975 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini 1993 yılında Özel Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) dalında lisans derecesini aldıktan sonra Western Michigan University ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde MBA dalında yüksek lisans yaptı. 2004 yılında beri özel sektörde İnsan Kaynakları alanında çalışmaktadır.1994 yılından beri Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Genel Kurul Üyesidir. 2003 yılından beri BJK’nin önde gelen gruplarından Beşiktaş Gelişim Grubu’nun üyesi olup, 2014 yılı başından beri Genel Koordinatörlük görevini yürütmektedir. Filateli, tarih, spor, sinema ve müzik başlıca ilgi alanlarıdır.