Aldatmak içgüdü mü bağımlılık mı?

Aldatmak içgüdü mü bağımlılık mı? Bir başka deyişle yalan söylemek genlerimizde mi var yoksa tercih mi ediyoruz?

Aldatmak içgüdü mü bağımlılık mı?
Aldatmak içgüdü mü bağımlılık mı?

Araştırmalara göre 4 yaşında yalan söylemeyi öğreniyoruz. CİSED’e göre 30 yaşına geldiğimizde 24 saatlik bir sürede ortalama 10 yalan söylüyoruz.

Avrupa’nın ve Türkiye’nin en popüler kaçamak sitesi Gleeden’a göre de 3 yılı geçen ilişkilerimizde aldatma olasılığımız %55. İlk tanışmada kendimizle ilgili yalan söyleme oranımız %82. Yani hepimiz yalan söylüyoruz ama asıl soru şu yalan söylemek genlerimizde mi var yoksa tercih mi ediyoruz?

 İlk yaşlarda durum ne?

0-3 yaş arası çocuklar için yalan söylemek gibi bir şey yok. Çünkü bu yaş aralığında gerçek ve hayal arasındaki fark muğlak. Dolayısıyla en fazla abartmalar ve gerçek dışı şeyler ekliyoruz hikayelerimize.

Aldatmak içgüdü mü bağımlılık mı?

4 yaşından sonraysa daha çok cezadan kaçınmak ya da istedikleri bir şeyi elde edebilmek amacıyla yalan söylemeye başlıyoruz. “Cık cık cık” yapsanız da şimdi ekran başında aslında bu aynı zamanda gelişimlerinin önemli bir parçası.

Aslında yalan söyleyebilmek, çocuğun başkalarının ne düşündüğünü ve onların kendisininkilerden farklı olabileceğini anlayabilme, onları etkileyebileceğini fark etme ve kendi davranışlarını bu amaca uygun bir şekilde kontrol etme becerilerinin de geliştiğinin göstergesi. Ama neticede Pandora’nın kutusu bir kere açılında iyisi de kötüsü de ortaya çıkıyor ve kapatamıyorsunuz.

İlişkilerimizde ne kadar aldatı(lı)yoruz?

6 milyona yakın üyesi olan kaçamak sitesi Gleeden üye profilleri üzerinde bir anket çalışması yapıyor. Buna göre 3 yılı geçmiş evliliklerde aldatma oranı %55. Tabii ki burada aldatmanın tanımını da doğru yapmak lazım.

Hemen, “Biz 4 yıldır evliyiz kesin beni aldattı” demeyin. Kadınlara yönelik hizmetiyle takdir toplayan kaçamak uygulaması Gleeden’ın araştırmasına göre, kadınların %65’i sevgilisinin eski sevgililerini sosyal medyadan aktif olarak takip etmenin aldatmak sayıldığını söylüyor. Yani aldatmak yapan kadar algılayana göre de değişiyor. Hatta cinsiyete ve yaşa göre bile değişiyor.

Global Sex araştırmasına göre de 18-24 yaş arasında kadınlar daha çok aldattığını söylerken 24-35 yaş arasında erkekler daha çok aldattığını itiraf ediyorlar. Tekrar ediyorum dijital platformdan biriyle mesajlaşıp, fiziken hiçbir şey olmasa da bunu söylememek ya da inkar etmek bile aldatmak sayılıyor. Hangisinin aldatma olduğuna siz karar verin. Zira çapkın kadınlar tarafından kurulmuş Gleeden sitesine göre farklı, size göre farklı olabilir.

kadınları aldatmaya iten nedenler

Kadını aldatmaya iten nedenler neler?

Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada “Eşinizden başka bir erkekten hoşlandınız mı” sorusuna evliliği iyi olan kadınların %13’ü, evliliği kötü olan kadınların yüzde 100’ü “evet” yanıtını vermiş. Bu sonuç mutsuz olan kadının aldatma olasılığının yüksek olduğunu gösteriyor.

Aşk ve romantizm arayışı, ilgi, sevgi, saygı görme ve beğenilme arzusu en önemli sebep. Bunu istemeden evlenmiş olmak, eşin pasif, güvensiz ya da agresif, otoriter vb. olması; küçümseyici, aşağılayıcı tavırları, aşırı kıskançlık, alkol, şiddet gibi nedenler takip ediyor. Ama gene de aldatılmaktan kurtulmak kolay olmayabilir. Mesela Gleeden’ın araştırmasına göre de en önemli nedenlerden biri de “Erkeğin ev işlerine yardım etmemesi.”

Erkek duygu için mi cinsellik için mi aldatır?

Erkekteyse durum biraz daha farklı işliyor. Yanlış anlamayın aldatma oranı değil, düşünme biçimi farklı işliyor. Şöyle düşünen çoktur etrafınızda, “Erkekler aslında çok eşli. Kadınlarsa tek eşli. erkek türün devamı için, sürekli döllemeye güdülüdür ve tek eşe bağlı kalmakta zorlanır. Bu yüzden erkekler içgüdüsel olarak aldatır.”

Bir de bunu ortaya, “Buna aldatma geni denir” diyerek taçlandırıyoruz. Aslında daha doğru tabirle tüy dikiyoruz. Şimdi birileri üzülür mü bilmiyorum ama aslında öyle dramatik farklar yok.

Journal of Marital and Family Therapy dergisindeki araştırmaya göre bir ilişkide aldatma sonuçları kadınla erkekte neredeyse eşit: Erkeklerde %57, kadınlarda %54.

Ek olarak, ‘’yakalanmayacağımdan emin olsam aldatırdım” diyenlerin oranı: Erkekler %74 ve kadınlar % 68. Yani aldatmak cinsiyetle değil, fırsatla ilgili. Hemen suçu atalara, içgüdülere atmayalım. Elinde imkan olan gol pozisyonlarına girmeye çalışıyor, vicdanımızı rahatlatmayalım.

pinokyo kuklası aldatmak

Aldatmak hep olacak mı?

Yalan ve aldatma şu ya da bu şekilde dünyada hep var olacak. Bundan kaçış yok. Ama kaçınabileceğimiz bir şey var. Eğer çift olmak istiyorsak çift olmayı becerebilmemiz gerekiyor. Bize yalan söylenmemesini istiyorsak önce kendimiz yalanı bırakmamız gerekiyor. Beyaz, pembe, siyah demeden…

Ve hepsinden daha da önemlisi, önce kendimize yalan söylemeyi bırakmamız gerekiyor. Kendimizle barışıp yetersizliklerimizle yaşamayı öğrenirsek mutlu olma ihtimalimiz yüksek. Yoksa CİSED, Gleeden, Chicago ayırt etmeden istatistikler yukarıda var. Hangi yoldan yürürsen yürü, haklısın.

Aldatmak ve kaçamak nedir? Neler aldatmak sayılır?