Ana Sayfa Sağlık Covid ile mücadele eden doktor: Yoğun bakımda tanık olduklarımı gören biri evden...

Covid ile mücadele eden doktor: Yoğun bakımda tanık olduklarımı gören biri evden bile çıkmazdı!

Pandemi hastanesinde görev yapan Yar. Doçent Doktor Hakan Akelma, Covid-19 tedavisinde verdiği mücadeleyi anlattı: “Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, evlerinden bile çıkmazlardı. Bir hastamız ‘ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, 3 gün sonra kaybettik. Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor.”

covid

Covid ile mücadele eden doktor: Yoğun bakımda tanık olduklarımı gören biri evden bile çıkmazdı!

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, yeni tip koronavirüs (Covid-19) vaka sayısı, yoğun bakım hasta sayısı ve entübe hasta sayısında artış yaşanan Diyarbakır’da, pandemi hastanesine dönüştürülen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Anestezi ve Yoğun Bakım Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Hakan Akelma, yoğun bakımda koronavirüs tedavisinde verdiği mücadeleyi anlattı.

“Hastalarımızın yüzünde pişmanlık vardı”

Akelma, tedavide yaşam mücadelesini yitiren hastalarının yüzlerinde pişmanlık olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

• Anestezi ve reanimasyon uzmanı olarak pandemi hastanesinde salgının ortaya çıkmasından bu yana yoğun bakımda çalışıyorum. Çok hasta türü gördüm. Özellikle mayıs ayından sonra sıcakların etkisiyle hastalığın azalacağını düşünüyorduk. Fakat yaz ayına gelmemizle birlikte kötü bir tabloyla karşılaştık.

• Genç hasta da gördüm yaşlı hasta da gördüm. Çoğu ciddi solunum sıkıntısı çekiyordu. Özellikle genç bir hastamız vardı, 55’lerde solunumu vardı, normal bir insan 12 soluk alır. Her an öleceğini hissederek soluk alıyordu. Ben de onu yatıştırmaya çalışıyordum. O hastaları halkımızın görmesini isterdim. Çok büyük bir pişmanlık vardı yüzlerinde.

• Yine bir başka hastamız vardı, ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek yatağı parçaladı, kendindeki bütün kataterleri çekti, şuuru gitti ve biz o hastamızı 3 gün sonra kaybettik. Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor.

• Özellikle birçok hastamızda aşırı ajitasyon, aşırı ölmeme isteği ve ölüm korkusu onları resmen sarmalıyor ve yaptıklarına çoğu da pişman oluyor. Hemen yanı başındaki hastalar ölüyor, bunun farkına varıyorlar, bu da onlarda ciddi bir pişmanlık oluşturuyor.

“Çırpına çırpına ölmesini görmek bizi üzüyor”

Bir hastasıyla tedavi sürecinde yaşadıkları anı anlatırken sesi ve elleri titreyen Akelma, şu sözleri kaydetti:

• Bir hekim olarak hastalara annem, babam, kardeşim gibi yaklaşıyorum. Özellikle bir genç hastam vardı. Hani ‘erkekler ağlamaz’ deniyor ya, ağlayabildiğimi gördüm. Ona, ‘Fatma hadi güçlü ol, kendini topla’ dediğimde, şu an bile ellerim titriyor, üzüntü duyuyorum, sesim de titredi özür dilerim.

• Gerçekten Fatma’nın hayatta kalması için çok mücadele verdim, çok uğraştım, o duygular anlatılmaz, bir annenizi bir babanızı yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. O çırpınışlarında elinizden geleni yapıyorsunuz. Entübasyon yapıyorsunuz, her türlü cihazı takıyorsunuz, birçok müdahaleyi yapıyorsunuz ama bir noktadan sonra bu meret çok kötü, akciğeri harap edecek düzeye getirdiğinde hastaya yapabileceğiniz bir şey olmadığını anladığınızda gerçekten büyük bir hayal kırıklığına uğruyorsunuz.

• Çok hasta gördüm ama koronavirüs gibi beni etkileyen, beni sarsan bir hastalık görmedim. Hastaların periferlerinde siyahlık oluşuyor, morarma oluşuyor, oksijen gitmiyor dokularına, ayaklarına, ellerine, yüzlerine, ve hastaların o haldeki durumu sizi çok ürkütüyor ve üzüyor. Ben hemen hemen her hastam öldüğünde günlerce psikolojik olarak kendimi toparlamaya çalışıyorum.

“Tanık olduklarımı gören biri evden dışarı bile çıkmazdı”

Koronavirüsten korunmada meskenin önemine dikkat çeken Akelma, maskenin insanı yoğun bakıma girmekten koruduğunu söyledi.

Tedavi sürecinde tanık olduğu anları anlatan Akelma, “Kısmen olsa vakalarda artış var, bu artışın nedeni kurallara uymamaktır. Özellikle bu kuralların içerisinde maske çok önemli. Gerçekten sokakta maske takmayan çok insan var. Küçücük bir bez parçası sizi gerçekten yoğun bakıma gitmekten, yaşlılarınızı öldürmekten koruyor. Bu çok önemli bir şey. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bu hastalıktan muzdarip olan aileler biraz daha temkinli ve biraz daha kurallara uyuyor hale geliyor. Ama hiç yaşamamış kişilerde maalesef bir rehavet var. Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, inanın evlerinden bile çıkmazlardı” diye konuştu.

Araştırma: Bu özellikleri taşıyanların koronadan ölüm riski daha yüksek!

Editor
İndigo Dergisi Editör – Haber Merkezi, 2005 yılından bu yana yayında olan bağımsız dijital medya kuruluşu İndigo Dergisi'nin (indigodergisi.com) haber ve güncel içerik ekibidir. İstanbul merkezli ekip, gündem, ekonomi, sağlık, bilim, teknoloji ve yaşam alanlarında araştırmaya dayalı haberler, açıklayıcı içerikler ve rehberler hazırlar. "Editör" imzasıyla bugüne kadar 26.500’ü aşkın içerik yayımlanmıştır. "Editör" imzası tek bir kişiyi değil, İndigo Dergisi Yazı İşleri bünyesinde çalışan editör ekibini temsil eder. Bu imzayla yayımlanan her içerik araştırma, yazım, doğrulama ve editoryal kontrol aşamalarından geçer ve ortak bir ekip çalışmasının ürünüdür. Ekip, Yönetici Editör ve yayın yönetimi altında çalışır. Editör – Haber Merkezi, okurun kararlarını doğrudan etkileyebilecek sağlık, beslenme ve finans konularında ek özen gösterir. Bu alanlardaki içerikler güncel bilimsel verilere ve resmi kaynaklara dayanır. İndigo Dergisi hiçbir siyasi parti, ideoloji, dini oluşum ya da çıkar grubuyla bağlantılı değildir. Editör Masası, Basın Konseyi'nin Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'ni ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ni benimser. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi görüş, köken ya da ekonomik durum gözetmeksizin herkesin eşitliğini esas alır. Ayrımcı ve yanıltıcı içeriğe yer vermez. Köşe yazılarındaki görüşler yazarlarına aittir; Editör Masası habere ve bilgiye dayalı içeriklerden sorumludur.